Türkiye ile Ruanda arasındaki üst düzey temaslara ilişkin Kayonga, Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çeşitli etkinliklerde buluştuğunu söyledi.
Türkiye’nin siyasetini ve ekonomik gelişimini yakından takip eden büyükelçi, ülkeye geldiğinde “çok etkilendiğini” söyledi.
Kayonga, ülkesinin yapısı hakkında bilgi verirken Ruanda’nın “stratejik” konumuna vurgu yaptı.
Afrika’nın ekonomik bir pazar olarak gelişimini vurgulayan ülkesinin bu geniş pazarın “merkezinde” bulunduğunu kaydetti.
Ruanda’nın Afrika kıtasının “en güvenli ülkelerinden biri” olduğunun altını çizen büyükelçi, ülkesinin Kagame liderliğinde “oldukça iyi göstergeler” elde ettiğini söyledi.
Birçok ülkenin Afrika ile ilgilendiğine dikkat çekerek, kıtanın kaynakları bolluğunu vurguladı.
Türkiye’nin Afrika’daki yatırımlarının önemine değinen Kayonga, “Türkiye de çok hızlı gelişiyor.”
Türk şirketleri tarafından Ruanda’daki inşaat sektöründe yürütülen projeleri vurguladı ve bu şirketlerin “kaliteli iş çok hızlı” yaptığını vurguladı.
Ankara’nın aktif politikalarını gözlemleyen Kayonga, Türkiye gibi halkının refaha kavuştuğu bir ülke ile turizm gibi alanlarda iş birliği yapmak istediklerini belirtti.
Ruanda ve Türkiye, ekonomi, ticaret, savunma ve güvenlik gibi geniş bir yelpazedeki alanları kapsayan ikili düzeyde işbirliğini sürdürüyor.
Resmi verilere göre, ikili ticaret açısından Ruanda’nın Türkiye’ye yıllık ihracatı 2022’de 10 milyon doların üzerine çıktı. Ruanda’nın Türkiye’den ithalatı 2021 yılında yaklaşık 79 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Afrika ülkeleriyle ilişkilerin ve iş birliğinin geliştirilmesi Ankara’nın çok boyutlu dış politikasının temel taşlarından biridir.
Türkiye’nin Afrika kıtasıyla ilişkileri yıllar geçtikçe hız kazanıyor. Yaklaşık yirmi yıl önce göreve başladığından beri, ilk olarak başbakan olarak görev yapan Erdoğan, Afrika ile bağları güçlendiriyor ve Türkiye’yi kıtanın eski sömürgeci güçlerinden daha adil bir oyuncu olarak sunuyor.
Ankara, kıtayla karşılıklı saygıyı gözeterek, kazan-kazan ilişkisine ve eşit ortaklığa dayalı ilişkileri ilerletme arzusunu vurguluyor. Her iki taraf da ilişkilerin daha da genişletilmesi ve derinleştirilmesi söz konusu olduğunda daha büyük potansiyellerinden yararlanma sözü verdi.
