1. Haberler
  2. Yerel
  3. Türkiye’ye sinsi kuşatma, Barrack ‘SDG’ye model oluşturdu

Türkiye’ye sinsi kuşatma, Barrack ‘SDG’ye model oluşturdu

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye denklemindeki kaos devam ediyor. ABD’nin Suriye Hususi Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın ev sahipliğinde düzenlenen Paris zirvesine, İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve terör örgütü SDG’nin lideri Mazlum Abdi katılırken; Türkiye masada yer almamıştı. Paris’teki görüşmenin peşinden sahadaki ilk kırılma ise Süveyda’da yaşandı. Şam yönetimi, ABD ve İsrail’in nezaretinde meydana getirilen temaslar sonrası bu bölgenin kontrolünü İsrail destekli Dürzi milislere bırakırken, Süveyda Askeri Meclisi ise özerklik duyuru etti.

Prof. Dr. Köni: “Suriye’nin kalkınmaması, kaosun sürmesi demek. Etnik ve bölgesel parçalanma, iktisat üstünde ciddi baskılar oluşturur, çatışmaları körükler. Maliye politikalarının iyi mi şekilleneceği belirsiz. Kimse bu eleştiri yönü yeterince konuşmuyor.”

SİYONİST PLAN 

Dürziler’den sonrasında, terör örgütü SDG yönetimi de merkezi orduya katılmayacaklarını ve özerklik talep ettiklerini dillendirirken, bu gelişmeler; “Davut Koridoru” projesinin İsrail öncülüğünde hayata geçirilmek istendiğine dair endişeleri daha da güçlendirdi. Cebel el-Arab bölgesinde duyuru edilen özerklik ve SDG’den gelen son açıklamalar, Suriye’nin kuzeydoğusundan güneyine uzanan bir hat süresince, etnik ve mezhepsel temelde parçalanmış bir yapının inşa edilmeye başlandığını ve bu yapının, İsrail’in güvenlik doktriniyle örtüşen, bölgesel güç dengelerini sarsacak şekilde tasarlandığını ortaya koyuyor. Açık kaynaklarda yer edinen haber alma analizleri, İsrail’in son hamleleriyle bir tek Şam-Tahran hattını kesmekle kalmayıp, bununla birlikte Türkiye’yi güneyden kuşatmayı amaçlayan oldukca katmanlı bir stratejiyi devreye soktuğunu ortaya koyuyor.

‘AL-TANF’IN ÖNEMİ

Öte taraftan Suriye denkleminde gündeme getirilmeyen en eleştiri yer ve unsur için Al-Tanf Amerikan üssü tanımı yapılıyor. ABD’nin terör örgütü DEAŞ’a karşı savaşım nedeni öne sürülerek Suriye, Irak ve Ürdün sınırlarının kesiştiği noktada 2011 senesinde kurulan Al-Tanf üssü için “Davut Koridoru’ vizyonunun ana karakolu haline geldi” yorumları yapılıyor. Analizlerde üssün aslolan işlevinin İran ile Irak üstünden Lübnan’a uzanan direniş hattını parçalamak ve Suriye’nin doğu-batı lojistik bağlarını kesmek bulunduğunun altı çiziliyor. 

BARRACK MODELİ

Güvenlik uzmanı Ünal Atabay ise ‘Haberglobal.com.tr’ye yapmış olduğu açıklamada, Süveyda merkezli gelişmelerin bir tek mahalli değil, bölgesel ölçekli bir stratejinin parçası bulunduğunu altını çizdi. Fransa’da imzalandığı öne sürülen Suriye-İsrail anlaşmasının fiilen “Federal Suriye” sürecinin başlangıcı olduğuna işaret eden Atabay, şunları söylemiş oldu: “Dürziler özerkliği aldı. Fransa’daki Suriye-İsrail anlaşması, ‘Federal Suriye’ demek. Suriye yönetiminin hiçbir kurumu Süveyda’da etkinlik yürütemeyecek; Kuneytra-Dera-Süveyda hattı silahsızlandırılacak. ABD ise anlaşmanın hükümlerini denetleyecek. Barrack, SDG’ye model oluşturdu bile. PKK’nın literatürünü, ideolojisini okumayanlar için teşkilat yönetiminin söylemlerini idrak etmek kolay değil. Maalesef bu süreçte, bu mevzuda yeterli olmayanların oldukca konuşmuş olduğu bir dönem yaşıyoruz.”

TÜRKİYE İÇİN TEHDİT

Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni de, Suriye’nin kuzeydoğusunda fiili bir SDG devleti, güneybatısında ise İsrail destekli Dürzi özerk bölgesinin oluşmaya başladığını dile getirirken, “Bu iki hattın birleşmesi halinde Türkiye’nin cenup sınırlarında, PKK’nın uzantısı SDG ile İsrail’in çıkarlarının kesiştiği yeni bir güvenlik tehdidi doğar. Türkiye için bu yeni denklem, bir tek sınır güvenliği açısından değil, bununla birlikte bölgedeki nüfuzunun daraltılması ve kuşatılması bağlamında ciddi riskler barındırıyor. Sahada şekillenen yeni jeopolitik harita Türkiye’yi direkt hedef alıyor” dedi.

Türkiye'ye sinsi kuşatma, Barrack 'SDG'ye model oluşturdu - Resim : 2 ABD’nin Suriye Hususi Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack; Lübnan kökenli Maruni kimliği, Trump ile olan yakın ilişkisi, bölgesel ana para ve haber alma bağlantılarıyla malum bir isim.

GELİRLERİ KİM BÖLÜŞECEK?

Prof. Dr. Köni, terör örgütü SDG’nin denetim etmiş olduğu petrol ve doğalgaz sahaların korunması için ABD’nin bu bölgelerde kalıcı bir varlık inşa ettiğine değinirken, şöyleki devam etti: “ABD üsleri hem İran destekli milislerin Fırat Nehri’nin batısına geçmesini engellerken, hem de Türkiye’nin ihtimaller içinde askeri hamlelerine karşı tampon oluşturuyor. Sadece konuşulmayan aslolan sorun Suriye’deki yatırımlar. Yatırımlar Suriye’deki Araplara mı, Kürtlere mi, yoksa Dürzilere mi yönlendirilecek? Birbirinden bağımsız, özerk parçalar tüm sistemi içten zayıflatır. Mesela, Şam’a kaynak aktarılırken YPG; petrol gelirlerine mi çökecek? Dürzilerin durumu ise halen belirsiz.”

[email protected] 

 

 

Kaynak: Web Hususi

Türkiye’ye sinsi kuşatma, Barrack ‘SDG’ye model oluşturdu
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com