İran’a yönelik diplomatik çabalarımız devam edecek, önceliğimiz istikrarsızlığın önlenmesidir” dedi.
“İran’ın kendi örneksiz sorunlarını kendi başına çözmesi gerekiyor. Her türlü müdahaleye karşıyız.” diye altını çizdi.
İranlı mevkidaşlarına bölge ülkeleriyle yaşanmış olan sorunları çözme çağrısında bulunduğunu belirten Fidan, şöyleki konuştu: “İran’ın küresel nükleer meseleye ilişkin sorunlarını hiçbir fırsatı kaçırmadan dış ilişkiler kanalıyla çözmesi lazım ki, ekonomik sıkıntıya yol açan bazı yapısal problemler ortadan kalksın.”
Çarşamba günü Reuters’e konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, ABD’nin saldırması halinde İran’ın bölge ülkelerindeki ABD askeri üslerini vuracağı mevzusunda uyardı.
Reuters’a konuşan yetkili, “Tahran, Suudi Arabistan ve BAE’den Türkiye’ye kadar bölge ülkelerine, ABD’nin İran’ı hedeflemesi halinde bu ülkelerdeki ABD üslerine saldırılacağını söylemiş oldu… ve bu ülkelerden Washington’un İran’a saldırmasını engellemelerini istedi” dedi.
Türkiye, ihtimaller içinde çatışmanın her iki tarafıyla da yakın bağlarını sürdürüyor ve Tahran’a karşı eylemi desteklemek için ABD’ye katılan İsrail’in soykırımının en sesli muhaliflerinden biri.
Fidan, bir ülkenin internasyonal izolasyona maruz kalması durumunda bazı ekonomik hizmetlerin sunumunun kısıtlandığının altını çizdi.
“İran’ın büyük bir nüfusu ve dinamik bir toplumu var. Yaşama ve toplumsal yaşama katılma arzusu oldukca kuvvetli olan, kültürlü insanlara haiz. Bu şekilde bir toplumu bazı fırsatlardan yoksun bıraktığınızda bu tür problemler ortaya çıkıyor.
“Burada kafa karıştıran şey, insanların ekonomik ve öteki zorluklardan dolayı yaşamış olduğu sıkıntıların rejime karşı ideolojik bir isyan olarak görünebilmesi, gerçekte ise gri bir alan teşkil etmesidir.
“Yakından bakıldığında, yurt haricinde İran’a düşman olan bazı ülkelerin, rejim düşmanlığı açısından iştahını kabartacak bir durum yok. Sadece mevcut politikaların yarattığı ekonomik zorluklar ve bunların giderilememesi ciddi sorunlara yol açıyor. Burada herhangi bir müdahale görmek istemiyoruz fakat (ABD Başkanı Donald) Trump’ın politikalarına bakmış olduğunuzda, bugüne dek kara kuvvetlerinin kullanılması yönünde kuvvetli bir tercih görmedik.”
