Bildiride, Hollanda’nın gelecek yılın haziran ayında Lahey’deki zirveye ev sahipliği yapacağı belirtildi.
NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, ittifakın en üst düzey görevi olan genel sekreterlik pozisyonunun belirlenmesinde önemli rol oynadı. Türkiye, önümüzdeki beş yıllık dönemde Hollanda Başbakanı Mark Rutte’ye destek verdi.
Ankara, terör örgütü ile bazı NATO üyeleri arasındaki “ilişkileri” sıklıkla “kabul edilemez”, “üye devletlere yönelik bir tehdit” ve “ittifak ruhuna aykırı” olarak kınıyor. Bu üyeler arasında, Suriye’de IŞİD’le mücadele kisvesi altında PKK’nın Suriye kanadını askeri teçhizat sevkıyatı yoluyla açıkça destekleyen ABD de yer alıyor.
Türkiye, İskandinav ülkeleri Türkiye’nin terörist gruplara karşı önlemlerin sıkılaştırılması gibi taleplerini karşılayana kadar İsveç ve Finlandiya’nın üyelik tekliflerini bir yıldan fazla bir süre boyunca onaylamayı reddetti.
Ankara, Rutte’nin 10 yıl boyunca genel sekreter olarak görev yapan selefi Jens Stoltenberg’in tutumunu övdü ve NATO müttefikleri arasında Türkiye’nin terörden en çok zarar gören ülke olduğunu vurguladı. Stoltenberg, savunma alanında Türkiye’yi hedef alan yaptırımlara da karşı çıktı. Türkiye, Rusya’dan S-400 füze sistemlerini satın aldıktan sonra ABD’nin yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmıştı. Yaptırımlar, Türkiye Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından denetlenen bir savunma holdinginin ABD ihracat lisanslarına ve yetkilerine yasak getiriyor.
Rutte’nin NATO-Avrupa Birliği ilişkilerine ilişkin tutumu da Ankara için önemli bir konuydu. Türkiye, AB’nin siyasi bir ittifak, NATO’nun ise askeri bir ittifak olduğunu vurguladı.
