Türkiye’nin yer altında bekleyen stratejik toryum ve ender toprak elementi deposu için Eskişehir’de tehlikeli sonuç bir aşamaya geçildi. Sivrihisar ve Beylikova ilçelerindeki toryum, barit, florit ve ender toprak elementleri sahasında 258 taşınmazın acil kamulaştırılmasına karar verildi. Bölgede yalnızca Sivrihisar’da 380 bin 141 ton toryum rezervi bulunurken, Beylikova-Sivrihisar sahasında 694 milyon tonluk kaynak materyal tespit edilmiş durumda. Bu dev potansiyelin enerjiye dönüştürülmesinde ise belirleyici unsur, yer altındaki miktardan fazlaca Türkiye’nin geliştireceği nükleer teknoloji olacak.
MTA’nın geçmiş yıllardaki çalışmalarında Eskişehir-Sivrihisar’da yüzde 0,02 tenörlü 380 bin 141 ton toryum rezervi belirlendi. Eti Maden’in Beylikova-Sivrihisar sahasındaki araştırmalarında ise averaj 788 ppm ThO₂ içeren 694 milyon tonluk kaynak materyal ortaya çıkarıldı. Fotoğraf: AA
DEVASA TORYUM YATAKLARI
Kamulaştırma sonucu ocak proje alanlarından cevher yığın sahalarına, bağlantı yollarından atık barajına, endüstriyel üretim tesislerinden yönetimsel yapılara kadar geniş bir yatırım planını kapsıyor. Karar sıralamasında Sivrihisar’ın Karkın ile Beylikova’nın Okçu ve Kızılcaören mahallelerindeki toplam 258 taşınmaz bulunuyor. Kamulaştırma sonucu bununla birlikte, Eskişehir’in yer altında bulunan dev maden potansiyelini tekrardan gündeme taşıdı.
28 MİLYAR DOLARLIK SERVET
Meydana getirilen hesaplamalara gore, Sivrihisar’daki 380 bin 141 tonluk rezervin kuramsal kıymeti ortalama 28,1 milyar dolara ulaşıyor. Sadece aslolan ekonomik potansiyelin, toryumun yalnızca çıkarılmasından değil, ileri nükleer teknolojilerle yakıta dönüştürülmesinden kaynaklanacağı belirtiliyor. Beylikova sahasını daha da stratejik hale getiren unsur ise toryumun bölgede tek başına bulunmaması. Sahada barit ve floritin yanı sıra yüksek teknoloji, müdafa, enerji ve elektronik sektörleri açısından tehlikeli sonuç öneme haiz ender toprak elementleri de içeriyor. Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı verilerine gore, Beylikova’daki 694 milyon tonluk cevher deposu içinde ortalama 12,5 milyon ton ender toprak oksidi bulunuyor.
BİRÇOK KENTTE VAR
Türkiye’nin toryum potansiyeli yalnızca Eskişehir ile de sınırı olan değil. Malatya-Hekimhan-Kuluncak, Kayseri-Felahiye, Sivas, Diyarbakır ve Burdur-Çanaklı çevresinde de toryum oluşumları bulunuyor. MTA’nın 2020’de Malatya-Kuluncak’ta yürüttüğü çalışmalarda averaj 2 bin 32 ppm toryum içeren 3,8 milyon tonluk kaynak materyal tespit edildi. Bakanlık bu kaynağın ekonomikliği ve teknolojik kazanımına ilişkin çalışmaların hemen hemen tamamlanmadığını belirtiyor.
STRAEJİK HAMMADDE
Analistler ve uzmanlara gore, Türkiye’nin elindeki toryum ve ender toprak elementleri yalnızca enerji alanında değil, müdafa, uzay, elektronik ve yüksek teknoloji sektörleri açısından da stratejik ehemmiyet taşıyor. Küresel tedarikte Çin’in ağırlığı sebebiyle bu kaynaklar ABD ve Avrupa tarafınca da tehlikeli sonuç ham maddeler içinde değerlendiriliyor. Uzmanların dikkat çekmiş olduğu kuramsal hesaplamalara gore, bir gigavatlık kesintisiz elektrik üretimi için yılda ortalama 3,5 milyon ton kömür ya da 200 ton organik uranyum gerekirken, gelişmiş toryum sistemlerinde ortalama bir ton toryumla benzer ölçekte enerji üretilebilmesi mümkün. Türkiye’de belirlenen toryum kaynaklarının bu yüzden binlerce senelik kuramsal enerji karşılığına ulaşabileceği hesaplanıyor.
ABD VE ÇİN İÇİN VAZGEÇİLMEZ!
Jeostrateji Uzmanı-Araştırmacı Dr. Ahmet Uslu ise Türkiye’nin elindeki mühim stratejik değerlerden kabul edilen toryumun yalnızca enerji açısından değil, ender toprak elementleriyle beraber değerlendirilmesi icap ettiğini belirterek, “Ender toprak elementleri bugün elektrikli vasıta motorlarından rüzgar türbinlerine, elektronik sistemlerden müdafa ve uzay teknolojilerine kadar fazlaca geniş bir alanda kullanılıyor. Küresel tedarikte Çin’in ağırlığı sebebiyle bu kaynaklar ABD ve Avrupa açısından da stratejik ham madde olarak görülüyor” diyor.
KAZA İLE GÜNDEME GELMİŞTİ
Öte taraftan Toryum mevzusu Türkiye’de 2007’deki Atlasjet tayyare kazasının peşinden da geniş şekilde gündeme gelmişti. 30 Kasım 2007’de Isparta’da düşen Atlasjet uçağında, Boğaziçi Üniversitesi Fizik Kısmı öğretim üyesi Prof. Dr. Engin Arık’ın da aralarında bulunmuş olduğu bilim adamları yaşamını yitirmişti. Arık, Türkiye’nin toryum kaynaklarının enerji üretiminde kullanılabilmesi için uzun seneler emek verme yürütmüş, toryumun uranyum-233’e dönüştürülmesi ve hızlandırıcı teknolojilerinden yararlanılması üstünde durmuştu.
