1. Haberler
  2. Yerel
  3. SDG neyin peşinde? Ankara örgütlü katılıma izin vermez

SDG neyin peşinde? Ankara örgütlü katılıma izin vermez

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SDG ile Şam yönetimi içinde geçen 10 Mart’ta imzalanan entegrasyon mutabakatının hayata geçirilmesi için tanınan süre 31 Aralık gecesi doluyor. Halihazırda entegrasyonun gerçekleştirileceğine dair somut işaret bulunmazken sahayı gözlemleyen askeri ve siyasal analistler de SDG’nin bu ay içinde oldukça kısıtlı ve simgesel adımlar atabileceğini ifade ediyor. Ankara ise SDG’de Suriyeli olmayan unsurların ülke dışına çıkarılması ve kalan Suriyeli silahlı unsurların ise bireysel temelde Şam ordusuna katılımının çözüm için tek şart bulunduğunu açıkça vurguluyor. Haber Global Web Hususi’e sahadaki son durumla ilgili data veren güvenlik ve terör uzmanı Güngör Yavuzarslan ise örgütün olası hareket tarzıyla ilgili mühim açıklamalarda bulunmuş oldu.


Ankara’nın şartı örgütün bütünüyle lağvedilmesi kısaca SDG’nin tarihe karışması.

SON DURUM NE?

Ekim 2025’te, SDG ile Şam yönetimi içinde silahlı unsurların orduya ve güvenlik kurumlarına iştirak etmesi yönünde ön bir uzlaşı açıklandı. Bu antak kalma, hem SDG unsurlarının silahsızlandırılması hem de kuzeydoğudaki “asayiş” adlı birimlerinin merkezi yönetim altına alınmasını içeriyordu. Sadece merkezinde terör örgütü YPG’nin olduğu SDG’nin lideri Mazlum Abdi ve teşkilat içinden gelen sinyaller, entegrasyonun “formaliteden ibaret kalabileceğini” gösteriyor. Bu açıklamalarla SDG’nin şu anki tutumu; Şam’a resmi bağlılık değil; ülkenin şimal doğusundaki örgütlü varlıklarını sürdürme eğilimi olarak ortaya çıkıyor.

ŞAM NE DİYOR?

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, son açıklamasında açık bir uyarı yaparak, 31 Aralık’a kadar entegrasyon sağlanmazsa, “SDG’nin askeri ve yönetimsel varlığına” karşı adımların gündeme gelebileceğini duyurmuştu. Şam’dan meydana getirilen açıklamalarda entegrasyonun sağlanmaması durumunda Türkiye’nin de destekleyeceği askeri adımların gündeme gelebileceği belirtilmişti.

ANKARA NE YAPACAK?

Türkiye, SDG’yi; bilhassa içindeki YPG/PKK bağlantılı unsurları sınır ötesi tehdit olarak görüyor. Herhangi bir resmi entegrasyon, bu tehdit algısını meşrulaştırma riski taşıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Suriye’nin parçalanmasına asla izin vermeyeceğiz. Eğer dış ilişkiler başarısız olursa, Türkiye sınır güvenliği için adımlarını atar” diyerek net uyarıda bulunurken, Dışişleri Bakanı Fidan, Doha Forumu’nda yapmış olduğu son açıklamada, “Suriye egemen bir devlet; SDG, PKK bağlantısı sebebiyle terör örgütü olarak görülen bir yapı. Suriye ile yapılacak anlaşmalar olsa bile, PKK uzantısı unsurlar Suriye ordusuna alınamaz” ifadesini kullandı.

SAHADA İLERLEME YOK

Şu ana kadar entegrasyonda hiçbir ilerleme olmadığını; hatta Şam birlikleriyle SDG içinde başta Halep olmak suretiyle birçok yerde gerginlikler bulunduğunu belirten Güngör Yavuzarslan şunları söylemiş oldu: “Şimdi SDG kaynaklarından meydana getirilen izahat kısmi bir entegrasyon planını içeriyor. Doğrusu birliklerin Suriye ordusuna blok olarak iştirak etmesi var. Ana kitlenin ise Rakka-Haseke hakkında kısaca Suriye’nin kuzeydoğusunda tutulması planlanıyor. Askeri entegrasyonun yanı sıra yönetim entegrasyonu asla masada tutmuyorlar. Silahlı güçlerinin bir tek bir kısmını merkezi orduya blok olarak verecekler.”

SDG neyin peşinde? Ankara örgütlü katılıma izin vermez - Resim : 2
Askeri ve siyasal analistler de SDG’nin bu ay içinde oldukça kısıtlı ve simgesel adımlar atabileceğini ifade ediyor.

ABD İLE PLAN YAPTILAR

Yavuzarslan Ankara’nın tutumuyla ilgili de “Sadece Ankara’nın şartı örgütün bütünüyle lağvedilmesi; SDG’nin tarihe karışması ve militanlardan Suriyeli olanların Suriye müdafa güçlerine dağıtılması şeklinde. SDG bundan oldukça uzak bir noktada. Saha dinamikleri bu doğrultuda bir adım atmayacaklarını gösteriyor. Bir ihtimal bu ay içinde göstermelik olarak bazı birimlerin iştirakı sağlanır. Bunu da hem Ankara’nın tepkisini çekmemek hem de vakit kazanmak amacıyla yapacaklar” dedi.

Yavuzarslan şunları söylemiş oldu: SDG’nin karar vericileri ABD ile beraber yaptıkları plan doğrultusunda kendilerini meşru gösterecek adımlar atmak istiyorlar. Türkiye’deki terörsüz Türkiye sürecini de kendi lehlerine kullanmaya çalışıyorlar. Bu ay oldukça tehlikeli sonuç. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Doha yapmış olduğu konuşma Türkiye’nin tavrını net bir halde ortaya koyuyor.”

[email protected]

SDG neyin peşinde? Ankara örgütlü katılıma izin vermez
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.