1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Gündem
  4. Savaş piyasaları sarsıyor! Enflasyon düşüşü duracak mı?

Savaş piyasaları sarsıyor! Enflasyon düşüşü duracak mı?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlamış olan cenk, küresel ekonomik krize doğru evriliyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutma stratejisini sürdüreceğini açıklaması petrol piyasalarında şok dalgası yaratırken, enerji fiyatlarındaki yükseliş küresel üretim maliyetlerinden Türkiye’nin cari açığına kadar geniş bir alanda baskı oluşturuyor. Deutsche Bank Türkiye Ekonomisti Yiğit Onay’ın yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 25’e, siyaset faizi beklentisini ise yüzde 31’e yükseltmesi ihtimaller içinde riskleri eklerken, Gömü ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “cenk uzarsa ciddi enflasyon riski oluşur” uyarısı da endişeleri artırıyor. Öte taraftan Ziraat Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi’nin şubatta senelik yüzde 40,1 artması, besin enflasyonunun önümüzdeki dönemde de ana risk kalemlerinden biri olacağını ortaya koyuyor. Bilhassa motorin ve gübre maliyetlerindeki ihtimaller içinde artışın, tarımsal üretim maliyetlerini daha da yukarı çekerek fiyat baskısını derinleştirmesi planlanıyor.


Petrol fiyatlarındaki artış piyalarda endişeleri katlamış durumda.

MALİYET ARTIŞI

Petrol fiyatlarının yükselmesi dünya genelinde enflasyon baskısını artırırken, bilhassa enerji ithalatına bağımlı ülkelerde ekonomik dengeleri bozabilecek bir tesir yaratıyor. Enerji maliyetlerindeki artış yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, küresel üretim sisteminin birçok alanını direkt etkiliyor. BMO Capital Markets tarafınca meydana getirilen analizlere bakılırsa petrol fiyatlarında yaşanmış olan her yüzde 10’luk artış, enerji yoğun sektörlerde ciddi maliyet artışlarına yol açıyor. Bu artış demir cevheri üretim maliyetlerini ortalama yüzde 4,2, bakır madenciliği maliyetlerini yüzde 3,5 ve altın üretim maliyetlerini ise ortalama yüzde 2 oranında yükseltiyor.

YATIRIMCIYI ETKİLEDİ

Öte taraftan cenk uzadıkça Türkiye’nin finans piyasası da negatif etkileniyor. Artan jeopolitik riskler küresel yatırımcıların daha güvenli limanlara yönelmesine niçin olurken, bu durum Türkiye şeklinde gelişmekte olan piyasalara yönelik ana para akışını da zayıflatıyor. Meydana getirilen analizlerde ise bilhassa yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarından çıkışına dikkat çekiliyor. Merkez Bankası verilerine bakılırsa savaşın başlamasından sonraki haftada yabancı yatırımcılar 1 milyar 725,5 milyon dolar devlet tahvili ve 755,6 milyon dolar hisse senedi satarak toplamda 2 milyar 422 milyon dolarlık çıkış gerçekleştirmiş oldu. Böylece Türkiye piyasaları son 11 ayın en sert yabancı satışlarından biriyle karşı karşıya kaldı.

CARİ AÇIK ARTIYOR

Savaşın yarattığı belirsizlik ortamı Merkez Bankası’nın para politikası kararlarını da etkiledi. Banka senenin ikinci Para Politikası Kurulu toplantısında siyaset faizini yüzde 37 seviyesinde durağan(durgun) tuttu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı. Enerji fiyatlarındaki yükseliş Türkiye açısından en tehlikeli sonuç risklerden biri olarak görülüyor. Türkiye enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yöntemiyle karşılayan bir iktisat olduğundan petrol fiyatlarının yükselmesi direkt cari açığı etkiliyor.

ENFLASYON YÜKSELECEK

Enerji fiyatlarındaki yükseliş enflasyon beklentilerini de etkiliyor. Merkez Bankası’nın Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına bakılırsa 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 22,10’dan yüzde 22,17’ye yükselirken, yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 25,38’e çıktı. Ekonomide yaşanmış olan sıkışma gerçek sektöre de yansımaya devam ediyor. Geçen yıl sonunda 23 milyon 444 bin olan icra dosyası sayısı, 11 Mart itibarıyla 24 milyon 402 bine terfi etti. Böylece senenin ilk aylarında 407 bin dosyalık artış yaşandı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısından sonrasında geçen 11 günlük süreçte icra dosyası sayısı 80 bin 529 tane arttı. UYAP verilerine bakılırsa günlük yeni icra dosyası sayısı geçen senenin averajına bakılırsa yüzde 4,2 artarak 5 bin 827’ye terfi etti.

FAİZ GİDERLERİ

Savaşın ekonomideki negatif etkilerini yorumlayan Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Durun ise, “Savaşın uzaması piyasaları sarsıyor. O şekilde ki; daha ilkin 25,2 milyar dolar olarak açıklanan cari açık, faiz giderlerinin güncellenmesiyle 30,1 milyar dolara yükseltildi. Net hata ve noksan kalemi ise 16,6 milyar dolardan 12,7 milyar dolara revize edildi. Bu güncellemenin peşinden cari açığın ulusal gelire oranı yüzde 1,6’dan yüzde 1,9’a çıkarılmış oldu” bilgisini paylaştı.

Savaş piyasaları sarsıyor! Enflasyon düşüşü duracak mı? - Resim : 2
Analistlere bakılırsa İran’ın; Hürmüz Boğazını kapalı tutma stratejisi yalnızca petrol fiyatlarını yükseltmek amacı taşımıyor.

YÜZDE 26 TAHMİNİ

İktisat Uzmanı Tuğrul Belli ise savaşın uzamasının yaratabileceği ekonomik risklere dikkat çekerek şu saptamaları gündeme taşıdı: “Oynak ölçü sistemine geçilmesi yardımıyla fiyat artışlarının tamamının pompa fiyatlarına yansıması engellenmiş olsa da bu seviyelerde kalması halinde akaryakıt fiyatlarının enflasyona ortalama yüzde 2,5 katkı yapması beklenebilir. Bu yüzden piyasanın yüzde 23 civarındaki yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 25-26 bandına yükselmesi sürpriz olmayacaktır.”

[email protected]

Kaynak: Web Hususi

Savaş piyasaları sarsıyor! Enflasyon düşüşü duracak mı?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com