Kacır, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında geldiği ABD’de BM Küresel İlkeler Sözleşmesi tarafınca Sürdürülebilir Kamu Alımları Uygulama Çerçevesi’nin tanıtılmış olduğu Sürdürülebilir Kamu Alımı Üst Düzey Forumu’nda konuştu.
Sürdürülebilirlik hedeflerinin ilerletilmesinde kamu alımlarının kuvvetli bir vasıta bulunduğunu belirten Kacır, hükümetlerin, şirketlerin ve büyük alıcıların tercihlerinin piyasaları şekillendirdiğini, talebi yönlendirdiğini ve yatırımlara yön verdiğini söylemiş oldu.
Kacır, talep daha temiz malzemelere, kaynak verimliliği elde eden ürünlere, düşük karbonlu teknolojilere ve daha dayanıklı tedarik zincirlerine yöneldikçe sanayinin buna cevap verdiğini, yatırımların bunu takip ettiğini, inovasyonun hızlandığını ve yeni teknolojilerin rekabetçi hale gelebilmeleri için gereksinim duydukları ölçeğe ulaştığını aktardı.
Bakan Kacır, “Dolayısıyla sürdürülebilir kamu alımları, daha çevreci ürünlerin satın alınmasının ötesine geçiyor. Endüstri dönüşümünü hızlandırmak için talebin gücünden yararlanıyor.” dedi.
Hükümetlerin bu süreçte mühim bir sorumluluğu bulunduğunu belirten Kacır, Türkiye’nin gelişen teknolojiler mevzusunda da aynı piyasa şekillendirme yaklaşımını uyguladığını dile getirdi.
KAMU YATIRIMLARININ EN AZ YÜZDE 2’Sİ YAPAY ZEKAYA AYRILACAK
Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafınca açıklanan Türkiye’nin suni zeka fiil planının “fark et, istifade et, üret ve yönet” olmak suretiyle dört temel eksen üstüne kurulduğunu ve bunun insan odaklı ve güvenilir yaklaşımla desteklendiğini beyan etti.
Kamu alımlarını inovasyonu teşvik edecek şekilde kullandıklarını belirten Kacır, “Daha geniş hedeflerimiz kapsamında, toplam kamu yatırım programı bütçesinin minimum yüzde 2’sini suni zeka projelerine ayırma mevzusunda net bir hedef belirledik.” diye konuştu.
Kacır, böylece yenilikçi çözümlerin pilot aşamanın ötesine geçmesini, ölçek kazanmasını ve küresel ölçekte rekabetçi hale gelmesini amaçladıklarını aktardı.
Kamu alımlarının öngörülebilir düzenlemeler, finansmana ve teknolojiye erişimle desteklenen net ve uzun vadeli talep sinyalleri sağlayabileceğini belirten Kacır, bu dönüşümün kapsayıcı olmasının da sağlanması icap ettiğini altını çizdi.
Kacır, bilhassa gelişmekte olan ekonomilerdeki KOBİ’lerin değişen standartları karşılamaları ve sürdürülebilir kıymet zincirlerine katılabilmeleri için desteğe gereksinim duyduğunu beyan etti.
YEŞİL DÖNÜŞÜME 3 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YATIRIM HEDEFİ
Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yeşil dönüşümü endüstri ve teknoloji politikalarının merkezine yerleştirdiğine işaret eden Kacır, “Yeşil dönüşüm programımız vesilesiyle, yeşil dönüşümü hedefleyen endüstri tesislerine teşvikler sağlayarak 3 milyar doların üstünde yatırımı harekete geçirmeyi hedefliyoruz.” dedi.
Kacır, Dünya Bankası ile yeşil dönüşümü, kaynak verimliliğini ve inovasyonu desteklemek amacıyla toplam 1 milyar dolar değerinde üç proje başlattıklarını belirtti.
Ek olarak Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Internasyonal İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ve Internasyonal Finans Kurumu (IFC) ile Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu’nu kurduklarını kaydeden Kacır, platformun 2030’a kadar 5 milyar avronun üstünde finansmanı harekete geçirmeyi hedeflediğini aktardı.
Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi ve Avrupa’nın en büyük 5 rüzgar türbini üreticisinden biri bulunduğunu belirten Kacır, yenilenebilir enerjinin sürdürülebilir kamu alımları süreçleriyle beraber enerji politikasının merkezine yerleştirildiğini beyan etti.
Kacır, Türkiye’nin her yıl ortalama 8 gigavat yeni güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi eklediğini kaydetti.
Bu çabaların Türkiye’nin ortak bir küresel problemi ele alma mevzusundaki kararlılığını yansıttığını belirten Kacır, birbirine bağlı kıymet zincirlerinde ilerleme sağlanabilmesi için daha kuvvetli internasyonal işbirliğinin büyük ehemmiyet taşımaya devam ettiğini, sürdürülebilirlik taahhütlerinin eylemlere dönüştürülmesine yönelik ergonomik bir katkı olarak Sürdürülebilir Kamu Alımları Uygulama Çerçevesi’ni memnuniyetle karşıladıklarını aktardı.
Kacır, “Ortak görevimiz, bu taahhütleri, her ölçekten işletme için fırsatları genişletirken bununla beraber yatırımı, inovasyonu ve dayanıklılığı teşvik eden kamu alımı kararlarına dönüştürmektir.” dedi.
Türkiye’nin hükümetler, internasyonal kuruluşlar ve hususi sektörle ortaklık içinde katkı sunmaya hazır bulunduğunu kaydeden Kacır, sürdürülebilir kamu alımlarını kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın itici gücü haline getirmek için beraber emek harcama çağrısında bulunmuş oldu.
