Türkiye’nin Rusya’dan almış olduğu S-400 hava müdafa sistemlerinin geleceğine ilişkin diplomatik trafik tekrardan hızlandı. Ankara kulislerine yansıyan iddialara gore Türkiye, sistemlerin Birleşik Arap Emirlikleri’ne devredilmesi mevzusunda Rusya ile anlaşmaya oldukça yaklaşmış durumda. Kremlin de temmuz ayında S-400’lerin üçüncü bir ülkeye transferi mevzusunda Türkiye ile görüşmeler yapıldığını doğrulamış sadece mevzuyu “son aşama kırılgan” olarak tanımlamıştı.
S-400’DE BAE FORMÜLÜ MÜ?
Gündemdeki formüllerden biri, Türkiye’nin elindeki S-400 sistemlerinin BAE’ye satılması. Bu şekilde bir adım Ankara açısından yalnızca bir müdafa sistemi transferi anlamına gelmiyor. S-400’lerin Türkiye’nin envanterinden çıkması, Washington ile ilişkilerde senelerdir kilit başlık olan CAATSA yaptırımları ve F-35 programına dönüş tartışmalarını da direkt etkileyebilir. ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma niyetini açıklarken F-35 satışını da tekrardan değerlendireceklerini söylemişti. Sadece Kurultay’de S-400 meselesinin halen temel engel olarak görüldüğü belirtiliyor.
İSRAİL DE DEVREDE İDDİASI
Diplomatik kulislerde konuşulan bir başka iddiaya gore ise İsrail, Türkiye’nin tekrardan F-35 sistemine dahil olmasına ve CAATSA yaptırımlarının tamamen kaldırılmasına karşı çıkıyor. İsrailli yetkililerin Ankara’nın F-35 programına dönüşüne yönelik itirazları daha ilkin de kamuoyuna yansımıştı. Bu çerçevede Tel Aviv’in BAE üstünde S-400’leri almaması yönünde diplomatik baskı kurduğu ileri sürülüyor. Sadece bu baskının ayrıntıları mevzusunda taraflardan yapılmış resmi bir izahat bulunmuyor.
ANKARA ALTERNATİFLERİ ÇALIŞIYOR
Bu yüzden Ankara’nın yalnızca tek bir satış modeli üstünde durmadığı, S-400 sorununu Washington-Moskova hattında kriz yaratmadan çözmek amacıyla değişik geçirme ve kullanım formüllerini değerlendirdiği belirtiliyor. Sürecin neticelenmesi halinde Türkiye-ABD müdafa ilişkilerinde uzun süredir kapalı duran F-35 dosyasının tekrardan açılması mümkün olacağı da öne sürülüyor.
RUHBAN OKULU AÇILACAK MI?
Aynı dönemde Türkiye-ABD hattındaki bir öteki kırılgan başlık olan Heybeliada Ruhban Okulu mevzusunda da hareketlilik sürüyor. Fener Rum Patriği Bartholomeos okulun Eylül 2026’da tekrardan açılmasını beklediklerini açıklamış, okulda yürütülen yenileme çalışmalarının tamamlanma aşamasına geldiği duyurulmuştu. Sadece okulun hangi hukuki statüyle faaliyete geçeceği ve resmi izin sürecinin iyi mi sonuçlanacağı Ankara’nın vereceği kararlara bağlı.
