1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. Rus arşivlerinden çıktı, Mustafa Kemal’i desteklemek zorunluluktu!

Rus arşivlerinden çıktı, Mustafa Kemal’i desteklemek zorunluluktu!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ulusal Savaşım yıllarında Ankara ile Moskova içinde kurulan ilişki, uzun seneler süresince “ortak düşmana karşı mecburi yakınlaşma” olarak anlatıldı. Sadece Rus arşivlerinden gün yüzüne çıkartılan yeni yazışma ve belgeler, bu birlikteliğin perde arkasında oldukça daha hesaplı ve karşılıklı kuşkularla örülü bir dış ilişkiler yürütüldüğünü gösteriyor. Arşiv belgelerine nazaran Sovyet yönetimi; Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’da başlatmış olduğu hareketi yalnızca Türkiye’deki bir kurtuluş mücadelesi olarak değil, hem de Batı emperyalizmine karşı kendi güvenliği açısından da tehlikeli sonuç bir gelişme olarak görmüş. Doç. Dr. Telli Akhundova Korkmaz tarafınca ortaya çıkartılan ve “Rus Arşivlerinde Mustafa Kemal Paşa ve Türkiye (1918-1922)” başlıklı çalışmada yer edinen belgeler, hem de Sovyet bürokrasisinin Ankara’ya, Mustafa Kemal’e, Ulusal Savaşım’ye ve Türkiye’de kurulacak yeni rejime iyi mi baktığına da ışık tutuyor.


Doç. Dr. Telli Akhundova Korkmaz tarafınca ortaya çıkartılan belgeler, Sovyet Rusya’nın Ulusal Savaşım yıllarında Türkiye hakkında detaylı data sahibi bulunduğunu ortaya koyuyor.

MOSKOVA’NIN KRİZ SENARYOSU

Bu belgelerin en dikkat çekici tarafı, Sovyetlerin Ankara’ya yardım ederken Mustafa Kemal’i “komünist bir önder” olarak görmemesi. Moskova yönetiminin, Mustafa Kemal’in ulusal bir çizgide hareket ettiğine dair değerlendirmeleri arşivlere yansırken, Ankara’nın ayakta kalmasının Sovyet çıkarları bakımından mecburi kabul edilmiş olduğu dikkat çekiyor. Belgelerde, Sovyet Rusya’nın Ankara’ya yapmış olduğu para ve tabanca yardımını yalnızca bir dayanışma adımı olarak görmediği de açık şekilde anlaşılıyor. Rus arşivlerinde yer edinen en dikkat çekici belgelerden biri, Sovyet Dışişleri Halk Komiseri Georgiy Çiçerin’in 27 Eylül 1920’de Lenin’e gönderilmiş olduğu mektup. Çiçerin, Batı kaynaklarından gelen bilgilere dayanarak Kemalistlerin askeri araç-gereç eksikliği sebebiyle zor durumda bulunduğunu bildirirken, ihtimaller içinde bir Türk yenilgisinin yalnızca Anadolu’daki Ulusal Savaşım’nin çökmesi anlamına gelmeyeceğini, bunun Kafkaslar’da da Sovyet çıkarları açısından ağır sonuçlar doğuracağını vurguluyor.

ANADOLU DİRENÇ NOKTASI

Belgelerde Kemalistlerin yenilmesinin, Antant destekli güçlerin tekrardan inisiyatif kazanmasına, İstanbul merkezli eski düzenin hareketlenmesine ve Sovyet Rusya’nın cenup hattında yeni bir kuşatma ihtimalinin doğmasına yol açabileceği de dikkat çekiliyor. Arşiv kayıtlarına nazaran Sovyet yönetimi, Ankara’nın ayakta kalmasını ideolojik bir yakınlıktan oldukça stratejik bir zorunluluk olarak değerlendirdi. Arşivden çıkan yazışmalara nazaran, Batı emperyalizmine karşı Anadolu’da kuvvetli bir direnç noktasının oluşturulması dirimsel kabul ediliyordu. Çiçerin’e nazaran Kemalistlerin yenilmesi, yalnızca Türkiye’deki direnişin zayıflaması anlamına gelmeyecekti. Bu yenilgi, Batı destekli güçlerin Kafkasya ve Sovyet doğusu üstünde baskı kurmasına da zemin hazırlayabilirdi. Moskova açısından bu olasılık, yalnızca Anadolu’yu değil, Bakü’yü, Türkistan’ı ve Sovyetlerin Müslüman sözü geçen bölgelerini de ilgilendiren stratejik bir tehdit olarak görülüyordu.

YARDIM İDEOLOJİK DEĞİLDİ

Belgelerde öne çıkan tabloya nazaran Sovyet yönetimi, Ulusal Savaşım’ye yapılacak yardımı direkt kendi devlet güvenliğiyle bağlantılı bir sorun olarak ele aldı. Arşiv kayıtlarında, Moskova’nın Ankara’nın komünistleşmeyeceğini büyük seviyede görmüş olduğu, buna karşın yardım kararından vazgeçmediği anlaşılıyor. Belgelerde, Sovyetlerin önceliğinin Türkiye’de Bolşevik bir seviye oluşturmak değil, Batı emperyalizmine karşı Anadolu’da kuvvetli bir direnç noktası oluşturmak olduğu değerlendiriliyor.

MUSTAFA KEMAL’İN HESABI

Arşivlerden yansıyan bir öteki çarpıcı data de Ankara’nın Moskova’ya yaklaşımının aynı seviyede dikkatli yürütülmüş olduğu. Belgelerde, Mustafa Kemal Paşa’nın Bolşeviklerle ilişki oluşturmayı Ulusal Savaşım’nin şartları bakımından mecburi görmüş olduğu anlaşılıyor. Belgelerde yansıyan tabloya nazaran Mustafa Kemal’in Bolşeviklere bakışındaki temel çizgi, “yakın durmak fakat içeri sokmamak” şeklinde özetleniyor. Öte taraftan Rus arşivlerindeki yazışmalar, Sovyet yöneticilerinin Mustafa Kemal’i yanlış okumadığını gösteriyor. Arşivlerden yansıyan bilgilere nazaran Sovyet Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Semyon Aralov, Lenin’in Mustafa Kemal’e bakışını da aktarıyor. Aralov’un anlatımına nazaran Lenin, Mustafa Kemal’i toplumcu olmayan; sadece iyi bir teşkilatçı, yetenekli, ilerici ve akıllı bir devlet adamı olarak görüyordu.

CUMHURİYET ÖNGÖRÜSÜ

Arşivlerde dikkat çeken bir başka data de Sovyet bürokrasisinin Türkiye’de kurulacak yeni rejime dair yapmış olduğu analizler. Çiçerin’in Lenin’e yazdığı değerlendirmelerde, Türk Ulusal Merkezi’nin hemen hemen partilere bölünmediği, iç politika programının tam olarak oluşmadığı; sadece büyük olasılıkla Cumhuriyet rejimine gidileceği belirtiliyor. Aynı analizlerde Türkiye’de komünizm için uygun bir ortam bulunmadığı da ifade ediliyor. Arşivlerden yansıyan bir öteki çarpıcı data de Sovyetlerin yalnızca Batı’dan değil, zaman içinde Kemalizmin bölgesel etkisinden de kaygı duymaya başlaması. Belgelerde Moskova’nın, Mustafa Kemal’in Anadolu’daki başarısının Azerbaycan, Dağıstan, Şimal Kafkasya ve Orta Asya’daki Müslüman-Türk toplulukları üstünde tesir yaratabileceğine değiniliyor.

Rus arşivlerinden çıktı, Mustafa Kemal’i desteklemek zorunluluktu! - Resim : 2
Belgelerin ortaya koyduğu aslolan netice ise Mustafa Kemal Paşa’nın Sovyetlerle ilişki kurarken Ulusal Savaşım’nin bağımsız karakterinden ödün vermemesi.

TÜRK DÜNYASI’NA KAYITSIZ DEĞİLDİ

Aralık 1920 tarihindeki yazışmalarda, Moskova ve Ankara’nın birbirlerinin niyetlerini bilmiş olduğu, iki tarafı geçici menfaatlerin birleştirdiği belirtiliyor. Aynı belgelerde Mustafa Kemal’in düşüncelerinin yalnızca Türkiye ile sınırı olan olmadığı; Azerbaycan, Dağıstan ve Şimal Kafkasya benzer biçimde bölgelerin de bu fikir alanına girmiş olduğu ifade ediliyor. Sovyet yazışmalarında Mustafa Kemal tarafınca kurulan Türkiye Komünist Fırkası için “uydurma” tanımı yapılmaıs dikkat çekiyor.

[email protected]

Kaynak: Web Hususi

Rus arşivlerinden çıktı, Mustafa Kemal’i desteklemek zorunluluktu!
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.