1. Haberler
  2. Yerel
  3. Rum Kesimi mayınlı arazide! AB kartıyla efelik taslıyorlar

Rum Kesimi mayınlı arazide! AB kartıyla efelik taslıyorlar

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’ye karşı kurulan ittifakın sertleşen hamleleri gerilimi tırmandırırken, artan tansiyonun odağında AB Konseyi’nin Mayıs 2025’te kabul etmiş olduğu “Avrupa için Güvenlik Eylemi” (SAFE) düzenlemesi içeriyor. Avrupa müdafa endüstri üretimini güçlendirmeyi hedefleyen SAFE, toplam 150 milyar avroluk uzun vadeli ve düşük maliyetli bir kredi enstrümanı olarak tasarlandı. Rum yönetimi, bu çerçevede Brüksel’e iletilmesi ihtiyaç duyulan ulusal planını kabine gündemine taşımaya hazırlanırken, planın “2026’dan itibaren ilk ödemeler” takvimine nazaran kurgulandığı belirtiliyor. Süreç ilerlerken Rum Kesimi’nin müdafa tedariki ve finansmanı başlığında yürüttüğü temaslarda İsrail ile kurulan arka kapı diplomasisi ve İsrail’in perde gerisindeki rolünün giderek daha görünür olduğu aktarılıyor.


KKTC’nin varlığının sigortası Mehmetçikler, ‘Yavru Vatan’da 7/24 vazife yapıyor. TSK’nın 9 kolordusundan biri KKTC’de bulunurken, kolordu bünyesinde 2 mekanize piyade tümeni ile 1 zırhlı tugay içeriyor.

RUMLAR SİLAHLANACAK

Rum Kesiminin SAFE sıralaması, mahalli basında ve resmi açıklamalarda toplam 1,2 milyar avro bandında anılıyor. Listenin insansız sistemler, cephane ve çeşitli platform kalemlerini ihtiva ettiği kaydedilirken, dikkat çeken detay alımların yalnızca “sipariş” olarak değil, mahalli bir ekosistem kurma hedefiyle çerçevelenmesi. Rum yönetimi, SAFE kapsamındaki tedariklerde minimum yüzde 15 mahalli şirket iştirakı şartını kabine kararıyla gündeme taşırken, bu adım AB şemsiyesi altında daha kurumsal ve sürdürülebilir bir silahlanma rotasının işaret fişeği olarak değerlendiriliyor.

ANKARA RAHATSIZ

Gerginliği artıran mühim etkenlerden biri de Rum Kesimi’ne yerleştirilen İsrail bağlantılı hava müdafa sistemleri. Reuters, Aralık 2024’te Kıbrıs’ın İsrail’den bir hava müdafa sistemi teslim aldığına dair haberleri aktarmış, Kıbrıslı yetkililerin detay vermekten kaçındığını not etmişti. Reuters’ın 2025’e ilişkin haberlerinde ise Barak MX tartışmasının daha açık bir siyasi-güvenlik başlığına dönüştüğü vurgulandı. AP’nin haberinde, Türkiye’nin Kıbrıs Rum Kesimi’nin İsrail yapımı Barak MX hava müdafa sistemi almış olduğu yönündeki iddialara ilişkin uyarısına yer verildi. Haberde, Ankara’nın bu tür bir adımın “adadaki kırılgan dengeyi” bozabileceğini vurguladığı, bundan dolayı 1990’larda yaşanmış olan S-300 krizinin tekrardan hatırlandığı açıklandı.

İSRAİL SİSTEMLERİNİ ALDILAR

Gerginliğin bir öteki halkası ise Atina-Tel Aviv hattının, artık yalnızca tatbikat diliyle değil, uzun menzilli ateş gücü üstünden de kalıcılaşması. Geçtiğimiz günlerde Yunanistan parlamentosu, İsrail yapımı 36 tane PULS roket/topçu sisteminin ortalama 650 milyon avro bedelle alımına onay verirken, söz mevzusu hamle, Atina’nın 2036’ya kadar 28 milyar avroluk modernizasyon programının bir parçası olarak çerçevelendi. Yunanistan’ın İsrail’le ortalama 3 milyar avro ölçeğinde “anti-uçak ve roket müdafa kubbesi” benzeri bir proje için görüşme yürüttüğü de kulislerden yansıyan bilgiler içinde.

ASKERİ ÜSLERE YIĞINAK

Öte taraftan strateji uzmanları ise, Rum Kesimi’ndeki askeri yığınaklara dikkat çekiyorlar. Nitekim Rum Müdafa Bakanlığı kaynaklı açıklamalarda, Paphos’taki Andreas Papandreou Hava Üssü ile Mari’deki Evangelos Florakis Deniz Üssü modernizasyonlarının sürdüğü; bu altyapıların SAFE tartışmalarının da merkezinde bulunmuş olduğu ifade ediliyor.

Rum Kesimi mayınlı arazide! AB kartıyla efelik taslıyorlar - Resim : 2
ABD, ‘Rum Kesimi’ndeki üslere yığınak yapmayı sürdürüyor

AB ÜZERİNDEN EFELİK

Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise, Doğu Akdeniz’de artan gerilime ilişkin, Kıbrıs ve Girit adalarının stratejik önemine dikkat çekerek, “Yunanistan ve İsrail’in hedefi, Türkiye’yi dönem dışı bırakan enerji ve tecim koridoru oluşturmak” değerlendirmesini yapmış oldu. BM Güvenlik Konseyi’nin 1983 senesinde almış olduğu karara da dikkat çeken Prof. Dr. Köni, “Rum Kesimi’nin Lübnan ile yapmış olduğu deniz yetki anlaşması geçersiz sayılmalı. Gayri hukuki girişimler gerilimi artırmaktan başka işe yaramaz. Rumlar sırtını AB’ye yaslayıp efelenmeye çalışıyor” dedi.

GÜVENLİĞİMİZİ İLGİLENDİRİYOR

Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay ise KKTC’nin bağımsız bir devlet olarak yoluna devam etmesinin Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından yaşamsal bir eşik olduğuna dikkat çekerek, “KKTC’nin ayakta kalması Türkiye’nin de ayakta kalmasıdır. Adada iki ayrı devlete dayalı çözümü stratejik hedef ve vizyon olarak benimsedik. Adadaki her tehdit, Türkiye’nin cenup sınırlarını ve enerji güvenliğini direkt etkiliyor. İsrail’in Lübnan ve Gazze’ye yönelik saldırılarının arkasında enerji ve deniz yetki alanlarını denetim etme stratejisi de yatıyor.”” ifadelerini kullandı.

[email protected]

Kaynak: Web Hususi

Rum Kesimi mayınlı arazide! AB kartıyla efelik taslıyorlar
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.