1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Piyasalar Fed’in faizleri 2026 yılında sabit bırakacağını düşünüyor

Piyasalar Fed’in faizleri 2026 yılında sabit bırakacağını düşünüyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD Merkez Bankasına (Fed) ilişkin sıkı para politikası endişelerine rağmen ekonomistlerin bankanın senenin geri kalanında faiz artırımına gitmeyeceğine yönelik iyimser öngörüleri devam ediyor.

Şubat ayından bu yana ABD/İsrail-İran Savaşı’na ilişkin jeopolitik gerilimler, Fed’in güvercin para politikası uygulayacağına yönelik tahminleri tersine çevirmişti.

Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji tedarikine ilişkin sıkıntılara rağmen açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonist baskıların kaygı edilmiş olduğu kadar etkili olmadığını ortaya koyması, Fed’in sıkı para politikası uygulayacağına dair ihtimalleri zayıflatmıştı.

Sadece çatışmaların yeniden yoğunlaşması ve petrol fiyatlarının 100 dolar seviyelerini görmesi, bankanın faiz artırabileceğine dair endişelerin tekrardan yükselmesine niçin oldu.

Uzmanlar, enflasyonist etkilerin hala sınırı olan bulunduğunu ve gümrük tarifelerinin de aslına bakarsanız fiyatlara yansımış bulunduğunu belirterek, Fed’in senenin geri kalanında faiz artırımına gitmeyeceğini öngörüyor.

ABN Amro Ekonomik Modelleme Sorumlusu ve Kıdemli ABD Ekonomisti Rogier Quaedvlieg, AA muhabirine yapmış olduğu değerlendirmede, Fed’in temmuz ayı toplantısında siyaset faizini durağan(durgun) bırakacağını öngördüğünü söylemiş oldu.

Hürmüz Boğazı çevresinde tekrardan tırmanan gerginlik ve petrol fiyatlarında yaşanmış olan keskin artışın Fed üstündeki baskıyı artırdığını aktaran Quaedvlieg, “Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son tutanakları, yetkililerin genel olarak iki ihtimaller içinde senaryo öngördüğünü gösteriyor. Bu senaryolardan bir tanesi, enflasyonun kısa sürede düzelmesi ve faiz oranlarının durağan(durgun) kalmasına olanak sağlaması, öteki senaryo ise enerji tutarları ve suni zeka kaynaklı talep baskılarının etkisiyle enflasyonun daha inatçı bir seyir izlemesi ve bu durumun belli seviyede ilave para politikası sıkılaşmasını gerektirmesi.” ifadelerini kullandı.

Quaedvlieg, Fed’in son dönemde yapmış olduğu açıklamaların büyük seviyede üyelerin ekonomiye ilişkin bu senaryolardan hangisini benimsediklerini yansıttığını belirtti.

Son dönemde gelen geçmişe dönük verilerin “kısa sürede düzelmesi ve faiz oranlarının durağan(durgun) kalması” senaristliğini desteklediğini söyleyen Quaedvlieg, petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden olan İran’daki gelişmelerin ise “enerji tutarları ve suni zeka kaynaklı talep baskılarının etkisiyle enflasyonun daha inatçı bir seyir izlemesi ve bu durumun belli seviyede ilave para politikası sıkılaştırmasını gerektirmesi” senaristliğinin olasılığını artırdığını altını çizdi.

YENİ TARİFELERİN ETKİLERİ DE TAKİP EDİLİYOR

Enerji şokuna ek olarak yeni bir tarife periyodunun de yürürlüğe girmek suretiyle olduğuna dikkati çeken Quaedvlieg, şunları kaydetti:

“Bu gümrük tarifeleri 301. Bölüm kapsamında uygulanmaktadır ve bizim görüşümüze gore, bu tarifeler şu demek oluyor ki Yüksek Mahkeme tarafınca iptal edilen Internasyonal Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na (IEEPA) ilişkin tarifeler ve süreleri dolmak suretiyle olan 122. Bölüm tarifelerine kıyasla oldukça daha sağlam hukuki temellere dayanmaktadır. Tecim ağırlıklı bazda, genel gümrük vergisi yükü, 122. Bölüm paketi ile karşılaştırıldığında genel olarak değişmemiştir. Netice olarak, enflasyonda kayda kıymet yeni bir artış beklemiyoruz. Yeni paketteki bazı ayrıntılar, belirli tecim ortaklarından gelen belirli mallar üstünde fiyat baskısı yaratabilse de paket genel olarak mevcut gümrük vergisi rejimine büyük seviyede benzemektedir. Tarifeye ilişkin fiyat tesirleri aslına bakarsanız fiyatlara yansımış durumda, bu da ek bir enflasyonist tesir olasılığını sınırlıyor. Temel senaryomuz, siyaset faizinin senenin geri kalanında durağan(durgun) kalacağı yönünde sadece eylül ayını faiz artırımının hala gerçekçi bir olasılık olarak görüldüğü bir toplantı olarak değerlendiriyoruz.”

Quaedvlieg, faiz oranlarının durağan(durgun) kalabilmesi için İran çevresindeki gerilimlerin aylar değil haftalar içinde mühim seviyede azalması gerekeceğini belirtti.

ING Internasyonal Başekonomisti James Knightley de enflasyonun yavaşlamasının Fed’i şahin politikalardan uzak tuttuğunu beyan etti.

Haziran ayında Fed’in şahin bir tutum sergilemesinin arkasından enflasyonun yavaşlaması ve istihdam verilerinin zayıf gelmesinin piyasaların Fed’in ihtimaller içinde faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azalttığını dile getiren Knightley, şu değerlendirmelerde bulunmuş oldu:

“Fed, sonunda faiz artışı yapmış olup yapmayacağı mevzusunda tam olarak ikiye bölünmüş durumda. Bankada dokuz üye faiz artışı olacağını düşünürken, dokuz üye ise faizlerin durağan(durgun) kalacağını öngörmektedir. İstihdam artışının ılımlı seyri ve enflasyon baskılarının hafiflemesi göz önüne alındığında, ikimiz de politikayı durağan(durgun) tutacağını öngören dokuz üyenin görüşüne katılıyoruz. Bundan dolayı, Fed’in önümüzdeki yaza kadar siyaset faiz oranlarının durağan(durgun) kalacağını öngörmeye devam ediyoruz.”

Piyasalar Fed’in faizleri 2026 yılında sabit bırakacağını düşünüyor
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com