Mustafa Altınsoy Aktaş, Vigo’daki yaşamını ve iyi mi alev ateş bir Celta Vigo taraftarına dönüştüğünü Atlantico internet sayfasına söyledi.
Türkiye’de Galatasaray taraftarıydınız fakat 1995’te Vigo’ya gelip Balaídos’a gittiniz. Oviedo’ya karşı oynanan o maçta sizi Türk takımlarını unutup Celta taraftarı meydana getiren neydi?
Türkiye’de Galatasaray taraftarıydım fakat 1995’te eşimle tanıştığımda beni Real Oviedo’ya karşı oynanan bir maça götürdüler. Hayatımda bu şekilde bir stadyuma asla gitmemiştim. Çimi, atmosferi gördüm… O günden sonrasında Celta taraftarı oldum. Benim için başka ekip yok; ne Barça, ne Madrid, ne de Türk takımları. Yalnız Celta.
Ekip için ağladığınızı söylemişsiniz. Yandaş olarak yaşadığınız en zor an neydi?
Doğru, kimi zaman Celta kaybettiğinde beni ağlarken görebilirsiniz. Ben acı çeken taraftarlardanım. Oldukca üzülüyorum bundan dolayı benim için Celta her şeyden mühim, en büyük ekip. Kimi zaman kaybettiklerinde yedi gün süresince müşterilerle neredeyse konuşmak bile istemiyorum.
Barınızda ne Real Madrid ne de Barcelona ile ilgili bir şey var. Müşteriler içeri girip burada bir tek Celta’nın bulunduğunu görünce iyi mi tepki veriyor?
Buraya gelenler beni artık tanıyor. Birçok Galiçyalı bana “doğuştan çalışkan” diyor ve onlardan daha Galiçyalı olduğumu söylüyor. Tutkumun gerçek bulunduğunu görüyorlar ve saygı duyuyorlar. Bu kafede biz Celta taraftarları söz sahibiyiz.
Vigo’ya gelen ilk Türklerden biriydiniz. Bu şekilde tutkulu bir Türk gördüklerinde Vigolular sizi iyi mi karşıladı?
Baştan beri bana oldukca iyi davrandılar. Geldiğimde “La pasión turca” filmi modaydı ve hepimiz benimle konuşmak istiyordu. Asla ayrımcılık yaşamadım. İyi biri olur ve saygı gösterirsen burada insanoğlu seni sever. Kendimi şehrin bir parçası şeklinde hissediyorum.
Mekânınızda zamanı fotoğraflar ve bayraklar var. En oldukca kıymet verdiğiniz eşya hangisi?
Celta’ya ilişkin her şey benim için hususi. Fakat bilhassa İspanya liginde oynamış Türk futbolcuların fotoğraflarını oldukca seviyorum. Bir Türk oyuncu İspanyol bir takıma geçirme olursa onu izlemeye giderim; Madrid’e ya da nereye olursa. Emre Mor burada oynarken onu izlemeye gitmiştim bundan dolayı Celta’da bir Türk görmek benim için gururdu.
Piyango kazanırsanız Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak için bir “yıldız” geçirme edeceğinizi söylüyorsunuz. Bu hayal tam olarak nedir?
1995’ten beri hayalim Celta’nın La Liga’yı yada Şampiyonlar Ligi’ni kazanması. Piyango kazanırsam kulübe üye olur, dünyanın en iyi oyuncusunu geçirme etmek için para veririm ve bizi şampiyon yapmasını isterim. Celta’yı zirvede görmek isterim.
Celta’da oynaması için hangi Türk oyuncuyu ikna etmek isterdiniz?
Bizim tüm oyuncuları takip etmeyi seviyorum. Sırf Türk oyuncuları görmek için Real Madrid ya da Getafe maçlarına bile gittim. Ülkemin en iyi yeteneklerinin Vigo’ya gelip takımıma yardım etmesini oldukca isterim.
Türk sinemasının yükselişinden bahsediyorsunuz. Sizce bu Türk “mücadelesi” Celta’nın savaşım ruhuna benziyor mu?
Evet. Türkiye oldukca savaşım eden, pek oldukca güçlük yaşamış bir ülke. Celta da savaşım eden, çalışkan insanların ekibi. Bizi birleştiren şey emek verme ve savaşım kültürü.
Aynı köşede 24 yıl geçirdikten sonrasında size “artık bir Galiçyalı benzeri biçimindesin” denmesi sizin için ne ifade ediyor?
Bu benim için büyük bir gurur. Sabah akşam çalışıyorum ve müşterilerim benim akrabalarım şeklinde. Tanrı’a inanırım ve iyilik hayata geçirmeye inanırım. Eğer insanoğlu bana “iyi bir insansın Mus” diyorsa, benim için en büyük ödül budur. Galiçya bana her şeyi verdi, ben de ona emeğimi ve kalbimi veriyorum.
