Paris’teki Louvre Müzesi’nin Apollo Galerisi’ne 19 Ekim 2025’te giren hırsızlar, Fransa kraliyet tarihinden kalan kıymetli mücevherleri çalarak firar etti. Dünya genelinde yankı uyandıran soygun, Avrupa’daki müzelerin güvenliğini tekrardan münakaşaya açtı. Aradan bir yıl geçmesine karşın çalınan mücevherlerin tamamı bulunamadı. Vakayla bağlantılı sekiz kişinin gözaltına alınması da eserlerin akıbetine ilişkin belirsizliği ortadan kaldırmadı. The Wall Street Journal gazetesinin incelemesine nazaran, 2025’in başından itibaren Galler’den Sicilya’ya uzanan geniş bir coğrafyada 14’ten fazla müze hırsızların hedefi oldu. Louvre baskını, giderek yaygınlaşan bu saldırıların en dikkat çekici örneği olarak öne çıktı.
HEDEFTE ALTIN VE MÜCEVHERLER VAR
Müze soygunlarında dikkat çeken değişiklik, hırsızların tercih etmiş olduğu eserlerde görülüyor. Altın nesneler, kıymetli taşlar ve zamanı mücevherler giderek daha çok hedef alınıyor. Bunun başlıca sebeplerinden biri, bu tür eserlerin parçalanarak yada eritilerek tekrardan satılabilmesi. Meşhur bir tabloyu emsalsiz hâliyle satmak suçlular için büyük risk taşırken, eritilmiş altının ya da tekrardan işlenmiş bir kıymetli taşın izini sürmek fazlaca daha zor olabiliyor. Altın fiyatlarındaki yükseliş de bu eserleri hırsızlar açısından daha cazip hâle getiriyor. Fransa’da C. Karoutzos Uygar Sanat Merkezi’nden çalınan, Salvador Dalí tarafınca tasarlanmış ortalama 150 kilogramlık bronz kitap kapağı bu eğilimin dikkat çekici örneklerinden biri oldu. İspanya’nın Villena kentindeki Belediye Arkeoloji Müzesi de Tunç Çağı’na ilişik altın, gümüş ve kehribar eserlerin çalınmasıyla gündeme geldi.
ÜÇ DAKİKADAN KISA SÜREN BASKINLAR
Müze soygunlarının bir başka özelliği de operasyonların hızlanması. İtalya’daki Magnani Rocca Vakfı’nda yaşanmış olan bir soygunun üç dakikadan kısa sürmesi, güvenlik birimlerinin müdahale için ne kadar sınırı olan zamana haiz bulunduğunu ortaya koydu. Bu durum, geçmişteki büyük sanat hırsızlıklarıyla da karşıtlık oluşturuyor. Boston’daki Isabella Stewart Gardner Müzesi’nde 1990 senesinde meydana gelen ve aralarında Vermeer ile Rembrandt’ın eserlerinin de bulunmuş olduğu tabloların çalışılmış olduğu soygunda, hırsızlar müzede 81 dakika geçirmişti. Fransa’nın Cagnes-sur-Mer kentindeki Renoir Müzesi’nden eylül ayında dört tablo çalındı. Pierre-Auguste Renoir, Paul Cézanne ve Henri Matisse’in eserlerinin de aralarında bulunmuş olduğu tabloların tamamı ondan sonra polis tarafınca bulunmuş oldu.
