Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB) senenin üçüncü Enflasyon Raporu’nu sunuyor. Raporu başkan Fatih Karahan sunuyor. TCMB senenin ikinci raporunda yıl sonu enflasyonunu yüzde 26 olarak tahmin etmişti.
Başkan Fatih Karahan sözlerine “Jeopolitik belirsizlikler ve küresel arz zincirinde aksamalar devam ediyor. Petrol tutarları oynak ve yüksek seyrediyor.” sözleriyle başladı.
Karahan’ın sunumundan öne çıkanlar şu şekilde;
“Küresel büyümenin 2026 senesinde zayıf kalmış olarak 2027 senesinde toparlanması planlanıyor. Dalgalı bir seyir izleyen enerji tutarları, küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üstünde etkili olmayı sürdürüyor. Son dönemde gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından çıkışlar, tahvil piyasalarına ise girişler gözleniyor. Talep koşulları dezenflasyonist seviyede.
Son dönemde gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından çıkışlar, tahvil piyasalarına ise girişler gözleniyor. Senenin ilk çeyreğinde büyümenin yavaşlamaya devam ettiğini görüyoruz. İç talepteki zayıf seyir belirginleşti. Senenin geri kalan bölümünde dezenflasyonist eğilimin korunacağını öngörüyoruz. İkinci çeyrekte altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesi bundan önceki çeyreğin altında gerçekleşti. İşgücü piyasasında, ikinci çeyrekte manşet işsizlik oranının gerilediğini görüyoruz.
Cari işlemler açığı ikinci çeyrek itibariyle tarihsel ortalamaların altında. Küresel tecim ve jeopolitik koşullardaki zorluklara karşın ikinci çeyrekte ihracatta artış gerçekleşti. Arz yönlü baskılar önceki Rapor dönemine kıyasla bir miktar hafiflese de, dezenflasyonda ivme yitirilmesine niçin olmaya devam etti.
Enflasyonun ana eğilimi Temmuz ayında geriledi. Yönetilen/yönlendirilen ürünlerde fiyat artışlarının bir süredir TÜFE’nin üstünde seyrettiğini görüyoruz. Dolayısıyla söz mevzusu ürünleri dışlayan F endeksi manşet enflasyonun altında seyrediyor. Besin enflasyonunda sebze süt ve bağlantılı ürünler öne çıktı. Besin üretimi görünümündeki genel iyileşmeye rağmen, besin enflasyonundaki negatif ayrışma belirginleşti.
Besin üretimi görünümündeki genel iyileşmeye rağmen, besin enflasyonundaki negatif ayrışma belirginleşti. Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji tutarları temmuz ayında tekrardan terfi etti. Öncü göstergeler, bu etkilerin ağustos ayına da sarktığına işaret ediyor. Hizmet sektöründe dezenflasyon devam ediyor. Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açmış olduğu yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan mühim bir unsur oldu. Enflasyon beklentileri piyasa katılımcılarında yükselirken öteki sektörlerde geriledi.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları kuvvetli oldu. Ek olarak, son dönemde komünikasyon hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.
Piyasanın likidite ihtiyacını üst banttan fonlamaya devam ettik. Son Rapor döneminden bu tarafa sıkı para politikası duruşunu desteklemek amacıyla, 1 hafta vadeli repo ihalesi açmadık. Sıkı parasal duruş korunuyor.
Makroihtiyati tedbirleri sıkı para politikası duruşumuzu desteklemek suretiyle uygulamaya devam ediyoruz. Sıkı para politikası duruşumuz ve destekleyici makro ihtiyati vasıta setimiz yurt içi yerleşiklerin TL mevduat tercihinin korunmasında etkili oldu. Kredi büyümesi belirgin yavaşladı.
Motorin fiyatlarında rafineri marjları kaynaklı yükselişler de enerji tutarları üstündeki yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor. Cenk ve ateşkesin gidişatına bağlı olarak petrol ve naturel gaz fiyatlarının daha uzun süre daha yüksek kalması, yukarı yönlü risklerin başlangıcında geliyor. Ara hedeflerle uyumlu bir seyir içinde fiyat istikrarı sağlanana kadar, sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi tekrardan belirtmek isterim.”
Enflasyon tahmini 2026 yılı için yüzde 28 oldu. Önceki sayı yüzde 26 idi. 2027 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 15 olarak korundu. 2028 yıl sonu enflasyon tahmini de yüzde 9 olarak kaldı.
Fatih Karahan “Enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15’e, 2028 yıl sonunda ise yüzde 9’a geriledikten sonrasında orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.” dedi.
