ABB, İçişleri Bakanlığı’nın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üstüne Mansur Yavaş’a müdafa için 1 hafta süre verdiğine yönelik haberlerle ilgili yazılı izahat yapmış oldu.
“MANSUR YAVAŞ YAZILI İFADE VERMİŞTİR, OLAĞAN SÜREÇ İŞLEMEKTEDİR”
Açıklamada, “Bilinmiş olduğu suretiyle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın isminin geçmediği bir iddianameye ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni talebinde bulunmuştur. Kamuoyunda ‘konser soruşturması’ olarak malum süreçle ilgili daha ilkin mülkiye müfettişleri kapsamlı bir araştırma gerçekleştirmiş, Mansur Yavaş’ın ifadesine dahi başvurma gereği görmemiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üstüne İçişleri Bakanlığı belediyemize müfettiş göndermiş olup, soruşturulması istenen hususlar incelenmektedir. Bu mevzuda Mansur Yavaş yazılı ifade vermiştir ve olağan süreç işlemektedir. ‘7 günlük süre verdi’ mevzusu ise mülkiye soruşturmalarında müdafa için rutin olarak tanınan 7 ila 10 günlük standart süreden ibarettir. Sonuçta mülkiye müfettişinin talebi üstüne, İçişleri Bakanlığı soruşturma izni verilmesine ya da verilmemesine karar verecektir. Süreç bu şekilde işlemektedir. Soruşturma izni vermesi durumunda ise bu duruma karşı elbet yasal itiraz yolumuz da açık olacaktır” denildi.
NE OLMUŞTU?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 yılları aralığında düzenlemiş olduğu konserlerde kamu zararına yol açıldığı iddiaları üstüne soruşturma başlatmıştı.
Başsavcılık tarafınca meydana getirilen açıklamada, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafınca hazırlanan tevdii raporu, MASAK, Sayıştay ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, 32 konser hizmet alımında belediyenin 154 milyon 453 bin 221 lira 60 kuruş zarara uğratıldığının tespit edilmiş olduğu bildirilmişti.
Soruşturma kapsamında 23 Eylül’de aralarında eski belediye bürokratlarının ve şirket yetkililerinin de bulunmuş olduğu 14 şüpheli, “görevi kötüye kullanma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemlerin arkasından Ankara Adliyesi’ne getirilen şüpheliler, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısına ifade verdikten barış ceza hakimliğine sevk edilmişti.
Şüphelilerden 5’i çıkarıldıkları nöbetçi barış ceza hakimliği tarafınca, “zimmet” ve “kamu kurum yada kuruluşların ihalesine fesat karıştırmak” suçundan tutuklanırken, 9 şüpheli ise adli denetim şartıyla özgür bırakılmıştı.
