Macar Marksist felsefeci György Lukács’ın düşünsel gelişiminin bugüne dek ön planda olmayan bir katmanını ortaya çıkaran belgeler, “Utolsó kéz / Ultima manus – A fiatal Lukács György írásai a szerző utólagos javításaival” (Son El / Ultima Manus – Yazarın Sonraki Düzenlemeleriyle Beraber Genç György Lukács’ın Yazıları) adıyla geçtiğimiz yıl yayımlandı. Kitap, Budapeşte merkezli Lukács Archívum Nemzetközi Alapítvány (Lukács Archive International Foundation / Lukács Arşivi Internasyonal Vakfı – LANA) tarafınca derlendi. Eserin editörlüğünü Lukács Arşivi’nden Miklós Mesterházi ve Mária Székely ile Arjantinli Lukács araştırmacısı Francisco García Chicote üstlendi. Yapıt, dinamik eleştirel fikir tarihinde büyük ağırlığı bulunan Lukács’ın 1900’lerin sonlarından 1910’ların başına uzanan “erken periyodu”ne ilişkin kısa metinlerini kapsıyor. Eseri mühim kılan aslolan nokta ise daha ilkin gazete ve dergilerde yayımlanmış sekiz metnin Lukács tarafınca tekrardan okunarak değiştirilmiş fakat bu son biçimleriyle hiçbir vakit yayımlanmamış olması. Bunun yanında derlemede daha ilkin Lukács’ın gençlik eserleri içinde kitaplaştırılmamış “Bunbury” adlı Oscar Wilde eleştirisi de bulunuyor.
HEIDELBERG BAVULUNDA TESADÜFEN BULUNDU
Kitapta yer edinen belgelerin öyküsü Lukács’ın meşhur “Heidelberg bavulu”na kadar uzanıyor. Macar edebiyat portalı Litera’da András Kardos’un detaylı incelemesine bakılırsa Lukács’ın Heidelberg’de bıraktığı miras binlerce mektup, el yazması, gazete ve mecmua kupürü içeriyordu. Lukács’ın ölümünden sonrasında Éva Fekete ve Éva Karádi tarafınca incelenen bu malzemeler daha ilkin “Gençlik Eserleri” ve “Heidelberg Sanat Felsefesi ve Estetiği” benzer biçimde çalışmaların hazırlanmasına da kaynaklık etti. Sonrasında Heidelberg bavulundan çıkan başka gazete ve mecmua kupürleri de bulunmuş oldu. Sürpriz de bu aşamada ortaya çıktı. Lukács’ın söz mevzusu belgelerin bazılarını tekrardan ele almış olduğu, kurşun kalemle sözcükleri değiştirdiği, cümleleri çıkardığı ve yeni ifadeler ya da kavramlar ilave ederek kenarlara notlar düşmüş olduğu anlaşıldı. Kitabı derleyen editörlerin ifadesiyle bu notlar “Lukács’ın kendi düşüncesini okuyuşunun ve kavramlarını bizzat tekrardan biçimlendirişinin direkt maddi kayıtları” durumundalar. Editörlere bakılırsa kitabın “Ultima Manus” doğrusu “Son El” adını almasının sebebi de Lukács’ın erken dönem yazılarına bizzat yapmış olduğu müdahalelerden kaynaklı.
György Lukács’ın 1900’lerin sonlarından 1910’ların başına uzanan yazılarına kendi eliyle yapmış olduğu düzeltmeler “Utolsó kéz / Ultima manus” adıyla LANA tarafınca yayımlandı. 16 metnin sekizinde Lukács’ın yapmış olduğu direkt düzeltme ve müdahaleler bulunuyor. Eserin Almanca ve İspanyolca çevirilerinin yayımlanması da planlanıyor. (LANA)
TRAJEDİNİN METAFİZİĞİ’NE YAKLAŞIK 60 MÜDAHALE
Belgelerin eleştirel fikir zamanı açısından en dikkat çekici bölümlerinden kabul edilen genç Lukács’ın temel güzel duyu çalışmalarından “Trajedinin Metafiziği”, 1911’de A Szellem dergisinde yayımlandı ve aynı yıl ‘Die Seele und die Formen'(Ruh ve Şekil/Biçim) içinde Almanca olarak yer aldı. Kardos’un yeni edisyon üstündeki incelemesine bakılırsa Lukács yalnızca bu metinde ortalama 60 düzeltme yapmış oldu. Bu değişikliklerin bir kısmı ise yazının direkt kurgusunu ve kavramsal anlamlarını değiştiriyor. Lukács mesela, Macarca metinde yapmış olduğu bir değişiklikle “bilinmeyen kuramsal sual” anlamına gelen bir ödat tamlamasını “epistemolojik / data kuramsal” anlamına gelen bir birleşik ödat ile değiştiriyor. Editörlerin altını çizdiği suretiyle bu tek değişim bile yazının felsefi anlamını değiştirerek tartışmayı epistemoloji alanına taşıyor. Başka bir yerde Heinrich Mann’ın adını çıkararak Friedrich Hebbel’i yerleştiriyor. Kitapta, Lukács’ın erken döneminde, dinamik canlılık ve karşıtlık-bütünlük ilişkisi kurulan temel kavramlarından “arzu” ve “şekil”e ilişkin fazlaca sayıda düzeltme de içeriyor. Derlenip kitap haline getirilen düzeltme ve yazılar, editörlerin ifadesiyle Lukács’ın “daha ilkin piyasaya sürülen metinlerine dönerek bazı kavram ve ifadelerini tekrardan ele aldığını” gözler önüne seriyor.
BİLİNMEYEN OSCAR WILDE ELEŞTİRİSİ
Derlemenin bir başka çarpıcı noktası ise Lukács külliyatına daha ilkin girmemiş bir Oscar Wilde yazısı. “Bunbury” başlıklı kısa tiyatro eleştirisi Wilde’ın “Ciddi Olmanın Önemi” adlı oyununu mevzu alıyor. Lukács’ın kupürün kenarına yazdığı notlara bakılırsa bu eleştiri 10 Mayıs 1907’de Magyar Hírlap gazetesinde de yayımlandı. Kitabın editörleri bu eleştirinin daha ilkin Lukács derlemelerine asla girmediğinin altını bilhassa çiziyorlar. Wilde’ın eserindeki karakterler popüler edebiyatta yer göğe sığdırılmazken 22 yaşındaki Lukács bu karakterlerdeki mekanikliği öne çıkarıyor ve karakterleri “paradoks otomatları” olarak değerlendiriyor. İnsan davranışlarının çağdaş yaşam içinde mekanikleşmesi ve biçimin insan üstünde kurduğu baskı üstüne bu erken gözlemler Lukács’ın çağdaş kültür eleştirisinin öne çıkmış olduğu gençlik dönemine ilişkin olmakla beraber sonraki döneminde yabancılaşma, metalaşma ve paracı modernitenin eleştirisine uzanacak düşünsel gelişiminin ilk izlerini göstermesi açısından kıymetli bir fırsat da sunuyor. Derlenip kitap haline getirilen belgeler, Marksist felsefenin 20. yüzyıldaki yönünü değiştiren temel düşünürlerden Lukács’ın, Kardos’un ifadesiyle hemen hemen yirmili yaşlarının başlangıcında “hareket halindeki düşüncesini” ortaya koyuyor.
