Vaka, 11 Haziran’da Aziziye ilçesi Kahramanlar Mahallesi’nde meydana geldi. Fahrullah Özdemir, jandarmayı arayıp, Ayhan Avcı’yı tarladaki kulübede kanlar içinde bulduğunu suç duyurusu etti. Bunun üstüne adrese jandarma ve sıhhat ekipleri sevk edildi. Meydana getirilen kontrolde Avcı’nın keskin bir alet ile başına ve boynuna vurularak öldürülmüş olduğu belirlendi. Vakayla ilgili Fahrullah Özdemir ile Avcı’nın 1 senelik eşi Gürcistan uyruklu Padına Avcı gözaltına alındı. 2 şüpheli, işlemleri sonrası tutuklandı. Padına Avcı ile Fahrullah Özdemir hakkında ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Erzurum 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde meydana getirilen yargılamada Padına Avcı, eşinin kendisini 1500 TL karşılığında başka erkeklerle ilişkiye zorladığını ileri sürerken, Fahrullah Özdemir ise tartıştığı Ayhan Avcı’nın bıçakla üstüne saldırdığını iddia etti. Fahrullah Özdemir, Ayhan Avcı’nın başına traktör ve römorku birbirine bağlayan başı topuzlu demir aparatıyla, Padına Avcı’nın ise kürek ile vurduğunu söylemiş oldu.
Erzurum 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Padına Avcı’ya (35) ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Fahrullah Özdemir’e ise ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası verdi. Her iki sanık için de haksız tahrik indirimi tatbik eden mahkeme, Avcı’nın cezasını 17 yıla, Özdemir’in cezasını ise 15 yıla düşürdü.
İSTİNAF TALEPLERİNİ REDDETTİ
Erzurum 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını istinafa taşıyan Padına Avcı’nın avukatı, dilekçesinde müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, tamamlanmamış araştırma yapıldığını, gerekçesiz karar verildiğini, mahkumiyete kafi kanıt bulunmadığını, beraat sonucu verilmesi icap ettiğini, haksız tahrikin derecesine ve lehe hükümlerin uygulanması icap ettiğini belirtti. Öteki sanık Fahrullah Özdemir’in avukatı ise dilekçesinde, tamamlanmamış araştırma yapıldığını, öldürme kastının bulunmadığını, suçun unsurlarının oluşmadığını, meşru müdafa ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğunu, haksız tahrikin derecesine ve lehe hükümlerin uygulanması icap ettiğini beyan etti.
HÜKÜMLERDE AYKIRILIK BULUNMADI
Sanık avukatlarının istinaf başvurularını değerlendiren Erzurum Bölge Adalet sarayı Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nin gerekçeli sonucunda, “Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına bakılırsa kafi olduğu anlaşılan delillerle beraber gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kati verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların kafi olduğu, tamamlanmamış incelemenin bulunmadığı, sanıkların adil yargılanma haklarının ihlal edilmediği, maktule yönelik eylemin sanıklar tarafınca düşünce ve fiil birliği içinde beraber hareket edilerek gerçekleştirildiğinin isabetli şekilde saptandığı, sanıkların eylemlerine uyan kabahat vasıflarının ‘Kasten öldürme’ ve ‘Nitelikli kasten öldürme’ olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, meşru müdafa ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında ve belirlenen indirim oranlarında isabetsizlik bulunmadığı; sanıklar hakkında uygulanması mümkün başkaca lehe yargı bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire bakılırsa ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır” ifadelerine yer verildi.
YARGITAY CEZALARI ONADI
Bunun üstüne sanık avukatları dosyayı temyiz için Yargıtay’a gönderdi. Dosyayı inceleyen Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, mahalli mahkemenin kararını onayladı. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi sonucunda, “Erzurum Bölge Adalet sarayı Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nin sonucunda sanık Padına müdafileri ve sanık Fahrullah müdafii tarafınca öne sürülen temyiz sebepleri ve meydana getirilen temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1’inci maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık Padına müdafilerinin tahliye talebinin reddine, karar verilmiştir” denildi.
