1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. Kanun-ı Esasi hangi padişah zamanında ilan edildi? Kanun-ı Esasi’nin tarihimizdeki önemi nedir?

Kanun-ı Esasi hangi padişah zamanında ilan edildi? Kanun-ı Esasi’nin tarihimizdeki önemi nedir?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yasama yılının açılışında Genel Kurul’da milletvekillerine seslendi. Seslenmesinin içinde Kanun-ı Esasi’den de bahsetti. Siyaet tarihimiz içinde mühim bir nokta olan Kanun-ı Esasi ise günün merak mevzularından birisi oldu. İşte merak edilenler…

KANUN-I ESASİ NE ZAMAN İLAN EDİLDİ?

Birinci Meşrutiyet, Osmanlı İmparatorluğu’nda 23 Aralık 1876’da II. Abdülhamid tarafınca duyuru edilen, anayasal monarşi rejiminin ilk periyodu. Bu devrin anayasası Kanun-ı Esasi, yürütme organı padişah II. Abdülhamid, yasama organı ise Meclis-i Umumi’dir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun ekonomik sorunları, 17. yüzyıldan itibaren toprak kaybetmesi ve devamlı bütçe açığı vermesiyle başladı. Avrupa devletleriyle imzalanan özgür tecim antlaşmalarıyla ülkeye giren mallardan düşük gümrük vergileri alınıyordu. Bu hem devletin gelirlerini azaltmış hem de yerli sanayinin gerilemesine yol açmıştı. Ekonomik sıkıntıların yanı sıra, bilhassa 1789 Fransız Devrimi’nin etkisiyle yayılan özgürlükçü düşünceler ve milliyetçilik akımı, Osmanlı İmparatorluğu’nu da sarstı. Balkanlar’da 19. yüzyılda bağımsızlık talebiyle ayaklanmalar çıktı. Balkanlarda ve Orta Doğu’da çıkar çatışmaları içindeki Avrupa devletleri ile Rusya Çarlığı’da da ara sıra bu hareketleri desteklediler. Osmanlı sınırları içindeki Müslüman olmayan halkların durumlarının düzeltilmesi nedeni öne sürülerek Osmanlı İmparatorluğu’nu reformlar hayata geçirmeye zorladılar. 1839’daki Tanzimat Fermanı ile 1856’daki Islahat Fermanı’nın ilanları bu tür koşullarda gerçekleşti. Bundan dolayı Osmanlı Devleti’ne kanun gücü girmiş, halkın can, mal, namus güvenlikleri sağlanmış, Islahat Fermanıyla da gayrimüslimlere bazı haklar verilmişti.

KANUN-I ESASİ TEMEL ÖZELLİKLERİ

Ülkemizdeki anayasacılık hareketlerinin, ilk olarak 19. Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkmış olduğu kabul edilmektedir. 1808 tarihindeki Sened-i İttifak, 1839 tarihindeki Tanzimat Fermanı ve 1856 tarihindeki Islahat Fermanı şeklinde belgeler, birer anayasa özelliği taşımamakla beraber, ileride ortaya çıkacak gerçek anayasacılık hareketlerinin ilk aşamalarını oluşturmuştur.

23 Aralık 1876 tarihinde kabul edilen Kanun-ı Esasi, ilk anayasamız olarak tarihteki yerini almış ve siyasal hayatta ilk kere anayasa ile kurulan parlamentolu bir dönem adım atmıştır.

119 maddeden oluşan Kanun-ı Esasi, yürürlükte kalmış olduğu süreler içinde 7 kez değişim görmüştür.

Kanun-i Esasi’nin tarihimizde yeri oldukça büyüktür. Kanun-i Esasi özelliklerini aşağıdaki şeklinde sıralamak mümkündür;

Osmanlı Devleti’nin ilk anayasasıdır,

Meşrutiyetin duyuru edilmesini elde etmiştir,

Mutlak monarşiyi sona erdirmiştir,

Halka ilk kere seçme seçilme hakkını tanımıştır,

12 bölümden oluşmaktadır,

121 maddeden oluşmaktadır,

Yürütme yetkisi Vekiller Heyeti’ne verilmiştir, bu heyetin başlangıcında ise padişah bulunmaktadır,
2 tane meclis bulunmaktadır, bunlar Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan’dır. Yasama yetkisi bu meclislere verilmiştir,

Meclisi açma ve kapama yetkisi padişahındır,

Meclis seçimleri 4 yılda bir yapılacaktır,

Kanun teklifi verme yetkisi bir tek hükümete aittir,

Padişaha kanunları veto hakkı tanınmıştır,

Kanunlar, şeriata uymak zorundadır,

Hükümetin sorumluluğu bir tek padişaha karşıdır.

Kanun-i Esasi maddelerinden mühimleri şunlardır;

Devletin başkenti İstanbul’dur.

Devletin resmi dili Türkçedir,

Devletin resmi dini İslam’dır,

Kanun-i Esasi ile alınan hiçbir karar İslam’a aykırı olması imkansız,

Saltanat ve hilafet, Osmanlı ailesinin en büyük çocuğuna aittir,

Yasama görevi Ayan Meclisi ve Mebusan Meclisi’ne verilmiştir,

Kanun teklifini sadece hükümet verebilir,

Hükümetin sorumluluğu meclise değil, padişaha karşıdır,

Meclisi açma ve kapama yetkisi padişahındır,

Meclis-i Mebusan üyeleri 4 yıl süre ile seçilecektir,

Bakanlar Kurulunun başı, Sadrazamdır,

Toplumsal haklar tanınmıştır,

Konut dokunulmazlığı ve iyelik hakkı şeklinde haklar güvence altına alınmıştır,

Padişahın cemiyet düzenini bozan kişiyi sürgün hakkı vardır,

İşkence ve eziyet yasaklanmıştır,

Vergi alımı kanun altına alınmıştır

KANUN-İ ESASİ SONUÇLARI

Kanun-i Esasi’nin neticeleri içinde en önemlisi, Osmanlı Devleti’nde mutlak monarşinin bitmesidir. Bu anayasa ile beraber Osmanlı Devleti’nde meşruti monarşi periyodu adım atmıştır. Şu demek oluyor ki meşrutiyet duyuru edilmiştir. Kanun-i Esasi, cumhuriyet yolunda atılan en mühim adımlar içinde yer almıştır. Padişahın yetkilerini oldukça sınırlandırarak, 1924 anayasasına yol hazırlamıştır.

Kanun-ı Esasi hangi padişah zamanında ilan edildi? Kanun-ı Esasi’nin tarihimizdeki önemi nedir?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com