Kanada Başbakanı Mark Carney’nin ekim ayında Türkiye’ye yapacağı ziyaret şimdiden merak mevzusu olmuş durumda. Ankara ile Ottawa arasındaki ilişkiler son dönemde belirgin halde hız kazanmıştır. İki ülke arasındaki mal ticareti 2025’te 4,3 milyar Kanada dolarını aşarken, Kanada’nın Türkiye’deki direkt yatırım stoku da üç yılda ortalama üç katına çıktı. Tecim dengesinin Türkiye lehine seyretmesi, yatırımların artması ve enerji ile savunmada yeni ortaklık alanlarının açılması, ihtimaller içinde Carney ziyaretinin önemini artırıyor. Öte taraftan Kanada’nın Türkiye’ye ihracatı ortalama 1,1 milyar Kanada doları olurken Türkiye’den yapmış olduğu ithalat 3,2 milyar Kanada dolarına yaklaştı. Böylece tecim dengesi ortalama 2,1 milyar Kanada dolarıyla Türkiye lehine oluştu.
CANDU’nun devreye girmesi Ankara açısından yalnızca yeni bir santral anlamına gelmiyor.
TÜRKİYE’NİN İHRACATI DÜŞÜK
Sadece Türkiye’nin Kanada’nın toplam dış ticaretindeki oranı halihazırda oldukça düşük. Bu tablo iki ülke açısından da gelişme alanının geniş olduğu şeklinde yorumlanıyor. Kanada’nın Türkiye’deki direkt yatırım stoku da son yıllarda süratli artmış vaziyette. 2022’de ortalama 1 milyar Kanada doları seviyesinde olan yatırımların 2025’te 3,3 milyar Kanada dolarına yükselmesi, Ottawa’nın Türkiye’ye yalnızca ihracat pazarı olarak bakmadığını ortaya koyuyor.
GÜMRÜK DUVARLARI İNEBİLİR
İki ülke arasındaki en somut dosyalardan biri özgür tecim anlaşması. Ankara ve Ottawa kapsamlı bir antak kalma için süreci başlatmış durumda. Carney ziyaretinin gerçekleşmesi halinde müzakerelerin hızlandırılması planlanıyor. Ihtimaller içinde bir antak kalma Türkiye açısından otomotiv yan sanayii, makine, beyaz eşya, demir-çelik, tekstil, hazır giyim ve savunma-havacılık ürünlerinde Kanada pazarına erişimi kolaylaştırabilir. Kanada ise Türkiye’de ziraat, enerji teknolojileri, havacılık, madencilik ve ileri endüstri ürünlerinde daha kuvvetli bir konum elde etmeyi hedefliyor.
ASIL BÜYÜK DOSYA: CANDU
Ziyaretin ekonomik kıymetini oldukca daha yukarı taşıyabilecek başlık ise nükleer enerji. Kanadalı Candu Energy ile Türkiye Nükleer Enerji AŞ içinde CANDU teknolojisinin Türkiye’de kullanılma ihtimalini araştıran bir mutabakat bulunuyor. Türkiye, 2050’ye kadar 20 bin megavatlık nükleer kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. Akkuyu’da Rus VVER teknolojisi kullanılırken ikinci ve üçüncü nükleer santraller için değişik ülkelerle görüşmeler sürüyor.
SEÇENEKLER ARASINDA
CANDU seçeneği, Türkiye’nin nükleer enerji programında teknoloji ve tedarik çeşitliliğini artırabilecek alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor. Ihtimaller içinde bir projede finansman modeli, elektrik üretim maliyeti, yakıt tedariği, teknoloji transferi, yerli endüstri katkısı ve atık yönetimi başlıca değerlendirme mevzuları olacak. Türkiye ile Kanada içinde hemen hemen kesinleşmiş bir reaktör seçimi ya da imzalanmış santral anlaşması bulunmuyor. Sadece yürütülen temaslar ve teknik görüşmeler, Kanada’nın nükleer enerji alanında Türkiye’nin değerlendirdiği seçenekler içinde yer aldığını gösteriyor.
ÜÇ ANA BAŞLIK
Analizlerde, Carney’nin Türkiye ziyaretinin gerçekleşmesi halinde tecim, müdafa ve nükleer enerjinin Ankara-Ottawa hattındaki yeni devrin üç ana başlığını oluşturacağına dikkat çekiliyor. Ihtimaller içinde bir özgür tecim anlaşmasının Türkiye’nin Kanada pazarına erişimini genişletebileceği, müdafa alanındaki işbirliğinin ise teknoloji ve ihracat yayınlarını artırabileceği belirtiliyor. CANDU seçeneğinin de Türkiye’nin nükleer enerji programında teknoloji ve tedarik çeşitliliğini güçlendirebilecek başlıklardan biri olduğu ifade ediliyor. Kanada açısından ise Türkiye’nin geniş pazarı, endüstri altyapısı, müdafa üretim kapasitesi ve Avrupa, Orta Doğu ile Orta Asya arasındaki konumu öne çıkıyor. Değerlendirmelerde, son yıllarda hız kazanan temasların tecim, müdafa ve enerji alanlarında daha kapsamlı bir ekonomik ve stratejik işbirliğine dönüşebileceği vurgulanıyor.
