Yargıtay, işten ayrılan işçilerin kullanmadıkları senelik izinler karşılığında hak kazandıkları ücretlere ilişkin zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğuna hükmetti. Kararda, bu sürenin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlamış olacağı açıklandı.
İş sözleşmesinden meydana gelen senelik izin tutarı alacaklarında, 2012-2017 yılları aralığında uygulanan 10 senelik zamanaşımı süresi, 2017’de yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 5 yıla indirildi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de daha önceki uygulamayı tekrardan değerlendirerek, ilgili dönemdeki senelik izin alacakları bakımından da 5 senelik zamanaşımının geçerli olduğu sonucuna ulaştı.
11 YILLIK ÇALIŞMANIN ARDINDAN DAVA AÇILDI
Karara mevzu vakada, 11 yıl süresince demir ustası olarak yurt dışındaki şantiyelerde çalışan D.K., emeklilik sebebiyle işten ayrıldı. Kullanmadığı senelik izinlerin ücretini alamayan işçi, ondan sonra yaşamını yitirdi. Bunun üstüne yakınları, işverene karşı İş Mahkemesi’nde alacak davası açtı.
Davacılar, merhum işçinin haftanın 7 günü çalıştığını ve çeşitli işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürdü. Bu kapsamda kıdem ve suç duyurusu tazminatı, senelik izin tutarı, fazla emek verme, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel dinlence ücretlerinin eğitim edilmesi talep edildi.
İnşaat şirketi ise alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak iş sözleşmesinin işin bitmesi sebebiyle sona erdiğini ve işçinin herhangi bir alacağının kalmadığını öne sürdü.
İŞ MAHKEMESI YILLIK İZİN ALACAĞINA HÜKMETTİ
İş Mahkemesi, Toplumsal Güvenlik Kurumu kayıtlarını ve dosyadaki belgeleri inceleyerek merhum işçinin davalı şirkette çalıştığını tespit etti. İşverenin, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini kanıtlayamadığı değerlendirilerek kıdem ve suç duyurusu tazminatına hak kazanıldığına karar verildi.
Mahkeme ek olarak işçinin emek verme süresi süresince toplam 110 gün senelik ücretli izne hak kazandığını belirtti. İşverenin izinlerin kullandırıldığını yada ücretlerinin ödendiğini kanıtlayamaması üstüne senelik izin alacağı yönünden de davanın kabulüne hükmedildi. Öteki bazı işçilik alacakları ise zamanaşımı nedeni öne sürülerek reddedildi.
Karara meydana getirilen itirazlar Bölge Adalet sarayı Mahkemesi tarafınca kabul edilmedi. Bunun üstüne dosya, işverenin temyiz başvurusu üstüne Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne taşındı.
YARGITAY KARARI BOZDU
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, senelik izin tutarı alacaklarında zamanaşımı süresinin 10 değil, 5 yıl olduğu sonucuna ulaştı. Daire, oy birliğiyle verdiği kararda, sürenin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başladığını altını çizdi.
Kararda, iş sözleşmesinin 4 Aralık 2013’te sona erdiği, davanın ise 24 Ekim 2019’da açıldığı açıklandı. Aradan 5 yıldan fazla süre geçmesi ve davalı tarafın süresinde zamanaşımı itirazında bulunması sebebiyle senelik izin alacağının zamanaşımı nedeni öne sürülerek reddedilmesi gerektiği ifade edildi.
Yargıtay, bu gerekçelerle Bölge Adalet sarayı Mahkemesi kararını bozdu.
İŞÇİLER İÇİN SÜREYE DİKKAT
Karar, kullanılmayan senelik izin ücretini talep etmek isteyen işçiler açısından zamanaşımı süresinin önemini bir kez daha ortaya koydu. İş sözleşmesi sona erdikten sonrasında senelik izin tutarına ilişkin talepte bulunacak işçilerin, 5 senelik süreyi dikkate alması gerekiyor.
Mühim detay: Zamanaşımı süresinin dolması, her durumda alacağın kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Somut vakada olduğu benzer biçimde, işverenin süresinde zamanaşımı itirazında bulunması davanın sonucunu etkileyebilir. Her uyuşmazlığın kendi koşulları ve uygulanacak hukuk kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
