1. Haberler
  2. Yerel
  3. İki ülkenin kaos planı, Türkiye’ye iki cepheli tuzak mı?

İki ülkenin kaos planı, Türkiye’ye iki cepheli tuzak mı?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suudi Arabistan’ın en eleştiri petrol damarlarından Doğu-Batı Boru Hattı’nın Irak’tan havalandığı açıklanan İHA’larla vurulması, Orta Doğu’daki savaşın yeni bir evreye geçtiğini gösterdi. İran bağlantılı vekil güçlerin Irak ve Yemen hattındaki hareketliliği artarken, İsrail’in Suriye ve Irak’taki güvenlik stratejisi de Türkiye’nin çevresindeki baskıyı artırıyor. Stratejistlere bakılırsa Mekke Anlaşması sonrasında Ankara açısından en büyük çekince, provokasyonlarla direkt bölgesel çatışmanın içine çekilmek.

İKİ AYRI BASKI NOKTASI

Orta Doğu’daki son kırılma Suudi Arabistan’ın enerji güvenliğinin omurgalarından biri kabul edilen Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nda yaşandı. Riyad yönetimi, hattın birden fazla İHA ile hedef alındığını ve araçların Irak topraklarından havalandığını deklare etti. Saldırının peşinden hat güvenlik nedeni öne sürülerek tedbiren kapatıldı. Saldırının derhal peşinden Yemen’de İran destekli Husilerin Babülmendep çevresindeki hareketliliği tekrardan gündeme geldi. Böylece Hürmüz’den Kızıldeniz’e uzanan enerji ve güvenlik kuşağında iki ayrı baskı noktası ortaya çıktı. Stratejistlere bakılırsa deposu tartışmalı İHA’lar, vekil milisler ve sabotajlar, bölgesel savaşın genişletilmesinde giderek daha çok kullanılıyor.


İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, seçimleri kazanmak için her fırsatta Türkiye’ye yönelik açıklamalarda bulunuyor. Fotoğraf: Reuters

MEKKE SONRASI YENİ DENKLEM

Türkiye açısından tabloyu değiştiren en mühim gelişmelerden biri ise Suudi Arabistan ve Pakistan ile kurulan yeni müdafa mekanizması. Mekke Anlaşması sonrasında Suudi Arabistan’a yönelik her büyük hücum Ankara açısından da yeni bir güvenlik tartışması yaratıyor. Türkiye anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını bilhassa vurguluyor. Buna karşın sahadaki gelişmeler Ankara’yı giderek daha kırılgan bir denklemin içine çekiyor.

İRAN’IN VEKİL GÜÇ KARTI

Meydana getirilen analizlerde İran’ın bölgesel güvenlik mimarisinin en mühim unsuru olarak vekil güç ağı gösteriliyor. Analizlere bakılırsa Irak’taki Şii milis yapılanmaları ve Yemen’deki Husiler, Tahran’a rakiplerini baskı altında tutarken saldırılarla arasına siyasal mesafe koyma imkanı sağlıyor. Stratejistlere bakılırsa Ankara’nın Suudi Arabistan ve Pakistan ile yeni müdafa sistemine dahil olması, İran’ın bölgesel hesaplarını da etkiliyor.

İSRAİL’İN KUŞATMA STRATEJİSİ

Denklemin öteki tarafında ise İsrail bulunuyor. İsrail, İran’ın bölgesel nüfuzunu kırmak amacıyla Suriye, Irak ve Lübnan hattında daha saldırgan bir güvenlik politikası yürüttüğünün altı çiziliyor. Jeostrateji Uzmanı-Araştırmacı Dr. Ahmet Uslu’ya bakılırsa, Bu strateji yalnızca İran’ı hedef almıyor; Suriye ve Irak’taki güç dengelerini değiştirerek Türkiye’nin güneyindeki jeopolitik alanı da etkiliyor. Bilhassa Suriye’nin doğusu ve Irak sınırı, Türkiye açısından eleştiri ehemmiyet taşıyor.

EN KRİTİK HAT IRAK-SURİYE

Internasyonal İlişkiler Uzmanı Umur Tugay Yücel ise Türkiye açısından en kırılgan bölgenin Irak-Suriye ekseni olduğuna dikkat çekiyor. Yücel, “Irak merkezi yönetiminin silahlı grupları denetim etmekte zorlanması halinde ülke, İran-Suudi Arabistan hesaplaşmasının yeni cephesine dönüşebilir. Türkiye’nin temel önceliği askeri caydırıcılığı artırırken provokasyonlara karşı kontrollü hareket etmek olmalı” diyor.

EN BÜYÜK TEHLİKE SABOTAJLAR

Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise bölgesel kaos ortamında hem İran’ın vekil güçlerine hem de İsrail istihbaratının örtülü operasyonlarına dikkat çekiyor. Köni, Türkiye açısından en büyük riskin direkt taraf olmaktan fazlaca, deposu belirsiz saldırılar üstünden çatışmanın içine çekilmek bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor: “İran’ın vekil güçler üstünden yürüttüğü faaliyetler kadar İsrail istihbaratının örtülü operasyonları da bölgedeki belirsizliği artırıyor. İki tarafın birbirine karşı yürüttüğü operasyonlar ara sıra Türkiye açısından aynı güvenlik riskini üretiyor. İran’ın vekil unsurları Irak ve Suriye hattında baskı yaratırken, İsrail’in İran’ı çevreleme stratejisi de Türkiye’nin güneyindeki hareket alanını daraltıyor. Aslolan çekince ise faili ve çıkış noktası tartışmalı İHA, roket ve sabotaj saldırıları. Bu şekilde bir hücum Suudi Arabistan’da, Irak’ta ya da Suriye sahasında yeni bir kriz zincirini tetikleyebilir. Yeni Orta Doğu harbinde en tehlikeli unsurlardan biri belirsizlik.”

İki ülkenin kaos planı, Türkiye’ye iki cepheli tuzak mı?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com