1. Haberler
  2. Yerel
  3. İki boğaz, üç deniz! İran cepheyi büyütecek mi?

İki boğaz, üç deniz! İran cepheyi büyütecek mi?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Orta Doğu’daki gerilim büyürken, savaşın küresel arenaya yayılma riski de bulunuyor. İran lideri Mojtaba Khamenei’nin danışmanı Yahya Rahim Safevi’nin geçtiğimiz gün yapmış olduğu izahat, bölgedeki savaşın geleceğine ilişkin bugüne kadarki en geniş coğrafi tehditlerden biri olarak dikkat çekti. Safevi, çatışmanın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e yayıldığını belirtirken, ABD ya da İsrail’den yeni saldırılar gelmesi halinde cephenin Hint Okyanusu’na, hatta daha ötesine taşınabileceğini söylemiş oldu.

HÜRMÜZ TEK CEPHE DEĞİL

İran’ın senelerdir elindeki en mühim jeopolitik koz ise Hürmüz Boğazı. Nitekim, Basra Körfezi’nden çıkan petrol ve LNG tankerlerinin mühim kısmı bu dar geçitten dünya pazarlarına ulaşıyor. Sadece son aylarda savaşın ağırlık merkezi batıya, Yemen ve Kızıldeniz hattına da kaymış durumda. İran’la yakın ilişkileri bulunan Husilerin Yemen’in batı sahilinde ilerleyerek Babülmendep’e yaklaşması, ikinci tehlikeli sonuç boğazı da savaşın merkezine taşıdı. Stratejistler ise ısrarla Husilerin Mocha ve Haniş Adaları çevresindeki ilerleyişinin Babülmendep üstündeki baskıyı ciddi şekilde artırdığına dikkat çekiyor.


Analistlere bakılırsa Amerikan donanmasının Ortadoğu-Hint Okyanusu hattındaki uzun soluklu konuşlanması bakım ve lojistik sistemleri üstünde baskı yaratırken, Safevi’nin ABD’nin bölgedeki deniz gücüne gönderme yapmış olduğu vurgulanıyor.

ABD DONANMASINA GÖNDERME!

Analistlere bakılırsa İran’ın niçin bilhassa “Hint Okyanusu” ifadesini kullandığını idrak etmek için Amerikan donanmasının bölgedeki konuşlanmasına bakılması gerekiyor. ABD’nin İran operasyonlarını destekleyen USS George Washington tayyare gemisi Arap Denizi’nde etkinlik gösterirken aynı bölgede amfibi unsurlar ve oldukça sayıda destroyer bulunuyor.

HUSİLER DENKLEMİN AYAĞI

İran açısından Yemen’deki Husiler de tehlikeli sonuç önemde. Tahran, grup üstünde direkt operasyonel denetim sahibi bulunduğunu reddederken ABD, Suudi Arabistan ve Batılı ülkeler İran’ın Husilere destek verdiğini korumak için çaba sarfediyor. Analizlerde Husi etkinliğinin Babülmendep çevresinde artması halinde İran’ın Hürmüz üstündeki baskısıyla Yemen kaynaklı Kızıldeniz baskısının aynı anda devreye gireceği de gündeme getiriliyor.

SUUDİ ARABİSTAN MERKEZDE

Yeni denklemin en kırılgan ülkelerinden biri ise Suudi Arabistan olarak gösteriliyor. Riyad bir taraftan Basra Körfezi’ndeki İran tehdidini hesaba katarken öteki taraftan Yemen sınırındaki Husi saldırılarıyla karşı karşıya bulunuyor. Yemen cephesinin büyümesi, Riyad’ın tekrardan geniş çaplı bir askeri çatışmanın içine çekilmesi riskini de bununla beraber getiriyor. Haritada savaşın kilit ülkelerinden bir diğeri ise Umman. Hürmüz Boğazı’nın İran’ın karşısındaki kıyısını denetim eden ülke bununla beraber direkt Arap Denizi’ne açılıyor. Umman, bununla beraber uzun senelerdir İran ile ABD arasındaki en mühim arabuluculuk kanallarından biri konumunda. Çatışmanın Arap Denizi’ne doğru genişlemesi Maskat’ın kırılgan denge politikasını da zorlayacağı analizlerden yansıyor.

FÜCEYRE HATTI KRİTİK

Birleşik Arap Emirlikleri ise Hürmüz riskine karşı senelerdir alternatif enerji güzergahları geliştiriyor. Bilhassa Füceyre Limanı, Hürmüz Boğazı haricinde bulunması sebebiyle stratejik kıymet taşıyor. Sadece savaşın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na taşınması halinde Hürmüz’ü bypass eden hatların güvenliğinin tartışmalı hale geleceği belirtiliyor. İran’ın Hint Okyanusu mesajı bu açıdan yalnız askeri değil, Körfez ülkelerinin enerji güvenliğine yönelik de mühim bir uyarı niteliği taşıyor.

Uzman isim yorumladı!

“PAKİSTAN KİLİT ÜLKE”

Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise son gelişimleri değerlendirirken, tablonun artık yalnızca İran ile İsrail arasındaki bir çatışma olarak okunamayacağını belirterek şunları söylüyor: “İran’ın Hint Okyanusu mesajı aslına bakarsak savaşın coğrafyasının ne kadar genişleyebileceğini gösteriyor. Hindistan burada direkt hedef değil sadece enerji güvenliği ve deniz ticareti açısından en fazla etkilenecek ülkelerden biri. Pakistan ise hem İran’a komşu olması hem Suudi Arabistan’la yakın ilişkileri sebebiyle oldukça kırılgan bir noktada.”

“AVRUPA BİLE MÜDAHİL OLUR”

“Eğer çatışma Arap Denizi’ne taşınırsa yalnız bölge ülkeleri değil, Avrupa da denklemin içine girer. Şu sebeple Kızıldeniz, Babülmendep, Hürmüz ve Hint Okyanusu birbirinden ayrı alanlar değil; dünya enerji ve tecim sisteminin birbirine bağlı damarları. İran’ın vermek istediği esas bildiri, yeni bir saldırının karşılığının yalnız roket ve İHA ile sınırı olan kalmayacağı şeklide. Tankerlerin rotasının değişmesi, sigorta ve navlun fiyatlarının yükselmesi, limanların riskli hale gelmesi bile küresel ekonomiyi sarsabilir. Bu durumda savaşın cephesi ülkelerin sınırlarından çıkar, dünya tecim yollarına göç eder.”

İki boğaz, üç deniz! İran cepheyi büyütecek mi?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com