Yemen’de İran’la bağlaşık Ensarullah hareketinin, yaygın adıyla Husilerin ilerleyişi, 2 Kasım’da Aden’in 80 kilometre yakınındaki Lahic vilayetine ulaştı. Internasyonal haber ajanslarına konuşan dört askeri kaynağa bakılırsa Husi birlikleri, Taiz ile Aden arasındaki stratejik güzergah üstünde bulunan El-Mekatıra ilçesini ele geçirerek Tur el-Baha yönünde ilerledi. Çatışmalar, Aden’e ulaşan başlıca kara yollarından birinin yakınındaki askeri kampta yoğunlaştı. Husilerin eylülde Kızıldeniz kıyılarında başlatmış olduğu harekat, ekimde Taiz’in kuşatılması ve Aden’e yönelik roket saldırılarıyla genişledi. Yemen’in internasyonal alanda tanınan hükümeti ise Suudi Arabistan’ın hava desteğiyle karşı saldırılar yürütüyor. Son gelişme, 2022’de Birleşmiş Milletler arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesin peşinden yaşanmış olan görece sakin devrin sona erdiğini ve Yemen savaşının tekrardan bölgesel çatışmanın merkezine yerleştiğini gösteriyor.
Husiler, Yemen’in geçici başkenti Aden’in 80 kilometre yakınına ilerledi. İran’ın desteğiyle roket ve İHA kapasitesini geliştiren terör örgütü, Suudi petrol tesislerini ve Kızıldeniz’deki deniz trafiğini hedef alırken Yemen’de yeni bir cephe açtı. (Reuters)
1990’LARDA DOĞDULAR, 2014’TE BAŞKENTİ ALDILAR
Husilerin kökeni, Yemen’in kuzeyindeki Saada bölgesinde 1990’larda güçlenen Zeydi dini ve siyasal canlanma hareketine dayanıyor. Hareketin önde gelen isimlerinden Hüseyin Bedreddin el-Husi, merkezi yönetimin yolsuzluklarını, ekonomik eşitsizlikleri ve ABD’nin bölgedeki tesirini eleştirerek yandaş topladı. 2004’te hükümet güçleriyle başlamış olan silahlı çatışmalarda Hüseyin el-Husi öldürüldü; hareketin liderliği kardeşi Abdülmelik el-Husi’ye geçti. 2004-2010 içinde Yemen ordusuyla altı ayrı harp yaşayan Husiler, 2011’deki halk ayaklanmasının peşinden derinleşen siyasal boşluktan yararlandı. Eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’e bağlı askeri birliklerle kurmuş oldukları ittifak, ağır silahlara ve devlet ordusunun bazı unsurlarına erişimlerini kolaylaştırdı. Eylül 2014’te başkent Sana’yı, Ocak 2015’te Cumhurbaşkanlığı sarayını ele geçirdiler. Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi Aden’e, peşinden Suudi Arabistan’a çekildi. Riyad öncülüğündeki koalisyon Mart 2015’te ABD’nin danışma ve lojistik desteğiyle Yemen’e askeri müdahale başlattı. Sadece senelerce devam eden bombardımanlar, kuşatım ve kara savaşına karşın Husiler kuzeydeki hakimiyetlerini korudu. 2017’de Salih’le ittifaklarının kopması ve Salih’in öldürülmesi de terör örgütünün askeri örgütlenmesini dağıtmadı.
İRAN’IN DESTEĞİYLE FÜZE VE İHA GÜCÜ
Husilerin askeri kapasitesindeki dönüşümde İran’ın sağlamış olduğu tabanca, eğitim, teknik data ve lojistik destek mühim rol oynadı. Birleşmiş Milletler uzman raporları ve Batılı danışma değerlendirmeleri, İran bağlantılı ve ağırlıkla deniz üstünden kurulan tedarik ağları üstünden Yemen’e roket parçaları, insansız hava aracı bileşenleri ve çeşitli silahların ulaştırıldığını ortaya koydu. Tahran ise tabanca ambargosunu ihlal ederek Husileri donattığı suçlamalarını reddediyor. Hareket, zaman içinde Yemen ordusundan ele geçirdiği cephaneyle dışarıdan sağlanan teknolojiyi birleştirerek balistik roket, seyir füzesi, silahlı insansız hava aracı ve patlayıcı yüklü deniz araçları kullanabilen bir güce dönüştü. Eylül 2019’da Suudi Arabistan’ın Abkayk ve Hurays petrol tesislerine düzenlenen saldırıyı Husiler üstlendi; sadece ABD ve Suudi Arabistan saldırının direkt İran’dan gerçekleştirildiğini savundu. 2026’da tekrardan başlamış olan çatışmalarda Husiler, Riyad’daki Kral Halid Internasyonal Havalimanı’nı, Abha Havalimanı’nı, Rabig rafinerisini, Yenbu’daki petrol tesislerini ve Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı hedef aldıklarını deklare etti. Suudi koalisyonu, yalnızca ekim ortasına kadar Riyad havalimanına 20 hücum düzenlendiğini, 17 kişinin öldüğünü ve 333 kişinin yaralandığını bildirdi. Iktisat uzmanlarına bakılırsa petrol boru hatları ve Kızıldeniz ihracat terminallerinin hedef alınması, Suudi Arabistan’ın Hürmüz’e alternatif enerji sevkiyat kapasitesini de tehdit ediyor.
ADEN’İN DÜŞMESİ NE ANLAMA GELİR?
Husiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının peşinden Ekim 2023’te İsrail’e roket ve İHA saldırıları başlattı; kasım ayından itibaren Kızıldeniz’deki tecim gemilerini hedef aldı. Ocak 2024’ten itibaren Amerikan harp gemilerine de saldırılar düzenlediler. ABD ve İngiltere, 2024 ve 2025 süresince Yemen’deki Husi hedeflerini bombaladı. Tecim gemilerine yönelik saldırılar ise, internasyonal deniz taşımacılığında ciddi aksamalara niçin oldu ve fazlaca sayıda firmanın Süveyş Kanalı yerine Afrika’nın güneyinden geçen daha uzun güzergahları kullanmasına yol açtı. Eylül 2026’da Husiler, Kızıldeniz kıyısındaki ilerleyişleriyle Babülmendep Boğazı ve Perim Adası çevresinde stratejik kazanımlar elde etti. Ekimde Suudi Arabistan destekli Yemen birlikleri bazı kıyı bölgelerini geri aldı; sadece Husiler bu kez de Taiz-Aden hattında ilerlemeyi sürdürdü. 15 Ekim’de Aden’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na düzenlenen saldırıda beş şahıs öldü, 16 şahıs yaralandı. Aden Havalimanı ve sahil güvenlik tesisleri de hedef alındı. Son çatışmalar Taiz’in kuşatılması sebebiyle 100 binden fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Husilerin Aden’e yaklaşması, Suudi Arabistan’ın da desteklediği merkezi hükümetin başlıca merkezini ve Babülmendep çevresindeki tüm askeri ve ticari dengeleri tehdit ediyor.

