ABD’de 3 Kasım ara seçimlerinde Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem Senatoda çoğunluğu kazanmasının arkasından Trump, İran savaşının Cumhuriyetçilerin yenilgisindeki rolünü ilk kez açıkça kabul etti. Fox News ve Wall Street Journal’a konuşan Trump, İran’ın seçim sonucunda etkili bulunduğunu söylemiş oldu. Bununla beraber savaşı başlatmakla doğru karar verdiğini ve aynı koşullarda tekrardan yapacağını savundu. Başkan Yardımcısı JD Vance ise oldukca daha açık konuşarak yenilginin nedenini açıkça harp olarak gösterdi. Cenk İsrail’de Binyamin Netanyahu’nun koalisyonunu da dağıttı. Askeri uzmanlara nazaran İran ise toparlandı ve ihtimaller içinde ikinci bir muharebeye hazır duruma geldi.
İran’a karşı İsrail ile beraber harp başlatan Donald Trump, Cumhuriyetçilerin seçim yenilgisinde savaşın rolünü kabul etti. Cenk İsrail’i de vurdu. Ülkede Binyamin Netanyahu, muhalefetin hükümet kurma girişimiyle karşı karşıya. (Reuters)
TRUMP: SAVAŞ YÜZÜNDEN KAYBETTİK
Trump, 4 Kasım’da gazetecilere yapmış olduğu açıklamada İran’a yönelik askeri müdahalenin lüzumlu bulunduğunu savunurken savaşın Cumhuriyetçilerin seçim kaybında büyük rol oynadığını kabul etti. Vance ise savaşın maliyetinin ve ABD’nin İsrail ile ilişkilerinin seçmenler içinde ciddi hastalık yarattığını belirtti. ABC News’in seçim araştırmasına nazaran seçmenlerin yüzde 34’ü İran savaşını oy tercihleri açısından belirleyici önemde görmüş oldu. Artan benzin, enerji tutarları ve yaşam maliyetleri Demokratların seçim kampanyasının temel başlıkları arasındaydı. Trump’ın 2024’te yeni savaşlar başlatmama sözü vermesine karşın İran’a saldırması, kendi siyasal tabanında da tartışmalara niçin oldu. Demokrat Senato lideri Chuck Schumer, yeni Kongrenin hedeflerinden birinin savaşı sona erdirmek bulunduğunu deklare etti.
47 MİLYAR DOLARLIK SAVAŞ
Pentagon verilerine dayanan 27 Ekim tarihindeki araştırmaya nazaran ABD’nin İran savaşındaki askeri harcamaları 47 milyar doları aştı. Bu tutarın 29 milyar dolarından fazlası tüketilen mühimmatın, 6 milyar dolarından fazlası ise kaybedilen askeri vasıta ve sistemlerin yenilenmesi için öngörülüyor. Üstelik İran saldırılarında hasar gören Amerikan üslerinin onarım maliyetleri bu hesaplamaya dahil değil. Wall Street Journal’ın uydu görüntülerine dayanan incelemesinde, üslerdeki hasarın 5 ila 15 milyar dolar içinde olabileceği açıklandı. Associated Press’in araştırması ise İran ve İran bağlantılı güçlerin saldırılarında Orta Doğu’daki 26 Amerikan askeri tesisi ve üssünün zarar gördüğünü ortaya koydu. Savaşın ekonomik faturası yalnızca askeri bütçeyle sınırı olan kalmadı. Savaşla beraber Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksaması, petrol fiyatlarını yükselterek Amerikan halkının enerji ve ulaşım giderlerini hızla artırdı.
İRAN AYAKTA VE HAZIR HALE GELDİ
Londra merkezli Internasyonal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün 30 Ekim’de yayımladığı kapsamlı harp değerlendirmesine nazaran ABD ve İsrail, İran’ın kısa süre içinde teslim olacağını yada çökeceğini öngörerek harekete geçti. Sadece İran yönetimi ayakta kaldı; roket ve İHA saldırılarıyla Amerikan üslerine, İsrail’e ve Körfez ülkelerine ağır maliyetler yükledi. Enstitü, İran’ın Hürmüz Boğazı üstündeki coğrafi avantajını kullanarak savaşın ekonomik neticelerini küreselleştirdiğini belirtti. Washington merkezli Stimson Center’ın 22 Eylül tarihindeki analizinde İran’ın nükleer programını sona erdirme, roket üretimini yok etme ve bölgesel askeri kapasitesini ortadan kaldırma hedeflerinde kalıcı ilerleme sağlanamadığını altını çizdi. Başlangıçta rejim değişikliğini de gündeme getiren Trump harp kabinesinin askeri faaliyetleri zaman içinde Hürmüz’deki deniz ulaşımını tekrardan açma hedefine yoğunlaştı. İran büyük askeri ve ekonomik kayıplar yaşamasına karşın ABD-İsrail saldırılarının amaçladığı siyasal netice ortaya çıkmadı.
SAVAŞ NETANYAHU’YA DA BEDEL ÖDETİYOR
İsrail’de 27 Ekim’de meydana getirilen genel seçimlerin arkasından Netanyahu’nun tekrardan hükümet kurup kuramayacağı belirsizliğini koruyor. Karşıcılık partileri eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’u başbakan talibi olarak desteklerken Filistinli partilerin oluşturduğu Ortak Sıralama de 5 Kasım’da Eisenkot’a destek vereceğini deklare etti. Filistinli partiler seçimde 19 milletvekilliği kazanarak yeni hükümetin kurulmasında belirleyici konuma geldi. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un hükümeti kurmakla görevlendireceği adı pazar günü açıklaması planlanıyor. İsrail medyasındaki yorumlara nazaran Netanyahu’nun İran harbinde hedeflediği rejim değişikliğinin gerçekleşmemesi, savaşın ekonomik yükü ve Trump’ın ABD Kongresindeki desteğini kaybetmesi, İsrail hükümeti üstündeki baskıyı artırıyor.

