Bilim dünyası gezegenimizin artık insan merkezli dönüşümlere maruz kalmış olduğu “Antroposen Çağı”na girdiğini tartışırken, dünyaca meşhur tıp dergisi bu çağdaki beslenme tarzının iyi mi olması gerektiği üstüne bir rapor yayınladı. Mecmua tarafınca kurulan Antroposen’de Besin Komisyonu tarafınca hazırlanan “Sürdürülebilir Besin Sistemlerinden Sıhhatli Beslenmeye” başlıklı rapor hem besin zincirlerinin güvenliğini hem de yeni dünyada sıhhatli beslenmeyi bir arada inceliyor.
Küresel beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinin yılda ortalama 15 milyon erken ölümü önleyebileceği belirtiliyor.
İSTİKRARLI DÖNEMİN SONU
Raporda bu amaç şu şekilde ifade ediliyor: “Besin, Dünya’da insan sağlığını ve çevresel sürdürülebilirliği optimize etmenin en kuvvetli kaldıracıdır. Sadece besin şu anda hem insanları hem de gezegeni tehdit etmektedir. İnsanlığın karşı karşıya olduğu en büyük güçlük, büyüyen dünya nüfusuna sürdürülebilir besin sistemleriyle sıhhatli beslenme sağlamaktır. Küresel besin kalori üretimi genel olarak nüfus artışıyla aynı hızda seyretse de, 820 milyondan fazla insan hâlâ kafi gıdaya haiz değil ve fazlaca daha fazlası düşük kaliteli gıdalar tüketiyor. Sağlıksız beslenme artık alkol, uyuşturucu ve tütün kullanımının toplamından daha büyük bir hastalık ve ölüm riski oluşturmaktadır. Küresel besin üretimi, iklim istikrarını ve ekosistem direncini tehdit etmekte ve çevresel bozulmanın ve gezegen sınırlarının aşılmasının en büyük itici gücüdür. Hepsi bir arada ele alındığında netice vahimdir.”
BAZI GIDALAR BİTECEK
2050 yılına kadar sıhhatli beslenmeye geçişin, beslenme alışkanlıklarında mühim değişimler getireceği kaydedilen raporda “Küresel meyve, sebze, kuruyemiş ve baklagil tüketiminin iki katına çıkması ve kırmızı et ve şeker şeklinde gıdaların tüketiminin yüzde 50’den fazla azaltılması gerekecektir. Hayvansal gıdaların daha azca tüketildiği bir beslenme düzeni hem sıhhat hem de çevre açısından daha iyi sonuçlar sağlar” deniliyor. Raporda sıhhatli beslenme ve sürdürülebilir besin üretimi için ilk kez bilimsel hedefler belirlenirken, “2050 yılına 10 milyar insanı sıhhatli bir rejimle beslemek hem mümkün hem de lüzumlu” ifadelerine yer veriliyor.
En varlıklı yüzde 30’luk kesim, besin kaynaklı çevresel etkilerin yüzde 70’inden fazlasından görevli.
TEMEL ÖZELLİKLER
Gezegen rejiminin, tam tahıllar, sebzeler, meyveler, baklagiller ve kuruyemişler açısından varlıklı; kırmızı et ve ilave şeker açısından ise düşük bulunduğunu vurgulayan Beslenme ve Rejim Uzmanı Tuğba Tapan Kayan Haber Global Web Hususi’e şu detayları aktardı: “Gezegen rejimi, insan sağlığını iyileştirirken çevresel tesirleri (sera gazı salımı, su ve toprak kullanımı, biyoçeşitlilik kaybı) azaltmayı hedefler. Diyetin temelinde, hayvansal ürünlerin azaltılması ve bitkisel gıdaların artırılması vardır.”
NEDEN ÖNEMLİDİR?
İşte Kayan’ın aktardığı diyetin temelleri:
Sıhhat Açısından: Yüksek uyum, tüm nedenlere bağlı ölüm, kardiyovasküler hastalık, tip 2 diyabet, bazı kanserler ve bilişsel gerileme riskinde azalma ile ilişkilidir.
Çevresel Sürdürülebilirlik: Rejim, sera gazı emisyonlarını ve naturel kaynak kullanımını azaltır; çevre dostu beslenme ile insan sağlığı içinde kuvvetli bir uyum olduğu gösterilmiştir.
Küresel Tesir: Geniş çaplı benimsenmesiyle yılda 15 milyon ölüme kadar önlenebileceği tahmin edilmektedir.
GÜÇLÜ BİR MODEL
“Gezegen rejimi, hem insan sağlığını hem de gezegenin sürdürülebilirliğini destekleyen bilimsel olarak kuvvetli bir modeldir. Kronik hastalık riskini azaltırken çevresel yükü de düşürür. Sadece, mikrobesin eksiklikleri ve bölgesel uyum farklılıkları şeklinde mevzularda daha çok araştırmaya gereksinim vardır.”
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
