Türkiye ile Yunanistan içinde son yıllarda ara sıra düşen gerilim, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki yeni askeri hamlelerle tekrardan yükselişe geçti. Atina yönetiminin bilhassa askerden arındırılmış statüde bulunması ihtiyaç duyulan bazı Ege adalarında askeri varlığını çoğaltması, Ankara’nın sert tepkisine niçin olurken, son olarak Kerpe (Karpathos) Adası’na Patriot hava müdafa sistemi konuşlandırılması iki ülke arasındaki “silahlandırılmış adalar” tartışmasını tekrardan gündemin merkezine taşıdı. Atina yönetimi Patriotları çekme sonucu alırken Yunan basınına yansıyan bilgilere gore bu kez de adaya Mirage 2000 jetleri jetleri konuşlandırılacak.
Son gelişmeler Türkiye-Yunanistan hattında yumuşama sürecini münakaşaya açabilir.
TEHLİKELİ BİR ADIM
Ekathimerini gazetesinin İngilizce edisyonunda yer edinen haberlerde, Atina’nın Türkiye’nin bölgedeki planlarından “davranışlarında ölçülü” olduğu ve müdafa kapasitesini artırmaya yönelik yeni adımlar attığı açıklandı. Yunanistan, stratejik konumuyla dikkat çeken Kerpe Adası’na Patriot hava müdafa sistemi sevk etmişti. Yunan kaynakları bu konuşlandırmanın İran kaynaklı ihtimaller içinde tehditler ve bölgesel güvenlik riskleri sebebiyle yapıldığını savunsa da, Ankara gelişmeyi direkt Ege’deki askeri dengeyi etkileyen bir adım olarak değerlendirmişti.
SEVKİYAT DEVAM EDİYOR
Türkiye uzun senelerdir Lozan Sulh Antlaşması ve Paris Antlaşması kapsamında askerden arındırılmış olması ihtiyaç duyulan bazı Ege adalarının silahlandırıldığını belirtiyor. Ankara, Yunanistan’ın bilhassa Doğu Ege adalarında sürdürdüğü askeri tahkimat faaliyetlerinin internasyonal hukuka açık şekilde aykırı bulunduğunu vurguluyor. Türkiye, Atina yönetiminin senelerdir adalara zırhlı araçlar, ağır silahlar, radar sistemleri ve hava müdafa unsurları sevk ettiğini belirterek bunun yalnızca müdafa amaçlı rutin etkinlik olarak gösterilemeyeceğini ifade ediyor.
İŞTE O ADALAR
Türkiye’nin itiraz etmiş olduğu adalar içinde Lozan Antlaşması kapsamındaki Midilli, Sakız, Sisam, İkarya ve Limni şeklinde Doğu Ege adalarının yanı sıra Paris Antlaşması ile Yunanistan’a devredilen sadece silahsız statü şartı bulunan On İki Ada’daki Rodos, İstanköy ve Kerpe de bulunuyor. Bilhassa son yıllarda bu adalarda askeri üslerin genişletildiği, yeni radar sistemleri kurulduğu ve Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin yoğun askeri etkinlik yürüttüğü yönündeki görüntüler ve raporlar Ankara’nın diplomatik girişimlerini artırmasına niçin oldu.
KERPE’NİN ÖNEMİ NE?
Kerpe Adası’na konuşlandırılan Patriot sistemi ise Türkiye açısından ayrı bir ehemmiyet taşıyor. Coğrafi konumu sebebiyle Doğu Akdeniz ile Ege arasındaki geçiş hattında bulunan ada, hem hava kontrolü hem de deniz trafiği açısından stratejik kabul ediliyor. Türk güvenlik kaynaklarına gore Patriot sistemi yalnızca müdafa amaçlı değil; bölgedeki askeri dengeyi değiştirebilecek kapasiteye haiz. Ankara, NATO sistemleriyle entegre çalışan bu tür konuşlandırmaların Türkiye’nin hava hareketliliğini seyretme ve baskılama amacı taşıyabileceği görüşünde.
‘MEŞRU MÜDAFAA’ GEREKÇESİ
Yunanistan ise Türkiye’nin itirazlarını reddediyor. Atina yönetimi, adaların silahlandırılmasının “meşru savunma hakkı” kapsamında değerlendirilmesi icap ettiğini korumak için çaba sarfediyor. Yunan yetkililer, Türkiye’nin Ege kıyılarındaki askeri birliklerini ve çıkarma kapasitesini gerekçe göstererek adalarda müdafa hazırlığı yapmanın naturel bulunduğunu ileri sürüyor. Yunan basınında çıkan yorumlarda da Türkiye’nin son yıllarda “revizyonist” bir siyaset izlediği iddia edilerek Atina’nın güvenlik endişelerinin arttığı öne sürülüyor.
GRİ BÖLGELER GÜNDEMİ
Sadece Ankara’ya gore sorun yalnızca güvenlik kaygısıyla açıklanamayacak kadar büyük bir boyuta ulaşmış durumda. Türk diplomatik kaynakları, Yunanistan’ın bazı adalarda fiili durum meydana getirmeye çalıştığını ve bunun zaman içinde egemenlik tartışmalarını Türkiye aleyhine çevirmeyi hedeflediğini vurguluyor. Bilhassa “gri bölgeler” meselesi bu aşamada tekrardan ehemmiyet kazanıyor. Ankara, Ege’de aidiyeti antlaşmalarla açık şekilde belirlenmemiş fazlaca sayıda coğrafi unsur bulunduğunu vurgularken, Kardak kriziyle dünya gündemine taşınan “gri bölgeler” tartışması, son dönemde artan askeri hareketlilik sebebiyle tekrardan gündemde.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin son dönemde Ege’de gerçekleştirdiği tatbikatlar bildiri olarak yorumlanıyor.
ABD-FRANSA BÖLGEDE
Yunanistan’ın son dönemde Fransa ve ABD ile geliştirdiği müdafa iş birlikleri de Ege’deki askeri dengeyi etkiliyor. Atina yönetimi son yıllarda Rafale harp uçakları, Belharra sınıfı firkateynler ve yeni müdafa sistemleriyle askeri kapasitesini artırırken, bazı üslerin ABD güçlerine açılması Türkiye tarafınca dikkatle izleniyor. Bilhassa Dedeağaç’taki Amerikan askeri varlığının genişlemesi Ankara’da “çevreleme stratejisi” tartışmalarını bununla beraber getiriyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
