Tekrardan Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, partisinin Haymana’da düzenlemiş olduğu ‘Sivil Cemiyet Kuruluşları (STK) ile Buluşma’ programına katıldı. Erbakan, burada yapmış olduğu açıklamada, “Tekrardan Refah Partisi olarak üç hususa değinmek isterim. Ilk olarak maddi kalkınma, meselemizdir. Ekonomik sıkıntılarla boğuşan milletimizin kurtarılması borç, faiz, zam, vergi ekonomisi yerine üretime, istihdama, ihracata odaklı bir iktisat modeline geçilmesi ikincisi tinsel kalkınma mevzusu etik ve tinsel erozyona karşı yapılması gerekenler atılacak olan adımlar üçüncüsü de yalnız Türkiye değil dünyada da refah ve barışın sağlanması tüm dünyada insan haklarının kul haklarının güvence altına alınması için atılacak olan adımlar meselesidir. Birinci husus maddi kalkınmayla ilgili mevcut durumu ilk olarak ortaya koymamız gerekir. Bugün asgari ücretliler, emekliler Türkiye’de maalesef perişan bir halde. Asgari ücret 22 bin 100 lira. Emekli maaşı 14 bin 469 lira. Açlık sınırı 26 bin liraya dayanmış durumda. Yoksulluk sınırı da 80 bin liraya geçmiş durumda. Bu hesaba bakılırsa Türkiye’de halkın yüzde 45’i açlık sınırının altında gelire haiz. Yüzde 80’i yoksulluk sınırının altında gelire haiz. Bu matematik olarak bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Niçin bu şekilde? Şundan dolayı devlet emekliye, memura merhum Erbakan hocamızın 54’üncü hükümet döneminde yapmış olduğu benzer biçimde yüzde 100 maaş zammı verecek imkana haiz olmadığını ifade ediyor. Bu deposu bulamıyor. İşverenlere bir destekte bulunamayacağı için asgari tutarı de daha çok arttıramıyorum diyor. Asgari ücrette açlık sınırının altında kalıyor. İki asgari ücret yoksulluk sınırının yarısı kadar bir seviyede kalıyor. Biz ulusal görüş lideri merhum Erbakan Hoca’mızın 54’üncü hükümet döneminde yaptığını aslına bakarsak yapmış olacağız. Şundan dolayı problemler aynı problemler ve çözümü de aslına bakarsak aynı çözüm. Gene Erbakan Hoca’mızın elli dördüncü hükümette de yapmış olduğu benzer biçimde ulusal kaynak paketleriyle kaynak üreteceğiz. Bu ulusal kaynak paketlerimizi Ar-Ge Başkanlığımız bir kitap olarak oluşturdu. Bunu paylaştık. Buradaki adımların atılmasıyla borçsuz, zamsız, vergisiz bir halde kaynak üretilmesi ve tüm bu imkanlarla da denk bütçenin yapılarak faiz canavarına giden trilyonlarca liranın kurtarılması sağlanacak. Yapılacak olanlar bellidir. Borç, faiz, zam, vergi ekonomisinden çıkış yolu” diye konuştu.
Erbakan sözlerine şöyleki devam etti:
“Türkiye’mizde maddi kalkınmanın sağlanması, tinsel kalkınmanın sağlanması ve bununla beraber da Türkiye’nin öncülüğünde İslam aleminde zulme uğrayan masumların, ezilenlerin kurtarılması için lüzumlu adımları atmak istiyoruz. Tekrardan Refah Partimiz bu hedefler doğrultusunda çalışmalarına büyük bir gayretle devam ediyor. Kurulduğundan bu yana kısa bir süre geçmiş olmasına karşın bugün Türkiye’de üye sayısı bakımından Türkiye’nin 3’üncü büyük partisi haline gelmiş durumdadır, 650 bin üyeyle. Ve 31 Mart mahalli seçimlerinde oy oranı bakımından da Türkiye’nin 3’üncü büyük partisi haline gelmiştir. Milletimizin büyük bir teveccühüne mahzar olmuştur. Bu başarılar gömü yardımı, medya gücü, dış güçlerin desteği olmadan teşkilatlarımızın gayreti ve fedakarlığı, milletimizin teveccühüyle elde edilmiştir. Şimdi hedefimiz inşallah bu yıl içinde 1 milyon hedefine ulaşmaktır. İnşallah Tekrardan Refah Partimizi bir an ilkin iktidara taşıyarak, lüzumlu adımları atmaktır. Maddi kalkınmanın sağlanması, tinsel kalkınmanın sağlanması ve Türkiye’nin öncülüğünde İslam Birliği’nin kurularak adil bir dünyanın hayata geçirilmesi.”
Erbakan, “Biz seçimlere her an hazır bir halde teşkilatımızla gayretli bir çalışmanın içerisindeyiz. 650 bin üyemizle bizim herhangi bir baraj problemimiz olmayacağına da inanıyoruz, güveniyoruz. Şundan dolayı 520 bin üyemizle 31 Mart’ta yüzde 7’lik oy oranına ulaşmıştık. Bugün 650 bin üyemiz var. İnşallah yıl sonuna kadar bunu 1 milyona getirmek ve böylece oldukça daha yüksek bir oy potansiyeline haiz olmak hedefiyle çalışıyoruz. Sadece tüm bunlara karşın seçime yönelik parlamento seçimine yönelik ittifaklara tam olarak kapımızı kapatmıyoruz. Daha kuvvetli bir alternatif oluşturmak, bir sinerji oluşturmak ve böylece daha kuvvetli bir potansiyele haiz olmak bakımında muhafazakâr seçmene, sağ seçmene hitap eden partilerle bazı ittifakların, bazı birlikteliklerin olabileceğini ifade ediyoruz. Fakat şu ana kadar bu yönde herhangi bir emek harcama, herhangi bir görüşme olmadı. Aslına bakarsanız olmaması da normaldir. Şundan dolayı seçime daha zaman var. Seçime kısa sürede bu benzer biçimde bir teklifin, bu benzer biçimde bir oluşumun çalışmanın olması halinde ikimiz de kapılarımızı söylediğim benzer biçimde tamamen kapatmıyoruz” dedi.
