İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Ekim’de yapılacak genel seçimler öncesinde kampanyasını sürdürüyor. Seçim, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırısından bu yana ülkede yapılacak ilk genel seçim olacak. Washington Institute’ta piyasaya sürülen değerlendirmesinde eski ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Hususi Temsilcisi James Jeffrey, seçim sonrasında Netanyahu’nun görevde kalması yada yeni bir hükümet kurulması ihtimallerinin İsrail’in Gazze, Lübnan, Suriye, İran ve Türkiye’ye yönelik politikalarına ihtimaller içinde etkilerini ele aldı.
YAKLAŞIMI KALABİLİR
Jeffrey’e nazaran seçim sonucunda Netanyahu’nun başbakanlığı sona erse bile İsrail’in 7 Ekim saldırısından sonrasında şekillenen yaklaşımının kısa vadede ortadan kalkması beklenmiyor. Jeffrey, 7 Ekim’in İsrail toplumunda güvenlik algısını mühim seviyede değiştirdiğini belirterek, yeni hükümetin kurulmasının peşinden mevcut politikaların sürdürülmesi yönünde ciddi bir baskı oluşacağını beyan etti. Jeffrey, daha ılımlı bir hükümetin değişik yaklaşımlar geliştirebileceğini sadece bunun da 7 Ekim sonrasında oluşan güvenlik anlayışı tarafınca sınırlandırılabileceğini söylemiş oldu.
NETANYAHU KALIRSA NE OLACAK?
Jeffrey’nin değerlendirmesine nazaran Netanyahu’nun seçimden sonrasında da hükümet kurması halinde mevcut politikalarının devam etmesi daha ihtimaller içinde bir senaryo olarak ortaya çıkıyor. Sadece Jeffrey, Netanyahu’nun mevcut hükümet ortaklarıyla birlikteyken dahi değişik dönemlerde ateşkes anlaşmalarını kabul ettiğine dikkat çekti. Netanyahu hükümeti 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze ateşkes planını, 2024’te ise Joe Biden döneminde Lübnan’la meydana getirilen ateşkesi kabul etmişti. Bu yüzden Jeffrey, Netanyahu’nun görevde kalmasının her durumda yeni askeri adımların başlamış olacağı anlamına gelmediğini belirtti.
GİDERSE NE DEĞİŞEBİLİR?
Jeffrey, seçim sonucunda Netanyahu’nun haricinde bir hükümet kurulması halinde bilhassa Gazze, Lübnan ve Suriye mevzusunda yeni diplomatik girişimler için alan oluşabileceğini değerlendirdi. Sadece yeni hükümetin önündeki en mühim sınırlamalardan birinin İsrail kamuoyunun 7 Ekim sonrası güvenlik kaygıları olacağını beyan etti. İsrail’de 14 Eylül’de piyasaya sürülen bir Haaretz araştırmasına nazaran halkın yüzde 68’i, 7 Ekim 2023 saldırısıyla bağlantılı konuların 27 Ekim seçimlerinde merkezi öneme haiz olacağını düşünüyor.
GAZZE VE LÜBNAN YENİ HÜKÜMETİN ÖNÜNDE
Jeffrey, seçim sonrasında kurulacak hükümetin Gazze ve Lübnan’daki mevcut ateşkes süreçleriyle ilgili ABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalacağını beyan etti. Gazze’de Hamas’ın silahsızlandırılması ve yönetimin devredilmesi mevzusunda İsrail tarafında ciddi sual işaretleri bulunduğunu belirten Jeffrey, yeni hükümetin ihtimaller içinde bir geri çekilmenin 7 Ekim benzeri yeni bir saldırıya yol açmayacağı mevzusunda güvence arayacağını söylemiş oldu. Lübnan mevzusunda ise ateşkesin İsrail ile Lübnan hükümeti içinde bulunduğunu, Hizbullah’ın silahsızlanmayı kabul etmediğini belirten Jeffrey, İsrail’in Lübnan ordusunun sınır bölgelerinde güvenliği sağlayıp sağlayamayacağı mevzusunda kaygılar taşıdığını beyan etti.
7 EKİM’İN ETKİSİ SÜRECEK
Jeffrey’nin değerlendirmesine nazaran 27 Ekim seçimlerinin sonucu İsrail’in yönetim ekibini değiştirebilir. Jeffrey, Netanyahu’nun tekrardan başbakan olması halinde mevcut politikalara yönelik baskının devam edeceğini, Netanyahu’nun gitmesi halinde ise yeni hükümet için değişik diplomatik seçeneklerin ortaya çıkabileceğini sadece 7 Ekim sonrası güvenlik yaklaşımının tamamen ortadan kalkmasının beklenmemesi icap ettiğini beyan etti.
