Erdoğan bunu altını çizdi ve Tuna Nehri’ne bakan bir neo-rönesans kompleksi olan Varkert Bazar’daki zirvenin başındaki yuvarlak masa toplantısı esnasında üyeler içinde daha çok dayanışma çağrısında bulunmuş oldu.
Erdoğan, Türk ülkelerinin küresel çatışmalarla başa çıkmak için sınırlarının ötesinde düşünmeleri icap ettiğini altını çizdi. “Geçmişte Kıbrıs, Karabakh, Bosna-Herzegovina ve bugün Gazze’de gerçekleşen trajediler bizlere sınırlarımızın ötesinde düşünmemiz icap ettiğini hatırlatıyor.”
“Seslerimizi yükselttiğimiz her durum daha adil bir düzene, yalnız kaynaklara (kaynakların) ve insanlığın gereksinim duyduğu hukuka dayalı bir sisteme yönelecek. Kardeşliğimizin ilkesi olarak birbirimize dayanmamız ve dayanışmamızı daha görünür hale getirmemiz gerekiyor.” Dedi.
“Zorlukları ve önyargıları aştık. Geriye dönerek baktığımda, şimdi örnek bir seviyedeyiz. Yapmamız ihtiyaç duyulan daha fazlaca şey var, fakat burada kardeşlerimizle hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyorum.” Dedi.
Zirve, OTS’nin gözlemci durumu olan Macaristan’da ilk kez yapılır. Macaristan, tamamen Avrupa’da bulunan vücudun tek gözlemci devletidir, üyeler Asya’da yoğunlaşır yada Türkiye benzer biçimde Avrupa ile Asya içinde bir köprü görevi görür. Erdoğan, Macaristan’a barındırma görevi vermenin, OTS’nin Macar Başbakanı Viktor Orban’a teşekkür etmiş olduğu için ülkeye iyi mi ehemmiyet verdiğini belirtti.
Zirvenin temasına değinen “Doğu ve Batı’nın buluşma noktası”, Erdoğan, Türk devletlerin, tarih ve medeniyetlerin kesişiminde Doğu’nun bilgeliğini ve Batı’nın dinamizmini birleştiren derin köklü bir mirası miras aldığını söylemiş oldu.
“Organizasyonumuzun Doğu ve Batı arasındaki bu stratejik bağlantının mimarı kalacağına inanıyorum.”
Erdoğan, OTS Sekreterliğinin daha da güçlendirilmesi icap ettiğini ve bütçesinin ikiye katlanmasının buna doğru iyi bir adım olacağını söylemiş oldu.
Erdoğan ek olarak OTS’yi 21 Mart’ta Nevruz Günü olarak duyuru etmeye çağırdı ve Nevruz Festivali’nin en mühim ortak kültürel mirasları bulunduğunu belirtti. “Yeni senenin başlangıcı”, “Bahar Harbinger” ve “Tabiat Festivali” olarak kabul edilen Nevruz, yüzyıllardır sürdürülen geleneklerle – Adriyatik’ten Çin’e – geniş bir coğrafyada kutlanmaktadır. Türk dünyasında, Nevruz kutlamaları sert bir kıştan sonrasında tabiat ananın uyanışını işaret ederek baharın gelişini müjdeliyor.
Erdoğan ek olarak OTS’yi 15 Aralık’ta Dünya Türk Dil Günü olarak duyuru etmeye çağırdı.
Erdoğan konuşmasında orta koridorun önemini altını çizdi. Orta koridor, Kazakistan, Hazar Denizi, Azerbaycan, Georgia ve Türkiye vasıtasıyla Güneydoğu Asya ve Çin’den Avrupa’ya bir tecim yolunu ifade eder. Rusya’ya uzanan şimal koridoruna alternatif olarak görülüyor.
“Orta koridorun başarısı için OTS’de ortaklık önemlidir” dedi.
Türk dünyasının Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti’ni (TRNC) daha da desteklemesi icap ettiğini söylemiş oldu.
Erdoğan zirveye verdiği demeçte, “Türk dünyasının TRNC olmadan bir aile fotoğrafının devamlı tamamlanmamış olacağına inanıyoruz” dedi.
Budapeşte toplantısı, bazı OTS üyeleri AB ile Yunan Kıbrıs yönetimini tanımak için bir antak kalma yaptıklarında Türk yetkililerinden tepkiler alındıktan sonrasında ilk liderlerin toplantısıdır. OTS’nin bazı üye ülkeleri, 4 Nisan’da AB ile tuttukları zirvede, TRNC’nin kurulmasını kınayan ve devletleri tanımamaya çağıran ve Yunan Kıbrıs İdaresi’nde elçilikler açmaya kabul eden BM Güvenlik Konseyi kararları 541 ve 550’ye uyacaklarını açıkladılar.
TRNC, Erdoğan tarafınca selamlanan bir adım olan bir gözlemci üyesi olarak OTS Türk Akademisi’ne kabul edildi. “Tanrı istekli, TRNC’yi yakın gelecekte kuruluşumuzun tam bir üyesi olarak görmeyi umuyorum.”
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki sulh çabalarını selamladı ve Cenup Kafkasya’daki Türk dünyası için yeni fırsatlar açacağını söylemiş oldu. “Kalıcı bir sulh sürdürülürse, şüphesiz Türk dünyamıza birçok fırsat getirecektir. Bu aşamada, sevgili kardeşim (Başkan) Esin Aliyev, bölgeye sulh getiren önder olarak tarihe gidecek.
Erdoğan ek olarak Gazze’de devam eden çatışmaya ve Suriye’deki yeni gelişmelere de değindi. Erdoğan, “Siviller, çağdaş zamanların en şiddetli insani felaketinin gerçekleştiği Gazze’de cehennemde yaşıyorlar.” Dedi.
“Türk dünyası, ateşkes yaratma çabaları, kesintisiz insani yardım akışı, Gazze’nin tekrardan yapılanması ve sulh süreci dirimsel ehemmiyet taşıyor.”
Birleşmiş Milletler tarafınca 14.000 bebeğin insani desteğe erişmeden yakın ölümle karşılaşabileceğine dair korkulu bir uyarıya dikkat çekti.
Diyerek şöyleki devam etti: “Türk dünyası olarak, ateşkes, insani yardımın kesintisiz teslimatı ve Gazze’nin tekrardan inşası için çabalara katkılarımız fazlaca önemlidir. İsrail’in genişlemesine karşı durmalı ve Lübnan ve Suriye’nin bölgesel bütünlüğünü desteklemeliyiz.”
Zirveye yapmış olduğu konuşmada Orban, Rusya ve Ukrayna arasındaki İstanbul sulh görüşmelerindeki görevi sebebiyle Erdoğan’a övgüde bulunmuş oldu. “Sayın Başkan, üç yıl sonrasında Rusya ve Ukrayna içinde direkt görüşmeler yapmak sizin kişisel başarınızdır.” Dedi.
Orban, zirveye ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını ve Macaristan’ın yedi yıl ilkin bir gözlemci devleti olduğunda OTS’nin bu şekilde bir ehemmiyet kazanmasını beklemediğini itiraf etti.
“O zamanlar, Türk dünyası yükselişteydi. Fakat bununla beraber, Macaristan’ın olduğu Avrupa Birliği’nin gelişiminin, Avrupa Birliği’nin mühim seviyede yavaşladığı” dedi.
Orban, Macaristan’ın yalnız Avrupa ekonomisinin dinamiklerine bağlıysa zorluklarla karşılaşacağını belirtti. OTS’ye daha çok ivme için gereksinim duyuyorlardı ve tecim hacminin OTS üye ülkeleriyle 30 milyar dolardan 45 milyar dolara genişlediğini gösteriyorlar. Yetkili, OTS’nin öteki ülkeler için Rusya-Ukrayna çatışmasının ekonomik sonuçlarıyla başa çıkmada ortaklık için lüzumlu bulunduğunu kanıtladığını söylemiş oldu.
Macar önder, Avrupa’nın ekonomik bir stratejiye haiz olmadığını ve fırtınalı denizlerde pusulasız sürüklendiğini söylemiş oldu. Ukrayna’daki savaşın Rus organik gazının Avrupa’ya girmesini engellediğini, ağlatısal sonuçlara yol açtığını, sadece OTS ile işbirliğinin bu durumu düzeltmeye destek bulunduğunu yineledi. Orban ek olarak Turkstream’in inşasını ve “Batı’nın bunu önlemek için her şeyi iyi mi yaptığını” hatırladı.
Orban, “Bu boru hattı olmadan Macaristan’ın gaz ve enerjiye haiz olmazdı. Bu projeyi tam olarak desteklediği için Başkan Erdoğan’a teşekkür ediyorum. Ek olarak Başkan Esin Aliyev’e, ilk organik gaz kaynakları Azerbaycan’dan olduğundan teşekkür ediyorum.”
Budapeşte Deklarasyonu
Zirve, üye ve gözlemci devletlerinin birliğini vurgulayan Budapeşte beyanı ile sonuçlandı. Bildirge, TRNC’nin öteki gözlemci devletleriyle beraber OTS’nin ayrılmaz bir parçası bulunduğunu ve vücuda katkısını takdir ettiğini söylemiş oldu. Kıbrıs sorusu hakkında adadaki mevcut gerçekliğe dayanan karşılıklı olarak kabul edilebilir ve uygulanabilir bir çözüm ihtiyacının altını çizdi. Türk Kıbrıslı’nın organik eşit haklarıyla dayanışma açıkladı.
Bildiri, “Türk Dünya Vizyonu” belgesinde belirtildiği benzer biçimde, Türk devletler içinde birlik ve dayanışmayı zayıflatma girişimlerinin önlenmesinin önemini vurgulayarak OTS içindeki kardeşlik ruhuna taahhüt eden hükümler içeriyordu. Bildirge, OTS’nin bütünlüğü, kurumsal güç ve karar verme kapasitesine destek verildi. TRNC de dahil olmak suretiyle gözlemci devletlerini, kuruluşun çerçevesi altında gençlik ve spordaki değişiklik programlarına ve benzer etkinliklere ev sahipliği hayata geçirmeye teşvik etti.
Ek olarak, Türkiye’nin ülkenin bölgesel bütünlüğüne ve birliğine dayanarak Suriye’de istikrar ve güvenliği teşvik etme mevzusundaki yapıcı rolünü övdü. Tüm Suriye bileşenlerini içeren kapsayıcı bir siyasal sürecin önemini altını çizdi ve yaptırımları kaldırmaya çağırdı.
Gazze ile ilgili olarak, beyan, korkulu insani durumla ilgili derin kaygı dile getirdi. Kalıcı ve kapsamlı bir ateşkes, rehinelerin ve tutukluların özgür bırakılması ve engelsiz insani erişim için müzakerelere destek verildi. Filistinlileri Gazze’den çıkarma girişimlerini reddetti. İlgili BM kararları doğrultusunda, gelecekteki bir Filistin devletinin başkenti olarak Doğu Kudüs’le olan 1967 sınırlarına dayanan iki devletli bir çözüm de dahil olmak suretiyle İsrail-Filistin çatışmasına adil ve kalıcı bir çözüm ihtiyacını altını çizdi.
Afganistan’da bir emek verme grubunun kurulması, OTS üye ülkeleri içinde ortak bir konum geliştirmenin bir yolu olarak karşılandı. Afganistan’daki Devlet Başkanları Konseyi tarafınca ayrı bir ortak izahat da kabul edildi.
Bildiri, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın 21 Mart çağrısına paralel olarak OTS Sekretaryası, Türk dünyasının ortak festivali Nowruz için üye devletler, gözlemciler ve Türk ortaklık örgütleriyle ortaklık içinde anma ve kutlama etkinlikleri düzenlemesi talimatı verildi.
Ek olarak, her türlü ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, İslamofobi, nefret söylemi ve dezenformasyon ile savaşım etme ve bu alanlardaki çabaları internasyonal platformlardaki koordine etme taahhütlerini yeniledi.
Ek olarak, Deklarasyon, OTS üye ülkelerini her türlü terörizm, ulusötesi organize kabahat, terörist finansman ve siber suçlara karşı ortak çabaları sürdürmeye çağıran maddeleri onayladı. Bu, OTS çerçevesi içinde müdafa endüstrilerinde etkili fazlaca taraflı işbirliğinin teşvik edilmesine olan taahhüdünü tekrardan teyit etti ve üye devletlere bu yönde çabaları hızlandırması talimatı verdi.
