Türkiye’nin dışlanması durumunda sulh gücünün meşruiyet kazanmak ve Filistinlilerin itimatını kazanmak için savaşım edeceğini kaydetti.
“Filistin tarafıyla olan derin zamanı bağlarımız, İsrail ile geçmişte yürüttüğümüz güvenlik ve dış ilişkiler kanalları ve NATO üyesi bir ülke olarak bölgesel nüfuzumuz sebebiyle bu şekilde bir misyon için kilit ülke konumundayız.” Siyasal irademiz açıktır, Gazze’de kalıcı sulh için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız.” Erdoğan’ın bu sözleri ABD Başkanı Donald Trump’la yapacağı telefon görüşmesine saatler kala geldi. Ülkesi, Hamas ile İsrail içinde ABD’nin aracılık etmiş olduğu ateşkes planını desteklemek için Mısır, Katar ve diğerlerine katılan Erdoğan, “Bu süreçteki en meşru erkek oyuncular, Şarm El-Şeyh Deklarasyonu’na taraf olanlardır.” dedi. Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin, bilhassa Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmalarda arabuluculuk yapma mevzusunda dünyadaki benzeri olmayan rolünün altını çizdi. “Hem Sayın Zelenskyy hem de Sayın Putin ile direkt görüşebilen, bununla birlikte NATO ve BM düzeyinde somut çabalar, kuvvetli ve dengeli bir dış ilişkiler yürütebilen tek taraf biziz.” diye altını çizdi.
İsrail, Türkiye’nin gelecekte çeşitli ülkelerden barışı koruma birliklerinden oluşacak Gazze Internasyonal İstikrar Gücü’ne katkıda olmasına karşı çıkıyor. Türkiye, ISF için diğerlerine katılmaya hazır bulunduğunu dile getirdi ve Gazze’nin tekrardan inşasına da katkıda bulunmaya hazır bulunduğunu beyan etti.
29 Eylül 2025’te Trump, Gazze’deki savaşı sona erdirmek için ateşkes, İsrailli esirlerin özgür bırakılması, Hamas’ın silahsızlandırılması, İsrail’in bölgeden çekilmesi, teknokratik bir yönetimin kurulması ve internasyonal istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeren 20 maddelik bir plan duyurdu. Anlaşmanın ilk aşaması 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girdi sadece İsrail anlaşmanın bazı hükümlerini ihlal etmeye devam ederek ikinci aşamaya geçmeyi erteledi.
Sıhhat Bakanlığı’na nazaran, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmiş olduğu 10 Ekim’den bu yana İsrail ordusu yüzlerce ihlalde bulunmuş oldu, 420 Filistinliyi öldürdü, 1.184 kişiyi de yaraladı. Ateşkes, İsrail’in, bir çok hanım ve çocuk olmak suretiyle ortalama 71.400 Filistinliyi öldüren, 171.200’den fazla kişiyi yaralayan ve bölgeyi harabeye çeviren iki senelik acımasız savaşını durdurdu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, aralık ayında Ankara’nın Gazze’ye asker göndermeyi düşünüp düşünmediği sorulduğunda, “Türkiye, Gazze mevzusunda devam eden sulh çabalarına katkıda bulunmak için ne gerekiyorsa halletmeye hazırdır” demişti.
ISF ile ilgili kapsamlı bir irdelemenin sürdüğünü belirten Fidan, Katar’ın başkentindeki Doha Forumu’nda, gücün iyi mi konuşlandırılacağı, misyonunun nasıl sonuçlanacağı ve hangi kurallar çerçevesinde etkinlik göstereceği mevzusunda kapsamlı bir değerlendirmenin yapıldığını söylemiş oldu.
Beklentileri belirlerken gücün misyonuna “gerçekçi” bir yaklaşım getirilmesi çağrısında bulunmuş oldu, “bundan dolayı sahada gerçekler var.”
Fidan, “ISF’yi konuşlandırırken ilk hedefimizin sınır hattında Filistinlileri İsraillilerden ayırmak bulunduğunu düşünüyorum. Ana hedefimiz bu olmalı. Hemen sonra geri kalan öteki mevzuları ele alabiliriz.” diye ekledi. Internasyonal İstikrar Gücü’nün etkili olabilmesi için polis teşkilatının kurulup eğitilmesi ve sulh komitesi kuracak mahalli yönetimlerin kurulması icap ettiğini kaydetti. Türk dışişleri bakanı, güce hangi ülkelerin katkıda bulunacağının belirsizliğini koruduğunu sadece ISF’nin konuşlandırılmasıyla sürecin yavaş yavaş şekilleneceğini altını çizdi.
