ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın gölgesinde, Donald Trump aynı anda Latin ABD’dan Avrasya’ya uzanan geniş bir coğrafyada tehdit söylemi ve müdahalelerini sürdürüyor. Latin ABD’nın en köklü ve etkin gösterim organlarından olan ve geçmişte yazar kadrosunda Eduardo Galeano, Mario Benedetti, Fidel Castro, Howard Zinn şeklinde küresel isimlere haiz bulunan Meksika merkezli La Jornada’nın Şef Editörü Guillermina Alvarez, Trump’ın Latin halkları bakış açısından iyi mi algılandığını Haber Global Web Hususi’e söyledi. Alvarez’e bakılırsa internasyonal seviye ve hukuk iddialarının ardında yatan tek taraflı ABD egemenliğinin maskesi düşmüş durumda. Trump’ın dünyayı Rusya ve Çin ile egemenlik alanlarına bölmeyi istediğini de dile getiren Alvarez “bu talep dünyanın gerçeklerine uygun değil ve bu şekilde bir yönelim yok” ifadesini kullandı. İşte o röportajdan satırbaşları:
Meksikalı gazeteci Guillermina Alvarez’e bakılırsa Donald Trump, Latin ABD’da fark yapmadan tüm ülkeleri “yönetilecek alanlar” olarak görerek kendine müdahale öne sürülen nedeni yaratıyor.
İRAN’DA GERGİNLİK SÜRECEK
“İran’da değişik gerekçelerle sokağa çıkan, rejimden huzursuz büyük kitleler bazen varlık gösterdi sadece onların talepleri ile ABD’nin amaçları aynı değil. Dolayısıyla ülke tehdit altındayken aynı insanoğlu bu kez İran için sokaklara çıktılar. Temel sorun halkın İran Devrim Muhafızları merkezinde oluşan yapıyla çatışması ve bu ABD ya da İsrail’in bombalarıyla değişebilecek bir durum değil. Cenk bitse de İran içindeki istikrarsızlık devam edecek.”
KÜRESEL DÜZEN KURGUSU
“Tüm dünya Venezuela ve İran’a müdahalede bulunan, Küba, Panama, Meksika, Kolombiya, Kanada, Grönland şeklinde bir oldukca ülkeyi işgal etmekle tehdit eden Donald Trump’ın amaçsız harp söylemini kavramaya çalışıyor. Trump bu şekilde davranabiliyor bu sebeple karşısında kendisini durduracak bir yapı olmadığını biliyor. Avrupa ülkelerinin kınaması da yetmiyor bu sebeple Avrupa, Trump’ın NATO tehditleri karşısında kınama dilini gerçek kılacak somut bir karar alamıyor. Internasyonal hukuk ve seviye adında olan sadece kuruluşundan bu yana daima tek taraflı bir egemenlik kurgusunun yer almış olduğu bu yapının maskesi düşüyor. Trump’ın ikinci periyodu ile beraber insanoğlu o maskenin ardındaki kuralsızlığı şimdi açıkça görüyorlar.”
ABD İŞGALİ AYRIM GÖZETMİYOR
“Gerçekçi yaklaşırsak, Trump yönetimi 2026 yılı süresince insanlığa nefes aldırmamaya devam edecek. Rusya’nın, Ukrayna’nın doğu bölgelerini ilhak anlaşması için masada beklediği, Çin’in ise tecim yöntemiyle ülkeleri borçlandırdığı ya da Tayvan’ı işgal planını hızlandırdığı bir çerçevede ABD’ye ses çıkarılmaması da beni bu düşünceye yönlendiriyor. Dünya, ABD’nin kendi ağırlığı altına ezilmesini bekliyor sadece bu eylemsiz bir kabullenişten başka hiçbir anlama gelmiyor. Benzer şekilde ABD’nin yarattığı işgaller zamanı, bu tarihin öteki ülkelerin başına gelebileceği korkusunu da normalleştirdi. Buna rağmen ABD halkları şunu anlamış oldu: Trump’ın ABD’si eski işgalci ABD yönetimlerinden daha tehlikeli bu sebeple belirli ülkeleri değil tüm Latin ABD’yı, hatta Kanada’yı bile “ABD yönetiminde olması ihtiyaç duyulan ülkeler” merceğiyle görüyor. Trump açıkça Çin’e karşı Latin ABD coğrafyasındaki ‘hizasız!’ oyuncuları boyun eğmeye zorluyor. Savaşla desteklenen bu baskı karşısında tüm dünyanın ortak dayanışma sergilemesinin haricinde somut bir yol yok.”
Latin Amerikalı uzmanlara bakılırsa Donald Trump’ın aklındaki ABD-Rusya-Çin merkezli üçlü dünya düzeni gerçeklerle uyumsuz bir hayal durumunda.
ABD’NİN DÜNYASI OLMAYACAK
“Donald Trump, İkinci Dünya Savaşı sonrasında gerçekleşen, dünyanın büyük güçler içinde bölüşüldüğü Yalta Konferansı şeklinde bir sulh istiyor sadece bu mümkün değil. Mesela Çin’in iktisat ve dış politikasında bu şekilde bir yönelim yok. Gene mesela Hindistan, Meksika, Brezilya ya da Mısır şeklinde yakın gelecekte oldukca daha etkin güç sahibi olacak ülkeleri de sistem haricinde tutamaz. ABD’nin de tüm gezegende hegemonya kuracak kapasitesi de yok. ABD’nin yaptırım tehditleri Rusya’nın Ukrayna işgalinde, Hürmüz Boğazı krizinde ya da Çin’in gümrük vergilerini yüzde yüz arttırarak verdiği cevapta da işe yaramadı. BRICS bile giderek NATO’ya karşı konumlanır bir hale gelmeye başladı.”
MÜTTEFİKLERİ BİLE GÜVENEMİYOR
“ABD’nin müttefiklerinin yanıldığı bir başka nokta da ülkede gerçekleşecek ara seçimlerde Trump’ın Kurultay enerjisini kaybetse bile yasalara uymayacağı. Güvenmek zorunda bulunduğunu düşünenler de böylesine bir hükümete iyi mi saygınlık edeceklerini kestiremiyorlar. Trump hiçbir müdahalesinde açıkça bir amaç ortaya koymadı. Hükümetindeki bakanların bir kısmı müdahaleci ve işgalci bir kısmı ise tabana yakın içe kapanmacı. NATO’nun akıbeti bile sorgulanıyor. Bu belirsizlik dolayısıyla dünya ölçeğinde belirginleşen ve kendini önceleyen yeni bir dinamik var.”
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
