Aşkabat’taki Internasyonal Sulh ve Itimat Forumu’nda konuşan Erdoğan, Gazze’de devam eden ihlallerin küresel katılımın aciliyetinin altını çizdiğini söylemiş oldu.
İsrail’in ihlallerine karşın devam eden ateşkes kırılgandır” dedi. “Sürece internasyonal toplumun kuvvetli desteği şarttır ve devam etmelidir.”
İsrail, Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de iki ay önceki ateşkese karşın devam eden saldırılarında bir çok hanım ve çocuk olmak suretiyle 70 binden fazla insanı öldürdü, 171 binden fazla kişiyi de yaraladı.
Erdoğan, Filistinlilerin sulh inşasının her aşamasında yer alması icap ettiğini yineledi ve nihai hedefin iki devletli çözüm olmaya devam ettiğini söylemiş oldu.
BM Güvenlik Konseyi’nin 2800 sayılı Kararını tekrardan inşa ve uzun vadeli istikrara yönelik ihtimaller içinde bir adım olarak memnuniyetle karşıladı. Artık internasyonal toplumun Filistin halkına olan borcunu ödeme zamanı geldi” dedi.
Türkiye’nin daha geniş bölgesel çabalarına da değinen Erdoğan, Ankara’nın çatışma bölgeleri içinde diyaloğu teşvik etme mevzusundaki kararlılığını sürdürdüğünü söylemiş oldu.
Türkiye olarak tarihimizin, coğrafyamızın ve medeniyetimizin getirmiş olduğu sorumluluğun bilinciyle barışın ve diyaloğun hakim olması için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.
Erdoğan, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik kanalları desteklemeye devam ettiğini belirterek, müzakerelere geri dönüş çağrısında bulunmuş oldu.
Ankara’nın, İstanbul Süreci ile bağlantılı çabalar da dahil olmak suretiyle ateşkesi ilerletecek her türlü girişime yardım etmeye hazır bulunduğunu söylemiş oldu. Şimal komşularımız arasındaki savaşın sona ermesi en samimi dileğimizdir” dedi.
Forum, BM’nin 2025 yılını Internasyonal Sulh ve Güvenlik Yılı olarak belirlemesi ve Türkmenistan’ın kalıcı tarafsızlığının 30. yıldönümü kapsamında Aşkabat’ta düzenlendi.
Erdoğan, hem milletler hem de bölge için anlamlı olarak nitelendirdiği toplantıya katılmaktan onur duyduğunu söylemiş oldu. Türkmenistan’ı gelişiminden dolayı kutlama etti ve iki ülkeyi birbirine bağlayan kuvvetli kültürel ve zamanı bağları bir kez daha teyit etti.
Aşkabat’ın uzun süredir devam eden yansız duruşuna övgüde bulunmuş oldu ve bunun, ortak medeniyetlerinden meydana gelen ilkeleri yansıttığını söylemiş oldu. Erdoğan, Türkiye’nin Türkmenistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ve tarafsızlığını destekleyen ülkeler içinde yer aldığını belirterek, tecim, enerji, yatırım ve müdafa alanlarında iş birliğinin devam ettiğini altını çizdi. “Kalplerimiz ve hedeflerimiz birdir” dedi.
Erdoğan ek olarak Türkiye’nin küresel arabuluculuk alanındaki rolünün genişlediğini vurgulayarak, Etiyopya ile Somali arasındaki gerilimi azaltmak amacıyla başlatılan Ankara Süreci’ni anlaşmazlıkların diyalogla çözülebileceğinin kanıtı olarak gösterdi.
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı’ndaki (İİT) arabuluculuk gruplarında eşbaşkanlık yapmasının yanı sıra Medeniyetler İttifakı girişimindeki rolünü de dile getirdi.
Dünyanın 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek sayıda çatışmayla karşı karşıya bulunduğunu söyleyen Erdoğan, Türkmenistan’ın önleyici diplomasisinin ve tarafsızlığa bağlılığının mühim bir model sunduğunu söylemiş oldu.
“Peace is only possible with justice, and security only with mutual respect,” he said, quoting Turkmen poet Mahtumkulu Firaki’s call for a just and prosperous world.
Erdoğan, Türkmenistan’ın tarafsızlığının yıldönümünü kutlama ederek, bölgede daha kuvvetli iş birliği ve kalıcı barışın sağlanmasını umduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.
