Fidan, çarşamba günü Çin’e yaptığı üç günlük ziyaret sırasında Çin’in kuzeybatısındaki Sincan eyaletinin başkenti Urumçi ve Kaşgar eyaletini ziyaret etti.
Diplomatik kaynaklar, Fidan’ın Uygurların çoğunlukta olduğu iki vilayete yaptığı ziyaretlerin, sahadaki durumun gözlemlenmesi ve Çinli yetkililere görüşlerini net bir şekilde aktarması açısından faydalı olduğunu söyledi.
Türkiye’nin üst düzey diplomatının, Çin’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıyı vurgularken, iç meselelerine karışmaktan kaçındığının altını çizen kaynaklar, Fidan’ın şunları aktardığını söyledi: “Uygur Türklerinin ve Çin’de yaşayan tüm halkların refah ve barış içinde olması, lütfen bizi. Uygur Türklerinin kültürel haklarının korunması ve değerlerinden yararlanması konusunda Türk ve İslam dünyasının hassasiyetlerini biliyorsunuz. Bu hassasiyetlerin ve bunlara sebep olan sebeplerin ortadan kaldırılması herkese büyük fayda sağlayacaktır.”
Fidan, “Etnik, dini ve kültürel bağlarımız olan Uygur Türkleri bizim için büyük önem taşıyor” diyen Fidan, Uygurların iki ülke arasında köprü teşkil ettiğini sözlerine ekledi.
Fidan, Urumçi’de Çin Komünist Partisi Sincan Uygur Özerk Bölge Komitesi Sekreteri ve Vali Erkin Tuniyaz ile bir araya geldi.
Fidan’ın çoğunluğu Müslüman olan etnik Türk Uygur halkının yaşadığı Sincan vilayetine yaptığı ziyaret, dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgeyi Nisan 2012’de ziyaret etmesinden bu yana Türkiye’nin yaptığı en üst düzey ziyaret oldu.
Türkiye son dönemde Çin’in tüm bölgeleriyle ilişkilerini güçlendirmeye yönelik adımlar attı.
Bu bağlamda Ankara, Pekin büyükelçiliği, Guangzhou, Şangay ve Hong Kong’daki konsolosluklarının yanı sıra geçtiğimiz yıl Chengdu Başkonsolosluğu’nu da açarak Çin’deki diplomatik varlığını güçlendirdi.
Kaynaklar, Fidan’ın Çin ziyaretinde Uygur meselesinin yanı sıra ekonomik ve uluslararası konular olmak üzere iki ana konunun ele alındığını söyledi.
Ekonomiye ilişkin ise Fidan ve heyeti, ticaret açığının Çin lehine kapatılmasına yönelik somut tedbirler önerdi.
“Çin, Asya’daki en büyük ticaret ortağımız ve dünyanın üçüncü büyük ticaret ortağıdır. Türkiye’nin aleyhine olan ticaret açığını azaltmak istiyoruz. Çin’in özellikle tarım ve gıda ürünlerimizde daha fazla ithalat yapmasını bekliyoruz. Çin’den daha fazla turistin ülkemize gelmesini teşvik etmek istiyoruz. Kaynaklar, Fidan’ın Çinli yetkililere, “Çin ile nükleer enerji konusunda işbirliği yapmak istiyoruz” dedi.
Ayrıca Orta Koridor ve Kuşak ve Yol girişimlerini (BRI) senkronize etmek için daha fazla çabaya ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
Kısaca “Orta Koridor” olarak adlandırılan Trans-Hazar Doğu-Batı-Orta Koridor Girişimi, Doğu Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan kadim İpek Yolu ticaret yolunun yeniden canlandırılması çabalarının en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Fidan’ın çağrısı, Türkiye’nin geçtiğimiz günlerde Çin’in BRI’sına bağlanma potansiyeli taşıyan Kalkınma Yolu Projesi için Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile anlaşma imzalamasıyla da geldi.
Fidan, Pekin’de Çin’in başkan yardımcısı ve Çin Komünist Partisi Siyasi Bürosu Merkez Komitesi üyesi Han Zheng ve mevkidaşı Wang Yi ile bir araya geldi.
Uluslararası konularda ise Gazze, Ukrayna ve Asya-Pasifik bölgesindeki gelişmeler gündemdeydi.
Türk bakanın ziyareti, Çin’in Filistin-İsrail çatışması konusunda sesini yükselttiği bir döneme denk geliyor. Bu hafta Çin cumhurbaşkanı Orta Doğu barış konferansı çağrısında bulundu. Pekin, Filistinlilere yönelik acımasız katliamların ortasında İsrail’i hararetle destekleyen en büyük rakibi ABD’nin aksine, çatışmanın ortasında nispeten düşük bir profil tuttu. Türkiye ise çatışmanın sona ermesi ve iki devletli çözüm için diplomatik çabalara öncülük ediyor. Fidan, Arap Birliği’nden ve İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan (İİT) bu ölçüdeki mevkidaşlarıyla iş birliği içinde diplomatik bir saldırıyla meşgul oldu.
