Başkent Ankara’da gazetecilere konuşan Shaobin, iki ülkenin “her alanda iş birliğini güçlendirmesi” gerektiğini belirterek, stratejik iş birliğinin öneminin altını çizdi. Türkiye ve Çin’in ortak sorumluluğunun, bölgelerindeki iki kritik ve etkili ülke olarak daha büyük rol oynamak olduğunu söyledi.
Shaobin, son zamanlarda resmi düzeyde, yerel yönetimler düzeyinde ve halklar arasındaki temasların hız kazanmasıyla ikili ilişkilerin büyük ölçüde geliştiğine dikkat çekti.
Türkiye gibi Çin’in de Filistin için iki devletli çözümü savunduğunu söyleyen Shaobin, ülkenin son dönemde El Fetih ve Hamas’tan temsilcilere ev sahipliği yaptığını yineledi.
Tarafların “Filistin’in iç birliğini ve barışını ilerletmek için derin ve samimi bir toplantı yaptığını” sözlerine ekleyen Shaobin, şöyle konuştu: “Her iki taraf da bu barışın diyalog yoluyla sağlanmasına ilişkin siyasi anlatılarını dile getirdi. Pek çok somut konuda fikir alışverişinde bulunarak olumlu ilerleme kaydettiler. “
Shaobin ayrıca Çin’in Filistin’in mümkün olan en kısa sürede Birleşmiş Milletler’e resmi üye olarak kabul edilmesini desteklediğini söyledi.
Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Türkiye ve Irak’ın geçtiğimiz hafta imzaladığı Irak Kalkınma Yolu projesine ilişkin büyükelçi, Çin’in projeleri yakından takip ettiğini söyledi.
“Çin, bağlantıyı artıran ve ticari ilişkileri geliştiren projeleri destekliyor” dedi.
Shaobin ayrıca, iki ülkenin 2015 yılında Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi ile Türkiye’nin Orta Koridor Girişimi’nin uyumlaştırılmasına yönelik bir mutabakat zaptı imzaladığına dikkat çekti.
Kısaca “Orta Koridor” olarak adlandırılan Trans-Hazar Doğu-Batı-Orta Koridor Girişimi, Doğu Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan kadim İpek Yolu ticaret yolunun yeniden canlandırılması çabalarının en önemli parçalarından birini oluşturuyor.
Hem demiryolu hem de karayolu üzerinden Orta Koridor, Hazar transit koridoru üzerinden Gürcistan, Azerbaycan ve Hazar Denizi’nden geçerek, ardından Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan veya Kazakistan’dan geçerek Çin’e ulaşmaktadır.
Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkiler 1971 yılında kuruldu. 2010 yılında ise ilişkiler stratejik işbirliği düzeyine çıkarıldı.
Sürdürülebilir büyüme
Shaobin, Çin’deki ekonomik gelişmelerin yanı sıra Türkiye ile ikili ticari ilişkilere de değindi.
Çin’in ekonomisinin sürdürülebilir kalkınmasını hedeflediğini ve temeli sağlamken ülkesinin ekonomik potansiyelinin yüksek olduğunu vurguladığını söyledi.
Shaobin, mevcut durumda 400 milyon olan orta sınıf nüfusun önümüzdeki dönemde 800 milyona çıkmasının beklendiğini, ülkenin kaliteli iş gücüyle yeni sektörlere girme çabalarını hızlandırdığını söyledi.
Shaobin, Türkiye ile Çin’in ikili ticaret hacminin 50 milyar dolar (1,62 trilyon TL) olduğunu, ikili ticaretteki dengesizliğin giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Daha iyi bir yatırım ortamı yaratmak için birlikte çalışabiliriz” diye ekledi.
