1. Haberler
  2. Yerel
  3. Avrupa’nın nükleer arayışı. ABD’siz ve bağımsız kalkan projesi

Avrupa’nın nükleer arayışı. ABD’siz ve bağımsız kalkan projesi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD ile Rusya içinde stratejik nükleer silahların sınırlandırılmasını öngören Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması (New START) bir yıl süreyle uzatıldı. Sadece hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de ABD Başkanı Donald Trump mevcut antak kalma yerine yeni bir çerçevenin görüşme edilmesini istiyor. Küresel ölçekte nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik son büyük mekanizma olarak görülen ve kamuoyunda “kıyametin önündeki tek engel” olarak adlandırılan anlaşmanın aşınması Avrupa’nın tekrardan konumlanmasına yol açtı. Küresel gerginliğin deposu olan mevzu ABD merkezli National Interest ve Avrupa Birliği’ne yakınlığıyla malum The Parliament ve EU Observer benzer biçimde gösterim organlarının analizlerinde detaylı halde ele alındı. Söz mevzusu değerlendirmeler, nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik yapının çözülmesiyle beraber yeni bir silahlanma yarışına ilişkin risklerin güçlendiğini de ortaya koyuyor.


ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in mevcut START yapısını sürdürmek yerine yeni bir antak kalma modeli arayışında olması, Soğuk Harp sonrası kurulan nükleer tabanca denetim rejiminde köklü bir kırılmaya işaret ediyor.

TARAFLARA GÖRE İŞLEVİNİ YİTİRDİ

ABD’de Cumhuriyetçi Parti’ye yakınlığıyla malum National Interest’te (NI) piyasaya çıkan analize bakılırsa New START’ın son günde imzalanması nükleer tabanca kontrolü açısından tehlikeli bir dönüm noktası oluşturuyor. Analizde Trump yönetiminin anlaşmanın işlevini yitirdiğini düşündüğü ve gerekirse ABD ile Rusya içinde yeni bir anlaşmaya gidilebileceğini savunduğu aktarıldı. Rusya’nın nükleer modernizasyon programını sürdürmesi, Çin ile artan askeri ortaklık ve yeni nesil stratejik tabanca sistemleri geliştirmesi Washington’da güvensizliği artıran unsurlar içinde gösteriliyor. Analizde ek olarak nükleer caydırıcılığın yalnızca tabanca sayısına değil komuta-kontrol sistemleri ile kriz yönetimi süreçlerine bağlı olduğu; kontrolsüz bir silahlanma yarışının küresel kriz riskini büyüteceği de vurgulandı.

AVRUPA’NIN BAĞIMSIZ NÜKLEER STRATEJİSİ

Avrupa Birliği çevrelerine yakın The Parliament gösterim organında yer edinen değerlendirmede ABD ile Rusya’nın dünya nükleer silahlarının ortalama yüzde 90’ını elinde tuttuğu ve mevcut tabanca denetim çerçevesinin olasılıkla gelecek yıl sona ermesinin küresel kaygıları artırdığı açıklandı. Çözümleme yazısında New START’ın 15 yıl süresince tarafların konuşlandırılmış stratejik başlıklarını 1.550 ile sınırladığı ve şeffaflık sağlamış olduğu hatırlatılırken Çin, Hindistan, Pakistan ve Şimal Kore’nin nükleer kapasite artışlarının dengeyi daha kırılgan hale getirmiş olduğu ifade edildi. Royal United Services Institute’in analizine bakılırsa ise ABD’nin Avrupa güvenliğindeki rolüne ilişkin tartışmalar sürerken kıtada nükleer silahlara haiz ülkeler olan Fransa ve Birleşik Krallık nükleer caydırıcılık alanında işbirliğini derinleştiriyor; Avrupa’da ortak nükleer güvenlik kalkanı geliştirilmesi yönünde ortak bir bütçe hazırlanmasını da gündeme alınmış durumda.

Avrupa'nın nükleer arayışı. ABD'siz ve bağımsız kalkan projesi - Resim : 2
Uzmanlara bakılırsa Avrupa’da Almanya öncülüğünde geliştirilen kısa ve orta menzilli nükleer roket karşıtı bağımsız müdafa kalkanı projeleri, kıtanın ABD ve NATO’ya bağımlı güvenlik yapısından uzaklaşma arayışını yansıtıyor.

FÜZELERİN KRİZİN MERKEZİNDE

AB’ye yakınlığıyla malum bir başka haber organı EU Observer’da piyasaya çıkan geniş kapsamlı analizine bakılırsa ise Avrupa’da, COVID-19 sürecinden bu yana New START anlaşmasının simgesel bir anlam taşımış olduğu ve nükleer önleyicilik sağlamadığı görüşü hakim. Almanya’nın öncüsü olduğu Avrupa nükleer kalkanı çalışmalarında merkezde ise Rusya’nın haiz olduğu kısa menzilli taktik nükleer kapasite içeriyor. Axios’a konuşan ABD’li yetkililere bakılırsa tarafların 1.550 başlık sınırını geçici olarak koruma mevzusunda mutabık kalmış olduğu belirtilirken Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsü’nden Pavel Podvig bu sınırın korunmasının uzun solukta mümkün olamayabileceği uyarısında bulunuyor. King’s College London’dan Marina Miron ve eski NATO yetkilisi Jamie Shea, Çin’in büyüyen nükleer kapasitesi ile Rusya’nın Avangard, İskender, Kinzal ve Oreşnik benzer biçimde sistemlerinin Avrupa güvenliğini direkt etkilediğini açıkladı.

AVRUPA BAĞIMSIZ KALKAN ARAYIŞINDA

Çözümleme yazısına bakılırsa Almanya merkezli çalışmalarda NATO’nun Avrupa’daki taktik nükleer kapasitesinin 200’den azca B61 başlığıyla sınırı olan olduğu ve yeni askeri dengelerin kıta güvenliğini tehdit ettiğinin altı çizilmekte. Alman uzmanlara bakılırsa Avrupa ülkeleri ABD’nin ya da NATO’nun kıtadaki ortak nükleer kalkanına dayanmaktan uzaklaşıyor. EU Observer analizine bakılırsa mevcut kalkanın Rusya karşısındaki yetersizliği ve ABD’ye olan güvensizlik dolayısıyla, Avrupa kısa ve orta menzilli nükleer güvenlik kalkanını inşa etmek için Mayıs ayında yeni ek bütçeyi Avrupa Komisyonu’na sunabilir.

[email protected]

Kaynak: Web Hususi

Avrupa’nın nükleer arayışı. ABD’siz ve bağımsız kalkan projesi
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.