ABD-İsrail-İran hattında gerilim hızla tırmanırken savaşın haricinde kalan Avrupa ülkeleri Donald Trump’ın sert tepkisiyle karşılaştı. Hürmüz Boğazı’nı açmak için ABD ve İsrail’e destek vermeyen Avrupa şimdi İsrail tarafınca gündeme getirilen “İran 4 bin kilometre menzilli füzelere haiz” iddiasını tartışıyor. İran’ın, Hint Okyanusu’ndaki ABD-İngiltere üssü Diego Garcia’ya iki balistik roket fırlattığı iddiası bu tartışmaları alevlendirirken, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, harita yayınlayarak tüm Avrupa başkentlerinin tehdit altında bulunduğunu söylemiş oldu. İran’ın balistik roket kapasitesi üstüne meydana getirilen analizler, Avrupa’nın mühim bir bölümünün menzil içinde bulunduğunu ortaya koyuyor. Avrupa başkentlerinde alarm seviyeleri yükselirken, kamuoyu İran’ın elindeki füzelerin menziline odaklandı. Haber Global Web Hususi’e data veren bir askeri uzman ise İran’ın elinde 4 bin kilometre menzilli bir roket olmadığını belirterek, Diego Garcia’ya atılmış olduğu söylenen füzenin Avrupa’yı korkutmak için tasarlanan bir ‘false flag’ (düzmece bayrak) operasyonu bulunduğunu söylemiş oldu.
İran’ın roket kapasitesi, Avrupa’nın doğu sınırlarından başlayarak giderek daha geniş bir alanı etkileyebilecek bir güvenlik problemi haline geldi.
GÜNEYDOĞU AVRUPA HEDEFTE
Internasyonal müdafa yayınları, İran’ın envanterinde bulunan balistik ve seyir füzelerinin menzilinin ortalama 300 kilometreden başlayıp 2 bin ila 2 bin500 kilometreye kadar uzandığı belirtiliyor. Bilhassa “Ghadr”, “Sejil”, “Hürremşehr” ve “Emad” şeklinde orta menzilli sistemler, binlerce kilometre uzaklıktaki hedefleri vurabilecek kapasiteye haiz. Bu menzil, yalnızca İsrail ve Körfez ülkelerini değil, Türkiye üstünden Avrupa’nın doğu ve güneydoğu kesimlerini de kapsıyor.
ORTA DOĞU’NUN TAMAMI
Uzmanlara gore bu kapasite, başta Türkiye ve Yunanistan olmak suretiyle Balkanlar ve Doğu Avrupa’nın bir kısmını direkt risk alanına sokuyor. İran’ın mevcut roket teknolojisiyle ortalama 2.500 kilometreye kadar hedefleri vurabildiği ve bundan dolayı “Orta Doğu’nun tamamı, Türkiye, Yunanistan ve Doğu Avrupa’nın bir bölümünün menzil içinde kalmış olduğu” değerlendiriliyor. İran’ın menzil ve duyarlılık artırma çalışmalarını sürdürdüğü, yeni nesil sistemlerle bu sınırların daha da genişleyebileceği ifade ediliyor. Son gelişmeler, Avrupa için tehdidin artık “uzak küçük bir ihtimal” değil, gerçek bir risk bulunduğunu ortaya koyuyor.
ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık olarak İran; Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Ürdün’deki hedeflere yönelik roket saldırıları düzenledi.
İŞTE FÜZE KAPASİTESİ
Askeri analizler, İran’ın bilhassa katı yakıtlı yeni nesil füzeleri yardımıyla daha süratli ateşleme ve daha yüksek isabet oranı elde ettiğine işaret ediyor. “Sejil” ve “Kheibarshekan” şeklinde sistemlerin hava müdafa sistemlerini aşma kabiliyeti üstüne meydana getirilen emekler, Avrupa’daki müdafa planlamacılarını endişelendiriyor. Ek olarak 2 bin kilometreyi aşan seyir füzeleri, düşük irtifada uçarak radar tespitinden kaçabilme potansiyeliyle dikkat çekiyor. Askeri analizler Romanya, Bulgaristan ve hatta Orta Avrupa’nın bazı bölgelerinin bile gelişmiş sistemlerin menzil sınırında olabileceğini değerlendiriyor. Roket menzili hesaplamaları, İran’ın coğrafi konumuna bağlı olarak Avrupa’nın mühim bir bölümünün “potansiyel erişim alanı” içinde bulunduğunu gösteriyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
