1. Haberler
  2. Adana
  3. ATATÜRK'E ATILAN İFTİRALAR VE GERÇEKLER TARİHİN VİCDANINA EMANET

ATATÜRK'E ATILAN İFTİRALAR VE GERÇEKLER TARİHİN VİCDANINA EMANET

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sadece aradan geçen yüzyıla karşın, bazı çevrelerin Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik dizgesel karalama kampanyaları hâlâ devam ediyor.

Bu çabalar, tarihin en büyük liderlerinden birini karalamakla kalmıyor; bununla beraber milletin maneviyatıyla, değerleriyle ve birliğini elde eden harçla da oynuyor. Son günlerde gündeme getirilen bazı söylemler, bu çabanın günümüzdeki örneklerinden bir tek biri.

Tarihçi kimliğiyle tanınan Murat Bardakçı’nın bir tv programında, Mustafa Kemal Atatürk’ün dinle ilişkisiyle ilgili iddiaları gündeme taşıması dikkat çekti. Bardakçı, İngiliz gazeteci Grace Ellison’ın “An English Woman in Angora” adlı kitabına atıfla, Mustafa Kemal Atatürk’ün din karşıtı sözler söylediğini iddia etti. Sadece bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı, bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi el yazısıyla tuttuğu notlarda açıkça ifade edilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, bir İngiliz gazetecinin ki bu şahıs Grace Ellison’dır söylediklerini çarpıttığını ve asla söylemediği sözleri yazıya döktüğünü belirterek, bu gazeteciyi “adeta bir casus” olarak nitelemiştir. (Mustafa Kemal Atatürk’ün Not Defterleri, Genelkurmay Yayınları, s. 125)

Zamanı belgeler ortadayken, bu iftiraları tekrardan ısıtıp kamuoyunun gündemine taşımak bir tek bilgisizlik değil; bununla beraber fena niyetin de işaretidir. Eğer hakikaten samimi bir araştırma yapılmak istenseydi, Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi el yazısıyla yazıya döktüğü bu ifadeler kolaylıkla ulaşılabilir belgeler içinde yer ediniyor. Peki niçin bunlar görmezden geliniyor?

Bu probleminin cevabı tarihsel gerçeklerde gizli saklı. Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin kurtarıcısı ve bununla beraber İslam coğrafyasının da umudu olmuş bir liderdir. Yalnız düşmanı değil, müttefiki de rahatsız etmiştir. Zira işgal, cenk ve Sevr ile parçalayamadıkları bu milleti, içeriden çökertmenin yollarını arayan güçler için Mustafa Kemal Atatürk en büyük engeldi.

Bu bağlamda, Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Hoş Geldin Mustafa Kemal Atatürk” adlı eseri, bu iftiraların gerçek yüzünü gözler önüne sermiştir. Kitapta belgeleriyle ortaya konan bilgiler, Mustafa Kemal Atatürk’ün dindar kişiliğini, dini hassasiyetlerini ve İslam’a olan bağlılığını gözler önüne sermektedir. Bugün dahi Anıtkabir’in ziyaretçi rekorları kırması, milletin Atasına olan bağlılığını ve onu her yönüyle benimsediğini göstermektedir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün dini yönüyle ilgili belgeler yalnızca Hoş Geldin Mustafa Kemal Atatürk kitabında değil, devlet arşivlerinde, yakın çevresinin anılarında ve devrin resmi belgelerinde de açıkça yer ediniyor. Mustafa Kemal Atatürk daha çocuk yaşta Kur’an’ı hatmetmiş, Selanik’teki tekkelerde dini sohbetlere katılmış, cenk zamanlarında Tanrı’a olan inancını her fırsatta dile getirmiştir. Kurtuluş Savaşı esnasında TBMM’yi dualarla açtırmış, hafızlara Kur’an okutmuş, anası Zübeyde Hanım için her yıl mevlitler okutmuş, cami onarımlarına bizzat katkıda bulunmuştur.

1932 senesinde Ramazan ayında Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde hafızlara makamlı Kur’an okutmuş, okunan ayetlerin doğru söyleniş edilmesine büyük itina göstermiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün İslam dünyasıyla kurduğu ilişkiler de onun maneviyatının bir başka yansımasıdır. Afganistan, İran ve Irak şeklinde Müslüman ülkelerle oluşturduğu Sadabat Paktı, Batı’nın emperyalist tehditlerine karşı ortak İslam duruşunu yansıtmıştır.

Bugün Mustafa Kemal Atatürk’e dinsiz demeye kalkanlar ya tarihten habersiz ya da art niyetlidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün din karşıtı bulunduğunu iddia edenlerin, 33. dereceden masonlardan yada İngiliz istihbaratının taşeronlarından esin almış olduğu bir gerçektir. Bu söylemler, milleti birbirine düşürmek, devlet-millet bütünlüğünü sarsmak amacıyla yüzyıldır kullanılan bir taktiktir.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın bu konudaki açıklamaları da dikkate değerdir. Toplumsal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımda, “Mustafa Kemal Atatürk’ün Müslümanlığı şu anda en benim diyen Müslümana nal toplatır. Yalancılara ve iftiracılara saygınlık etmeyin” diyerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün içsel yönünü savunmuştur. Daha ilkin yapmış olduğu bir konuşmada ise Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milletini esaretten kurtardığını, bu milletin Müslüman bulunduğunu, Cumhuriyetin de Müslüman bir halkın rejimi bulunduğunu vurgulamıştır.

BTP lideri, Lozan görüşmelerinde İngilizlerin Kürtleri azınlık olarak tanıma dayatmasına karşılık Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği cevabı hatırlatarak, bu topraklarda yaşayan her insanın eşit ve asli unsur bulunduğunu ortaya koymuştur. Mustafa Kemal Atatürk, gayrimüslimleri mübadele ile göndermiş; Müslüman olanları kabul etmiştir. Bu bile onun dini hassasiyetini açıkça ortaya koymaktadır.

Bugün birilerinin Mustafa Kemal Atatürk’ün dini inancını sulandırma çabası, bir tek bir lideri değil, milletin içsel varlığını da hedef almaktadır. Sadece Türk milleti, bu iftiraların gerçeği örtmesine izin vermemiştir ve vermeyecektir. Milletimiz, Mustafa Kemal Atatürk’ün hem ulusal hem içsel yönüyle tam bir önder bulunduğunu bilmektedir. O’nu karalamaya çalışanlar ise tarihin karanlık sayfalarında yerlerini çoktan almıştır.

Slm olsun Türk milletinin yüce önderi Gazi Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk’e…
Slm olsun O’nu Türk milletine doğru tanıtan Prof. Dr. Haydar Baş’a…
Ve nalet olsun Mustafa Kemal Atatürk’e karacılık atan, içimizdeki Truva atlarına!

ATATÜRK'E ATILAN İFTİRALAR VE GERÇEKLER TARİHİN VİCDANINA EMANET
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com