Türkiye’de enflasyonla savaşım iktisat gündeminin ilk esnasında yer alırken, işgücü piyasasında geniş tanımlı işsizlik de minimum enflasyon kadar dikkat çeken başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. İşsiz sayısı son verilere gore ülke genelinde 5 bin şahıs azalarak 2 milyon 868 bine gerilese de, aynı dönemde istihdam edilenlerin sayısında 356 bin kişilik düşüş tabloyu daha kırılgan hale getirdi. Genç işsizlik oranının yüzde 14,5’e inmesi pozitif bir gelişme olarak öne çıksa da, atıl işgücü oranının yüzde 30,1 seviyesinde kalması, işgücü piyasasında görünmeyen işsizlik, noksan istihdam ve iş aramaktan vazgeçen kesimler üstünden ciddi bir baskının sürdüğünü ortaya koydu.
Nisan ayına ilişkin son verilere gore istihdam edilenlerin sayısı bundan önceki aya gore 356 bin şahıs azalarak 32 milyon 166 bine düştü. İstihdam oranı da 0,6 puanlık azalışla yüzde 48,1’e gerilerken, erkeklerde istihdam oranı yüzde 65,4, hanımlarda ise yüzde 31,2 olarak hesaplandı. Verilere gore erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 70,2, hanımlarda yüzde 35 seviyesinde gerçekleşti.
ATIL İŞGÜCÜ NEDEN KRİTİK?
Türkiye’de işsizlik tartışmalarında son yıllarda en mühim başlıklardan biri atıl işgücü oranı oldu. Şu sebeple dar tanımlı işsizlik yalnızca etken olarak iş arayan ve çalışmaya hazır olan kişileri kapsıyor. Oysa atıl işgücü; işsizlerin yanı sıra zamana bağlı noksan istihdam edilenleri, kısaca daha çok çalışmak istediği halde kafi süre çalışamayanları ve potansiyel işgücünü de içeriyor. Bundan dolayı geniş tanımlı tablo, işgücü piyasasındaki gerçek baskıyı daha görünür hale getiriyor. Son 5 senelik eğri bu açıdan çarpıcı. 2022’de yüzde 21,3 olan atıl işgücü oranı, 2023’te yüzde 22,8’e, 2024’te yüzde 26,7’ye, 2025’te yüzde 29,7’ye, Nisan 2026’da ise yüzde 30,1’e çıktı.
ORAN NEDEN YÜKSEK?
Nisan verilerindeki en dikkat çekici başlıklardan biri, işi olmayan sayısındaki azalışa karşın işsizlik oranının yükselmesi oldu. Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik ise son verilerden yansınlar için, “Düzgüsel koşullarda işi olmayan sayısındaki düşüş, işsizlik oranının da gerilemesi beklentisini doğurur. Sadece oran yalnızca işi olmayan sayısına değil, işgücünün toplam büyüklüğü bakımından hesaplanır. Nisan ayında işgücü 361 bin şahıs azaldı. Aynı ayda istihdam edilenlerin sayısı da 356 bin şahıs geriledi. Bundan dolayı işi olmayan sayısındaki 5 bin kişilik düşüş, işgücü piyasasındaki genel zayıflamayı örtmeye yetmedi. Başka bir ifadeyle, Nisan ayında tablo yalnızca ‘işi olmayan sayısı azaldı’ cümlesiyle açıklanamayacak kadar fazlaca katmanlı” dedi.
Tebrizcik şu detayları de paylaştı: “Nisan 2026 verilerine gore genç nüfusta işsizlik oranı ise bundan önceki aya gore 0,8 puan azalarak yüzde 14,5’e geriledi. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,0, hanımlarda ise yüzde 19,4 olarak tahmin edildi. Genç işsizlikteki düşüş pozitif görünse de genç hanım işsizliğinin halen yüzde 20’ye yakın seyretmesi, cinsiyet temelli ayrışmanın sürdüğünü ortaya koyuyor.”
GENÇ İŞSİZLİK ORANI AZALIYOR
Öte taraftan genç işsizlik oranında son 5 yılda mühim bir gerileme yaşanması ise analistler tarafınca pozitif yorumlanıyor. 2021’de yüzde 22,6 olan genç işsizlik, 2022’de yüzde 19,4’e, 2023’te yüzde 17,4’e, 2024’te yüzde 16,3’e, 2025’te yüzde 15,3’e indi. Nisan 2026’da ise yüzde 14,5 olarak açıklandı.
Türkiye’de bayanların işgücüne katılımının düşük kalması, toplam işgücüne katılım oranını da aşağı çekiyor.
EKSİK DEĞERLENDİRME YAPILIYOR
Genç hanımlarda işsizlik oranının Nisan 2026’da yüzde 19,4 olması da ek olarak dikkat çekici.
Nisan 2026 verilerinde adam işsizlik oranı yüzde 6,8, hanım işsizlik oranı yüzde 11,0 olarak açıklanırken, aradaki farkın 4,2 puan olduğu görüldü. Hanımefendilerin istihdam oranı yüzde 31,2’de, işgücüne katılma oranı ise yüzde 35,0’te kaldı. Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran ise tabloyu yorumlarken, “Hanım işsizliği bir tek iş bulma problemi olarak değil, bununla beraber işgücüne katılım problemi olarak da okunmalı. Şu sebeple iş aramayan, iş aramaktan vazgeçen ya da ev içi sorumluluklar sebebiyle emek harcama hayatına dahil olamayan hanımefendiler dar tanımlı işsizlik oranına direkt yansımıyor. Bundan dolayı bayanların işgücü piyasasındaki gerçek durumunu idrak etmek için istihdam oranı, işgücüne katılım, kayıt dışılık ve atıl işgücü göstergeleri beraber değerlendirilmeli” diye konuştu.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
