Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, liderliğini Alihan Kuriş’in yapmış olduğu öne sürülen çıkar amaçlı kabahat örgütüne yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı sonucu verilirken, şüphelilere ilişik adresler ile şirketlerde arama ve el koyma işlemleri yapılması kararlaştırıldı.
İstanbul, Ankara ve Antalya’nın da aralarında bulunmuş olduğu 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Alihan Kuriş’in de aralarında bulunmuş olduğu 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Üç şüphelinin yurt haricinde bulunmuş olduğu belirlenirken, öteki şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Soruşturmada şüpheliler hakkında; kabahat örgütü kurma ve yönetme, kabahat örgütüne üye olma, suçtan meydana gelen malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na karşıcılık suçlamaları yöneltildi.
MASAK raporunda dikkat çeken finansal hareketler
Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporunda, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketlerin mühim bölümünün 2020 yılı ve sonrasında finansal işlem ve mal alış-satış hacimlerinde belirgin artışlar yaşamış olduğu tespit edildi.
Raporda, bu zamanda bazı şirketlerde bölünme ve devir işlemlerinin gerçekleştirildiği, yüksek sermayeli yeni firmalar kurulduğu ve bu şirketlerin değişik illerde, değişik etkinlik alanlarında etkinlik gösterdiği açıklandı.
Bazı şirketlerin ise sermayeleri haricinde kayda kıymet öz kaynak, mal alış-satış yada aktarma hareketlerinin bulunmadığı, etken ticari faaliyetleri sınırı olan olmasına karşın sermayelerinin büyük bölümünün bağlı ortaklıkların finansmanında kullanıldığı kaydedildi.
Yüksek tutarlı para transferleri incelendi
MASAK incelemesinde şirket ortakları tarafınca şirket hesaplarına deposu açıklanmaya muhtaç yüksek oranda nakit girişleri yapıldığı da belirlendi. Bu paraların bazı şirketlerin ana para artırımlarında kullanıldığı ve değişik şirketlere yüksek tutarlı transferler gerçekleştirildiği tespit edildi.
Şirketlerin hesaplarında yüksek oranda nakit hareketinin yanı sıra ödeme kuruluşları üstünden gelen transferler de incelemeye alındı. Bazı şirketlerin ticari kayıtlarıyla uyumsuz şekilde yurt dışındaki şirketlerden döviz cinsinden aktarma almış olduğu belirlendi.
Raporda ek olarak bazı şirketlerin yüksek tutarlı mal alış-satış işlemleri gerçekleştirdiği ve bu işlemlerin düzmece satmaca düzenlenmesi açısından dikkat çekici bulunmuş olduğu ifade edildi.
