1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Gündem
  4. AK Parti’de “Siyasi ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu”

AK Parti’de “Siyasi ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

AK Parti Genel Merkez Kurultay Salonu’ndaki açılışın peşinden moderatörlüğünü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşamsal Yazıcı’nın üstlendiği sempozyumda, 15 Temmuz gecesi TBMM Başkanı olarak vazife meydana getiren İsmail Kahraman, eski Başbakan Binali Yıldırım, devrin İçişleri Bakanı Efkan Ala ile devrin AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş konuşmacı olarak yer aldı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı, buradaki konuşmasında, bazı olayların yalnızca yaşandıkları süreci değil, gelecek nesillerin de zihnini şekillendirdiğini ve 15 Temmuz’un da bu şekilde bir hadise bulunduğunu altını çizdi.

Devlet yapısının bir tek teşkilatlardan, binalardan ibaret olmadığını, devletin her şeyden ilkin meşruiyet kaynağının millet iradesi bulunduğunu belirten Yazıcı, şöyleki konuştu: “15 Temmuz girişimi tam da bu meşruiyet anlayışını hedef almıştır. Bundan dolayı darbeler bir tek hükümetleri devirmeye kalkışmaz. Hele bu FETÖ’nün girişimde bulunmuş olduğu 15 Temmuz darbesi, milleti var eden tüm değerleri, milleti şekillendiren tüm kurumları, güvenlik, yargı, asker başta olmak suretiyle tarumar etmek ve taşeronluğunu yüklendiği kesimlere Türkiye’yi, bu vatanı ve bu vatanda yaşayanların yönetimini teslim etmek, hedef buydu. Bu kadar alçak ve gaddarca. O gece hem de anayasal düzeni de ortadan kaldırmayı hedeflemişlerdir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın darbe gecesi ilk fırsatta milletiyle kucaklaşarak liderliğini ortaya koyduğunu, milletin sokaklarda kuvvetli bir halde darbecilere karşı direnişini motive etmeyi başardığını dile getiren Yazıcı, şunları kaydetti:

“15 Temmuz bizlere mühim bir hakikati göstermiştir. Demokrasiler bir tek seçimlerle korunmaz. Kurumlarla, kuvvetli yapılarla korunur, inançla korunur. Egemenlik hakkına, hak ve özgürlüklerine haiz çıkmakla korunur. Ve hepsinden önemlisi milletin demokrasiye olan inancıyla korunur. Bunun için geçmişi anmak kadar geleceği inşa etmek de sorumluluğumuzdur. Bundan dolayı tarih yalnızca hatırlanmak için değil, doğru okunmak için vardır.”

“15 TEMMUZ TÜRKİYE’Yİ İŞGAL HAREKETİDİR”

Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman ise 15 Temmuz’un bir darbe girişimi ve ihtilal olmadığını belirterek, “15 Temmuz Türkiye’yi işgal hareketidir. Türkiye işgal ediliyordu. Ben ’15 Temmuz İşgal Teşebbüsü’ diyorum. Bizi o gün meydanlara getiren, bana o gün herhangi bir tehdit yokken, bir kurum, parti, kişi tehdit etmezken, kendi isteğimle ve kararımla ateşler altında, tanklar altında Meclisi açtıysam, ben Türkiye’nin işgal edilmesini önlemek, icabında da şehit olmaya çalıştım.” diye konuştu.

“15 Temmuz’un önlenmesinin ana sahibi, direkt doğruya ve yalnız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bunu inançla söylüyorum, bu sebeple o dik durdu.” diyen Kahraman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o gece “milletimin başına geçeceğim” iradesini ortaya koyduğunu, milletin ise parti farkı gözetmeksizin meydanları doldurduğunu söylemiş oldu.

“HEDEF, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİ DARBE GİRİŞİMİYLE YOK ETMEKTİR”

Eski Başbakan Binali Yıldırım da darbe girişiminin üstünden 10 yıl geçtiğini sadece acıların hala fazlaca taze bulunduğunu söylemiş oldu.

“Aslına bakarsak o gece de hedef, seçilmiş Cumhurbaşkanı değildi bir tek. Meşru hükümet de değildir, onun Başbakanı da değildir. O gece hedef, millet iradesini ortadan kaldırmak, Türkiye Cumhuriyeti devletini darbe girişimiyle yok etmektir.” diyen Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

“O gece asker kılığına girmiş, askerin üniformasının içine girmiş o şeytanlar, o terör elemanları, uçakları çaldı, tankları çaldı, bombaları, silahları çaldılar ve dediler ki ‘artık her şey bizim elimizde, bizlere kimse direnemez, kimse önümüzde durması imkansız.’ Fakat onların hesap edemediği bir şey vardı. Onların hesap edemediği ay yıldızlı bayrağı eline alıp meydanları dolduran Türk milleti var. Bu alçakça kalkışmayı durduran milletin ta kendisidir. Siz değerli ziyaretçilerimizin, bizlerin şehitleridir. Yediden yetmişe hanımı, erkeği bu milletin asil evlatlarıdır. Hepinizle gurur duyuyorum.”

O gece Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinden bahseden Yıldırım, “Ölmek var, dönmek yok, ucunda ölüm de olsa milletin emanetini alçaklara teslim etmeyeceğiz.” ahdi yaptıklarını ve bunu asla bozmadıklarını bildirdi.

“SAYIN BAŞBAKAN’LA İRTİBATLARINI KURDURDUM VE BAHÇELİ BU HAİNLERE KARŞI DURDUĞUNU BEYAN ETTİ”

Devrin İçişleri Bakanı Efkan Ala da FETÖ’ye ilişkin, “Bu kuklayı kullananların nihai hedefi ve bu kuklanın yapmak istediği şey; Türkiye’yi Suriye’ye çevirmekti.” dedi.

17-25 Aralık yargısal darbe teşebbüsüne işaret eden Ala, “17 Aralık” tarihinin bile tesadüfen seçilmiş bir tarih olmadığını söylemiş oldu. Ala, 17 Aralık 2010’da Tunus’ta Muhammed Buazizi’nin kendisini yaktığını ve “Arap Baharı” olarak adlandırılan sürecin başladığını hatırlattı.

Ala, TBMM Başkanvekili Celal Adan’ın, o gece kendisini arayarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek istediğini söylediğini söyledi. Ala, “Sayın Başbakan’la irtibatlarını kurdurdum ve Sayın Devlet Bahçeli de bu adilere, bu hainlere karşı durduğunu beyan etti. O da önemlidir. Destek oldu. Kendisine teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

“BİZE KARŞI BÜTÜN PLANLARIN YAPILMAYA BAŞLANDIĞI MİLAT ‘ONE MİNUTE'”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarsılmaz bir liderliği bulunduğunu o gece anladıklarını ifade eden Ala, tüm milletin duruşuyla Türkiye’nin bir uçurumun kenarından alındığını, memleketin dağılmaktan, iç savaştan kurtulduğunu söylemiş oldu.

Ala, sonrasında yaptıkları soruşturma ve araştırmalarda FETÖ’nün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “one minute” çıkışından sonrasında her şeyi planlamaya, biriktirmeye başladığını gördüklerini bildirdi.

“Bizlere karşı tüm planların yapılmaya başlandığı milat ‘one minute'” diyen Ala, o tarihten sonrasında Türkiye’de yaşanmış olan gelişimleri söyledi.

AK Parti Genel Başkanvekili Ala, şöyleki devam etti:

“Bir darbenin, bir müdahalenin, bir siyasetin önünün kesilmesinin imkanı var ise ihtimali vardır. Onun için imkanı ortadan kaldıracak düzenlemeleri mutlak suretle yapmak lazım. Mutlak suretle Türkiye’nin kurucu, doğru dürüst, bir sivil, haklar ve özgürlükleri garantiye alan, işleyen bir devlet yapısı inşa eden, toplumun huzurunu sağlayacak bir anayasaya ihtiyacı var. Anayasalar ruhuyla beraber anayasadır. Devletin çatısını ortaya koyar, işleyişini ortaya koyar. Millet iradesinin idareye hakimiyetinin garantilerini orada belirtir. Onun için fazlaca yapılacak iş var. Bir sürü problemi yönettik. Bir sürü problemin üstesinden geldik. Bu tarz şeyleri başardık. Fakat başarıyı yönetmek, problemleri yönetmekten daha zor olsa gerek. O bakımdan daha fazlaca çalışmaya ihtiyacımız var. Türkiye’nin kurumlarını yerli yerine oturttuk fakat bunun da garantisini anayasada ortaya koymamız lazım.”

Ala, “Kurumlar da güçlendi, politika de güçlendi, şimdi bu tarz şeyleri garantiye alan bir anayasa yapmanın sırası gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Devrin AK Parti Teşkilat Başkanı Ataş ise 15 Temmuz gecesi devrin Başbakanı Yıldırım ile görüşmesinin peşinden AK Parti teşkilatlarına verdiği yönerge neticesinde, teşkilat mensuplarının sokağa ilk inenlerden bulunduğunu söylemiş oldu ve darbecilere karşı direnişlerini söyledi.

Bilimsel toplantı kapsamında, 15 Temmuz gecesinde yaşananları özetleyen “Ulusal İradenin Zaferi Fotoğraf Sergisi” de ziyarete açıldı.

AK Parti’de “Siyasi ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu”
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.