Avrupa’nın önde gelen stratejik fikir merkezlerinden Special Eurasia (SE) tarafınca piyasaya çıkan “Türkiye’nin Afganistan’daki Büyük Oyunu” başlıklı çözümleme raporu, Ankara’nın Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Afrika Boynuzu’ndan Cenup Asya’ya uzanan oldukca katmanlı jeopolitik tesirini Afganistan özelinde mercek altına aldı. Raporda, Türkiye’nin bölgedeki büyük güçlerden değişik olarak ekonomik iş birliği, güvenlik garantileri ve diplomatik arabuluculuk üstünden ilerlediği vurgulanırken, Ankara’nın Afganistan’da tesirini en süratli artıran ülkelerden biri olduğu ifade edildi. O rapordaki çarpıcı vurgular şu şekilde:
Türkiye, Afganistan’da diplomatik temaslar ve ekonomik iş birliği kanalıyla tesiri hızla artan bir stratejik bir alan inşa ediyor.
TÜRKİYE’NİN KÜRESEL ETKİSİ
Special Eurasia analizine bakılırsa Türkiye, son yıllarda Avrupa, Asya ve Afrika’yı kapsayan geniş bir tesir alanı inşa etti. Bu süreçte Ankara’nın gücü; direkt askeri işgal ya da dayatma politikalarıyla değil, oldukca taraflı dış ilişkiler, ekonomik iş birliği ve güvenlik kapasitesi üstünden şekillendi. Raporda, Türkiye’nin ABD ve Rusya şeklinde geleneksel süper güçlerden değişik olarak, bölgesel oyuncuları dışlamayan ve mahalli dengeleri gözeten bir yaklaşım benimsediği ifade edildi. Analizde, Türkiye’nin pragmatik dış siyaset anlayışı yardımıyla Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya, Afrika Boynuzu ve Cenup Asya içinde bağlayıcı bir güç haline geldiği açıklandı. Uzmanlara bakılırsa Türkiye’nin Somali’deki uzun vadeli varlığı ve Orta Asya’daki kurumsal tesiri, Afganistan’daki rolünün de altyapısını oluşturuyor.
DENGELİ VE KAPSAYICI TEMAS
Raporda Türkiye’nin Afganistan’daki konumunun, askeri işgalci güçlerden köklü halde ayrılmış olduğu bilhassa vurgulandı. Ankara’nın, NATO üyesi olmasına karşın Taliban yönetimini resmen tanımayan, sadece sahadaki tek NATO ülkesi olarak diplomatik temaslarını sürdüren erkek oyuncu olduğu hatırlatıldı. Türkiye’nin Kabil Internasyonal Havalimanı’ndaki faaliyetlerinin, Afgan hava trafiği ve insani erişim açısından tehlikeli sonuç bir kaldıraç sunmuş olduğu kaydedildi. SE’ye bakılırsa Ankara, Afganistan’ın duyarlı iç dengesine de uyum elde etmiş durumda. Raporda, Türkiye’nin bu dengeyi koruyarak Afganistan’daki tüm etnik ve siyasal unsurlarla yazışma yayınlarını açık tuttuğu, bu yönüyle dışlayıcı ya da mezhepçi bir çizgi izlemediği vurgulandı. Bu yaklaşımın, Afganistan’ın karmaşık kabile ve toplumsal yapısı içinde Türkiye’ye geniş bir manevra alanı sağlamış olduğu ifade edildi.
Avrupa merkezli analizlere bakılırsa Türkiye’nin Afganistan yaklaşımı, askeri işgal ve zorlayıcı politikalardan uzak durmasıyla ABD ve Rusya şeklinde büyük güçlerden farklılaşıyor.
TÜRK DÜNYASI BAĞLANTISI
Analizde, Türkiye’nin Orta Asya’daki tesirinin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) vesilesiyle kurumsallaştığı, bu yapının Afganistan’a dolaylı halde uzandığı açıklandı. Ankara’nın, Orta Asya ülkeleriyle geliştirdiği altyapı, tecim ve lojistik entegrasyonu, Afganistan’ı da kapsayacak şekilde genişletme potansiyeline haiz olduğu kayda geçirildi. Raporda, Afgan Türkmen ve Özbek toplulukları üstünden yürütülen kültürel ve dil temelli etkileşimin, Türkiye’nin ülkedeki görünürlüğünü artırdığı ifade edilirken; Ankara’nın bu etkileşimi siyasal değil ekonomik aracılık üstünden derinleştirmesinin daha sürdürülebilir olacağı vurgulandı.
BÜYÜYEN EKONOMİK İLİŞKİLER
Special Eurasia raporunun işaret etmiş olduğu yönelim, Türkiye–Afganistan ekonomik ilişkilerinde ise somut karşılık buluyor. Türkiye Cumhuriyeti Tecim Bakanlığı ve internasyonal tecim verilerine bakılırsa, iki ülke arasındaki tecim hacmi son yıllarda 200–300 milyon dolar bandında seyrediyor. Türkiye, Afganistan’ın ilk beş tecim ortağı içinde yer ediniyor. Türk firmaları Afganistan’da bilhassa inşaat, altyapı, enerji, lojistik ve sıhhat sektörlerinde etkinlik gösteriyor. Afganistan’dan Türkiye’ye meydana getirilen sınırı olan ihracat ise ziraat ürünleri ve hammaddeler üstünden gerçekleşiyor. Internasyonal raporlara bakılırsa Türk şirketlerinin sahadaki faaliyetleri, Afganistan’da istihdam yaratılması ve temel hizmetlerin sürdürülmesi açısından da tehlikeli sonuç bir rol oynuyor. Bu yaklaşım, Türkiye’yi Afganistan’da sömürgeci güçlerden ayıran temel unsur olarak öne çıkarıyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
