ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Atina ziyareti esnasında yapmış olduğu açıklamalar, Türkiye’nin senelerdir çözülemeyen F-35 sorununu tekrardan gündeme taşıdı. Rubio’nun Yunan Kathimerini gazetesine verdiği röportajda gündeme gelen F-35 anlaşmazlığının temelinde, Türkiye’nin 2019 senesinde Rusya’dan satın almış olduğu S-400 hava müdafa sistemleri bulunuyor. Washington, bu sistemlerin F-35’lerin kırılgan teknolojileri ve radar özellikleri açısından güvenlik riski oluşturduğunu korumak için çaba sarfediyor. ABD’nin 2020 Ulusal Müdafa Yetkilendirme Yasası’nın 1245’inci maddesi de Türkiye S-400’leri elinde bulundurduğu sürece uçakların devrini engelliyor. ABD Kurultay Araştırma Servisi’nin Ağustos 2026 tarihindeki raporuna nazaran Türkiye’ye ilişkin altı F-35 halen ABD’de tutuluyor. Ankara ise NATO müttefiki olarak müdafa gereksinimlerini karşılama hakkını vurgularken, 2019’da F-35 programından çıkarılmasıyla süregelen ihtilaf 7 senedir çözülemiyor.
Prof. Dr. Ünal, F-35’lerin bir tek yüzde 29’unun tam uçabilir bulunduğunu belirtiyor.
YUNANİSTAN’DA S-300 VAR
F-35 tartışmasının dikkat çeken yönlerinden biri de NATO bünyesindeki Rus yapımı hava müdafa sistemleri. Yunanistan, Girit Adası’nda konuşlandırılan S-300 sistemlerini uzun senelerdir envanterinde bulunduruyor. Atina yönetimi ek olarak Rus yapımı Tor-M1 ve Osa-AK hava müdafa sistemlerini de kullanıyor. Temmuz 2026 itibarıyla Yunanistan’ın hava savunmasında S-300’lerin bulunmuş olduğu belirtilirken, bu sistemlerin yerine İsrail üretimi yeni bir hava müdafa ağı oluşturmak suretiyle antak kalma imzalandığı biliniyor. Yunanistan’ın ABD’den almış olduğu 20 tane F-35’in 2028 sonunda teslim edilmesi planlanıyor.
NATO ÜLKELERİ KULLANDI
Rus yapımı S-300 sistemleri yalnızca Yunanistan’ın envanterinde bulunmuyor. NATO üyesi Bulgaristan da uzun seneler S-300 hava müdafa sistemlerinden yararlandı. Slovakya ise Sovyet döneminden kalan S-300 sistemini Nisan 2022’de Ukrayna’ya devretti. Öte taraftan Türkiye’nin F-35 programına dönüşü için gündeme gelen seçeneklerden biri S-400 sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devredilmesi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, sistemlerin Moskova ile dostane ilişkileri bulunan bir ülkeye gönderilmesinin belirli koşullarda mümkün olabileceğini belirtirken Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da mevzuya ilişkin temasların yürütüldüğünü deklare etti. Birleşik Arap Emirlikleri, ihtimaller içinde adresler içinde geçse de bu ülkeye satış mevzusunda kesinleşmiş bir antak kalma bulunmuyor. S-400’lerin devri halinde Türkiye’nin F-35 programına dönüşünün iyi mi ve hangi takvimle gerçekleştirileceği de hemen hemen açıklığa kavuşmuş değil.
“BÜYÜK HATA OLUR”
Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal ise S-400’lerin elden çıkarılmasına karşı çıkarak şu değerlendirmelerde bulunmuş oldu: “Bu, Türkiye’nin yapabileceği en büyük hatalardan birisidir. S-400 tabanca sistemi şu anda harbe hazır, testleri yapılmış ve dünyanın emsalsiz en iyi hava müdafa silahı. İsrail ikide bir bizlere dayılanıyor. Yunanistan’da Türkiye’ye karşı önleyici hücum sözleri konuşuluyor. Bizim bu ülkelere karşı elimizdeki en kuvvetli silahımız S-400’ler.
“RUSYA İZİN VERİR Mİ?”
“Üstelik KAAN projesi gelmiş dayanmış. Türkiye’de F-35 lobisi var. Her ne hikmetse bu uçakları aldırtmak için uğraşıyor. Türkiye şu anda kendi hava müdafa sistemlerini üretiyor fakat hemen hemen S-400’e yaklaşamadığımız fazlaca açık. Sistemin Birleşik Arap Emirlikleri’ne satılacağı konuşuluyor. Rusya izin verir mi? Rusya’ya karşın bunu yapmış olursanız turizmden ticari ilişkilere kadar fazlaca kapsamlı ilişkilerimizi tehlikeye atarsınız.”
