Washington’dan Atina’ya 4 milyarlık hamle! Ege’de dengeler değişiyor mu?
ABD ile Yunanistan içinde imzalanan 4 milyar dolarlık tabanca anlaşması, Ege ve Doğu Akdeniz’deki askeri dengeleri tekrardan münakaşaya açtı. Washington’ın Atina’ya sağlayacağı gelişmiş cephane, F-16 modernizasyonu ve F-35 desteği, Türkiye açısından yeni bir stratejik sınama anlamına geliyor. ABD’nin NATO üyesi iki ülke arasındaki silahlanma yarışında Yunanistan’ın kapasitesini güçlendirmesi, Ankara-Washington hattındaki duyarlı dengeleri de tekrardan gündeme taşıdı.
OYALAMA TAKTİĞİ Mİ?
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Atina ziyareti esnasında sonuçlandırılan 4 milyar dolarlık askeri antak kalma, Ege ve Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini tekrardan gündeme taşıdı. Washington, Türkiye ile uzun senelerdir Ege ve Doğu Akdeniz’de anlaşmazlıklar yaşayan Yunanistan’ın hava enerjisini ve askeri kapasitesini artıracak kapsamlı bir programa destek verdi. Anlaşmanın, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasının yarattığı sonuçların tartışıldığı bir dönemde gündeme gelmesi ise dikkat çekti. ABD’nin bir taraftan Ankara ile müdafa ilişkilerini geliştirme mesajları verse de öteki taraftan Atina’nın askeri enerjisini çoğaltması, Washington’ın bölgedeki öncelikleri ve Türkiye-Yunanistan arasındaki askeri dengenin geleceğine ilişkin sual işaretlerini büyüttü.
Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’deki en mühim güç ayaklarından birini Türk Birliği oluşturuyor. Fotoğraf: AA
HAVA ÜSTÜNLÜĞÜ HESABI
Yunanistan’ın yeni paketinde en dikkat çekici kalem, F-16 ve F-35 harp uçaklarında kullanılacak roket ve duyarlı güdümlü bombalar için ayrılan ortalama 1,2 milyar dolar. Atina yönetimi ek olarak 37 tane F-16 Block 50 harp uçağını Viper seviyesine yükseltmek için 1 milyar dolar harcayacak. Halihazırda devam eden 83 uçaklık Viper modernizasyonunun 2027 sonunda tamamlanması beklenirken, yeni 37 uçaklık program sonraki yıllarda devreye girecek. Böylece Yunanistan, orta vadede 120 uçaklık bir F-16 Viper filosuna ulaşmış olacak.
ASIL RİSK F-35
Türkiye açısından anlaşmanın en duyarlı boyutu ise Yunanistan’ın 2029 sonundan itibaren teslim almaya başlamış olacağı 20 tane F-35 harp uçağı. Beşinci nesil F-35’lerin düşük görünürlük kabiliyeti, gelişmiş sensörleri ve elektronik harp sistemleri, Ege’deki hava gücü hesaplarını direkt etkileyebilecek özellikte. Türkiye’nin F-35 programına dönüşü mevzusundaki belirsizlik sürerken Atina’nın hem mevcut F-16 filosunu güçlendirmesi hem de beşinci nesil uçaklara hazırlanması dikkat çekiyor. Bu durum, bilhassa 2030’lu yıllarda iki ülkenin hava kuvvetleri arasındaki teknolojik denge açısından ehemmiyet taşıyor.
ABD’NİN ORTAĞI
Washington’ın hamlesi yalnızca tayyare ve cephane satışıyla sınırı olan değil. ABD ile Yunanistan içinde 7 Ekim’de meydana gelen altıncı Stratejik Diyalog toplantısında müdafa sanayisinden enerjiye, güvenlikten deniz taşımacılığına kadar geniş bir ortaklık gündemi ele alındı. Amerikan yönetimi, Yunanistan’ı Doğu Akdeniz, Balkanlar ve Orta Doğu’ya uzanan güvenlik mimarisinin mühim ortaklarından biri olarak konumlandırıyor.
İKİ CEPHELİ SINAMA
Türkiye’nin önündeki en mühim sual, ABD’nin Yunanistan’a sağlamış olduğu askeri desteğin ilerleyen yıllarda Ege’deki görüşme ve caydırıcılık dengesini iyi mi etkileyeceği. Ankara ise bir taraftan kendi F-16 filosunu modernize etmeye, öteki taraftan KAAN harp uçağı ve yerli hava müdafa projeleriyle dışa bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. Bölgesel denklemde yaşanmış olan son gelişimleri yorumlayan Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal ise, “Aslolan üstünde durulması ihtiyaç duyulan sorun Türkiye’nin dış politikası. Doğu Akdeniz’de değişik gelişmeler yaşanıyor” dedi.
“S-400’LER KALMALI”
İsrail’in devamlı Türkiye’ye yönelik tehditlerde bulunduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, “Yunanistan ise Türkiye’ye karşı önleyici hücum senaryoları konuşuluyor. Hava üstünlüğünü sağladıklarını, 24 saatlik bir harpte Türkiye’ye neler yapabileceklerini tartışıyorlar. Bu şekilde bir ortamda elimizdeki en kuvvetli silahlardan biri S-400’ler. Peki biz bu tarz şeyleri niçin elden çıkarıyoruz? Üstelik F-35 alabilmek için uğraşıyoruz. F-35’lerin askeri ve teknik açıdan işe yaramaz bulunduğunun ortaya çıktığını düşünüyorum” diye konuştu.
GÜÇ DENGESİ ŞEKİLLENİYOR
Internasyonal İlişkiler Uzmanı Umur Tugay Yücel ise ABD’nin Yunanistan’a yönelik 4 milyar dolarlık tabanca anlaşmasının Ege ve Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesinin yeni bir aşamaya taşındığını gösterdiğini belirterek şu değerlendirmede bulunuyor: “Doğu Akdeniz’de artık yalnızca enerji kaynakları ve deniz yetki alanları değil, bölgenin gelecekteki güç dengeleri de şekilleniyor. Türkiye, Batı ile ilişkilerini korurken Rusya, Çin, Körfez ve Afrika ülkeleriyle işbirliğini derinleştirmek zorunda.”
