Ekonomiden yansıyan veriler dalgalı seyrin sürdüğünü gösterdi. Son veriler, Türkiye ekonomisinde perakende tüketimin canlılığını koruduğunu sadece üretim, toptan tecim ve şirket cirolarında gerçek büyümenin belirgin halde yavaşladığını gösterdi. Cari açığın piyasa beklentisini aşmasıyla dış finansman ihtiyacı tekrardan öne çıkarken, İran çevresinde tırmanan harp ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler petrol tutarları üstünden enflasyon, döviz rezervleri ve gelişme görünümü üstündeki riskleri artırdı. Merkez Bankası verilerine bakılırsa cari işlemler hesabı 1,46 milyar dolar açık verdi. Piyasa beklentisi ortalama 900 milyon dolarlık açık yönündeydi. Böylece cari denge tahminlerden daha negatif gerçekleşirken, 12 aylık birikimli cari açık 37,3 milyar dolara ulaştı.
2026 yılı içindeki süratli iniş ve çıkışlar, jeopolitik gelişmeler, döviz talebi ve ana para hareketlerinin rezervler üstündeki tesirinin devam ettiğini gösterdi.
CARİ DENGE KIRILGAN
Cari işlemler hesabının alt kalemleri ise enerji ve altın ithalatının dış denge üstündeki ağırlığını bir kez daha gösterdi. Altın ve enerji hariç cari işlemler dengesi mayısta 3,63 milyar dolar fazla verdi. Bu görünüm, Türkiye’nin enerji ve kıymetli maden ithalatı dışarıda bırakıldığında döviz kazandırıcı faaliyetlerde fazla üretebildiğini sadece enerji ihtiyacı sebebiyle cari açık vermeye devam ettiğini ortaya koydu. Cari dengede kırılganlık sürerken iç piyasadan gelen veriler, tüketim ile üretim zinciri arasındaki ayrışmayı belirginleştirdi.
ARTIŞ TABLOLARI NELER?
Öte taraftan ticaretin alt sektörlerinde birbirinden oldukça değişik bir görünüm oluştu. Toptan tecim satış hacmi senelik bazda yüzde 7,8 gerilerken, perakende tecim satışları yüzde 13,7 terfi etti. Motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin tecim ve onarımı alanında da senelik artış kaydedildi. Aylık verilerde perakende satış hacmi yüzde 2,4, motorlu kara taşıtları ve motosiklet ticareti yüzde 2,9 arttı. Buna karşılık toptan tecim satış hacmi bundan önceki aya bakılırsa yüzde 0,6 geriledi. Verilere bakılırsa şirket ciroları yavaşlamaya işaret ediyor. Endüstri, inşaat, tecim ve hizmet sektörlerini kapsayan toplam ciro endeksi mayıs ayında senelik bazda yüzde 32,9 arttı. Nominal olarak yüksek görünen bu artış, aynı dönemdeki enflasyon dikkate alındığında büyük seviyede fiyat yükselişlerinden kaynaklandı.
REZERVLERDE BÜYÜK ARTIŞ
Türk ekonomisinin dış şoklara karşı en mühim müdafa alanlarından birini Merkez Bankasının döviz rezervleri oluşturuyor. Swap hariç net rezervler Mart 2024 sonunda eksi 65,5 milyar dolar seviyesindeyken, izleyen dönemde uygulanan sıkı para politikası, Türk lirasına yönelik talep ve döviz girişleriyle hızla toparlandı. Rezervler 8 Mayıs’ta 39,2 milyar dolara çıktı, sadece 29 Mayıs’ta 26,6 milyar dolara indi. TCMB’nin 10 Temmuz tarihindeki sunumuna bakılırsa swap hariç net rezervler 3 Temmuz 2026 itibarıyla ortalama 40 milyar dolar, brüt rezervler ise 171 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Rezervlerde Mart 2024’e bakılırsa sağlanan büyük artış, Merkez Bankasının döviz piyasasındaki hareketlere karşı kapasitesini güçlendirdi.
JPMORGAN’A GÖRE 51.4
Küresel yatırım bankası JPMorgan ise Orta Doğu’daki harp ve enerji fiyatlarındaki yükselişin peşinden Türkiye ekonomisine ilişkin tahminlerini güncelledi. Banka, 2026 yılı gelişme tahminini yüzde 3 olarak deklare etti. JPMorgan yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 29’a, TCMB siyaset faizi tahminini yüzde 35’e çıkardı. Dolar/TL kurunun yıl sonunda 51,4 seviyesine ulaşacağını öngören banka, 2026 yılı cari açığının 48 milyar dolara çıkarak ulusal gelirin ortalama yüzde 2,8’ine ulaşmasını bekliyor.
Cari açığın beklentiyi aşması, petrol fiyatlarının tekrardan yükselmesi ve Fed’in faiz artışını gündemine alması, döviz rezervlerinin önemini daha da artırıyor.
ENERJİ ŞOKU BELİRLEYİCİ
Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran ise son tabloyu yorumlarken, “Türkiye ekonomisinde önümüzdeki devrin temel dengesi, içeride devam eden sıkı para politikası ile dışarıdan gelen enerji şokunun karşı karşıya gelmesiyle oluşacak. Perakende tüketimin kuvvetli kalması enflasyonun düşüş hızını sınırlarken, toptan tecim ve gerçek cirolardaki yavaşlama gelişme üstündeki baskıyı artırıyor” diyor.
Kaynak: Web Hususi
