İsrail’de hükümetin uyguladığı kanunsuz yerleşim politikaları hem Suriye’nin güneyindeki Golan Tepeleri hem de işgal altındaki Filistin topraklarında eş zamanlı olarak genişletiliyor. İsrail İletişim Bakanı Shlomo Karhi’nin Suriye’de, Tel-Aviv yanlısı yerleşim oluşturmayı korumak için çaba sarfeden “Başan’ın Öncüleri” adlı grupla görüşmesi ve aynı dönemde Hindistan’dan getirilen Bnei Menashe topluluğunun Gazze’ye yerleştirilmesine yönelik “Şafak Kanatları Operasyonu”nun başlatılması, Tel Aviv yönetiminin işgalci politikasını derinleştirdiğini ortaya koydu. Walla, Haaretz, BBC ve The Times of India benzer biçimde internasyonal ve İsrail merkezli gösterim organlarının aktardığına bakılırsa, söz mevzusu adımlar Golan’da nüfusu artırma planları ile Gazze ve Batı Şeria’daki demografik yapıyı değiştirmeye yönelik kamuoyuna kapalı projelerin beraber yürütüldüğünü gösteriyor.
İsrail işgali, Golan Tepeleri’nde 334 milyon dolar bütçeli planla Suriye’nin içine doğru genişletiliyor. Katzrin’in kent statüsüne yükseltilmesi hedefleniyor. (Reuters)
SURİYE’Yİ İŞGAL PLANI
İsrail basınında yer edinen haberlere bakılırsa “Başan’ın Öncüleri” hareketi, adını cenup Suriye’deki tarihsel Başan bölgesinden alıyor ve bu bölgenin, dini referanslarla İsrail’e ilişik olduğu iddiasını öne sürüyor. Kasım 2025 ve Şubat 2026’da da benzer sınır ihlallerine karıştığı belirtilen grup, bilhassa Kuneytra ve Hauran hattında yerleşim kurulması için etkinlik yürütüyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) analizlerinde, Kuneytra çevresinde ara sıra silahlı grupların hareketliliği ve İsrail’in hava operasyonlarının bölgedeki güvenlik yapısını zayıflattığına dikkat çekildi. Aynı kaynaklar, bölgedeki mahalli nüfusun bu tür girişimlere karşı tepkili bulunduğunu da aktarıyor.
ÖRTÜLÜ 334 MİLYON DOLAR
İsrail hükümeti Nisan 2026’da Golan Tepeleri’ndeki yerleşimleri genişletmek amacıyla 1 milyar şekel (ortalama 334 milyon dolar) bütçeli 2026–2030 planını da onayladı. Plan kapsamında Katzrin yerleşiminin kent statüsüne çıkarılması ve nüfusun artırılması hedefleniyor. İsrail İletişim Bakanı Shlomo Karhi’nin daha ilkin “Kudüs’ün kapıları Şam’a ulaşacak” şeklindeki açıklamaları, bu genişleme politikalarının siyasal söylem düzeyinde de dile getirildiğini gösteriyor. Birleşmiş Milletler (BM) raporları ve Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü’nün (UNDOF) gözlemlerine bakılırsa Golan Tepeleri’nin işgal altındaki statüsü internasyonal hukuk açısından tanınmazken, bölgedeki yerleşim faaliyetleri internasyonal hukukun açık ihlali olarak değerlendiriliyor.
Tel-Aviv’in “Şafak Kanatları Operasyonu” kapsamında Hindistan’dan getirilen Bnei Menashe grubunun Gazze’ye yerleştirilmesi planı demografik müdahale tartışmalarını büyütüyor. (IMFA)
YERLEŞİMCİ DEĞİL TERÖRİST
Internasyonal çözümleme kuruluşları değerlendirmelerine bakılırsa İsrail’de etkinlik gösteren fazlaca sayıda yerleşimci grup uzun süredir Batı Şeria ve Golan Tepeleri’nde genişleme politikalarını destekliyor. “Gush Emunim” hareketi 1970’li yıllardan itibaren işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşimlerin ideolojik temelini oluştururken, “Hilltop Youth” olarak malum köktencilik yerleşimci grupların Batı Şeria’da Filistinli sivillere yönelik şiddetli rahatsızlık ve saldırılarla konuşulduğu Human Rights Watch raporlarında yer ediniyor. Söz mevzusu gruplar her ay fazlaca sayıda Filistinlinin yaşamını kaybetmesine neden olan yerleşim yeri baskınlarıyla da küresel ölçekte tepki çekiyorlar. Bu grupların bazı üyelerinin kundaklama, arazi gasbı ve silahlı saldırılarla ilişkilendirildiği, İsrail iç güvenlik raporlarında da kayıt altına alınmış durumda.
HİNDİSTAN’DAN İŞGALCİ GETİRİYORLAR
Öte taraftan İsrail hükümetinin, Hindistan’ın kuzeydoğusundan gelen “Bnei Menashe” topluluğunu Filistin topraklarına yerleştirme planı da internasyonal basına yansıdı. BBC ve The Times of India’nın analizlerine bakılırsa “Şafak Kanatları Operasyonu” kapsamında Nisan 2026’da ilk etapta 240–250 kişilik bir grup İsrail’e getirildi. Plan doğrultusunda 2026 sonuna kadar her yıl ortalama 1.200 kişinin, 2030’a kadar ise toplamda 6.000 kişiye yakın nüfusun bölgeye yerleştirilmesi hedefleniyor. Bnei Menashe topluluğunun İsrail vatandaşlığı alabilmesi için dini dönüşüm sürecine doğal olarak tutulduğu belirtilirken, bu grubun yerleştirileceği bölgelerin büyük bölümünün işgal altındaki Gazze topraklarında yer almış olduğu internasyonal raporlarda ifade edildi. İsrail’de hükümetin yerleşim politikaları ve sınır ötesi girişimlerine ilişkin gelişmeler, internasyonal basın ve insan hakları kurumlarının raporlarında yakından takip edilmeye devam ediyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
