Denizli’nin mühim kültürel miraslarından Laodikeia Antik Kenti’nde sürdürülen kazı ve restorasyon emek harcamaları, antik devrin sanatla alakalı ve kültürel birikimini günümüze taşımaya devam ediyor. Kentte bilhassa Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen emekler, yeni buluntularla arkeoloji yaşamına mühim veriler sunuyor. Kültür ve Gezim Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, antik kentte yürütülen çalışmalara ilişkin toplumsal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımda, Batı Tiyatrosu’nda ortaya çıkarılan yeni buluntuyu duyurdu.
Bakan Ersoy, toplumsal medya hesabında yapmış olduğu paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Laodikeia’da mühim bir keşfe daha imza attık. Antik kentte yeni bir buluntu daha gün yüzüne çıktı. Laodikeia Batı Tiyatrosu’nda yürüttüğümüz emekler, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor. Sahne binasında, ortalama 2 metre uzunluğunda, beyaz mermerden yapılmış Athena heykelini gün ışığına çıkardık. Homeros destanlarına sahne olan bu yapı, antik dönemde kültürel anlatımın da merkezi bulunduğunu ortaya koyarken Augustus Periyodu klasik üslubunu yansıtan yapıt, yüksek sanatla alakalı niteliğiyle dikkat çekiyor. Geleceğe Miras vizyonumuzla, bu benzeri olmayan mirası koruyarak geleceğe taşımaya devam ediyoruz.”
Athena Heykeli molozlar içinde bulunmuş oldu
Laodikeia Batı Tiyatrosu Sahne Binası’nda yürütülen kazı ve restorasyon emek harcamaları kapsamında, postskene olarak adlandırılan sahne binasının dış duvarında, moloz dolgu içinde yüzüstü şekilde bırakılmış Athena heykeline ulaşıldı. Ortalama 2 metre uzunluğundaki heykelin baş kısmı hemen hemen tespit edilemezken beyaz mermerden yapılmış olması dikkat çekti.
Sahne binası Homeros destanlarını özetleyen heykellerle donatıldı
Milattan ilkin 2’nci yüzyıla tarihlenen Batı Tiyatrosu sahne binasında, üç kattan oluşan mimari seviye içinde her katta 16 sütun yer ediniyor. Bu sütunlar arasına tanrı ve tanrıçaların yanı sıra yöneticilere ve Homeros destanlarına ilişkin sahneleri betimleyen heykeller yerleştirildi.
Odysseus’un İthaka’ya dönüş yolculuğunda karşılaşmış olduğu Laistrigonlar Ülkesi, dev Polyphemos’un mağarası ve deniz canavarı Skylla şeklinde sahneleri içeren heykel grupları, yapının yalnızca tiyatral gösteriler için değil bununla beraber kültürel anlatımın aktarımı için de kullanıldığını ortaya koydu. 2024-2025 yıllarında yürütülen çalışmalarda bu anlatımlara ilişkin fazlaca sayıda heykel gün yüzüne çıkarıldı.
Ünik tipoloji ve yüksek sanatla alakalı işçilik
Yuvarlak kural üstünde ayakta betimlenen Athena heykelinde, ince dokumalı kolsuz peplos kıyafet, uzunluğunda hylamis (pelerin) ve göğüste Medusa başı ile yılanların yer almış olduğu aegis bilgileri dikkat çekiyor. Heykelin elbise kıvrımları ve kumaşın organik işlenişi, yüksek sanatla alakalı kaliteyi ortaya koyarken boynunda pelerin bulunan tipolojinin ünik olması eserin önemini artırıyor. Heykelin, sütunlar arasına yerleştirilmiş olması sebebiyle arka yüzünün kaba bırakıldığı tespit edilirken eserin usta bir heykeltıraşın elinden çıkmış olduğu değerlendiriliyor.
Augustus süreci klasik üslubunu yansıtıyor
Sanatla alakalı yoldam açısından değerlendirildiğinde Athena heykelinin, İmparator Augustus Periyodu’ne (MÖ 27 – MS 14) ilişik birinci klasik üslubu yansıttığı belirtiliyor. Antik Dönem’de mühim bir dokuma merkezi olan Laodikeia’da Athena’nın savaşçı kimliğinden ziyade dokuma yönünün ön plana çıkmış olduğu, tanrıça adına festivaller düzenlendiğinin yazıtlarla belgelendiği ifade ediliyor. Ek olarak, Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen restorasyon çalışmalarının 2026 yılı başından itibaren kesintisiz şekilde sürdürüldüğü belirtiliyor.
