Hususi, “Bugün de Anayasa’nın amir hükmü gereğince bir ara seçim yapılmasının zorunluluğu mevzusunda hem fikiriz. Doğal burada esas aynı fikir olduğumuz; ara seçim gündeminin bir anayasal zorunluluk olduğu. Sadece temel sorun, Türkiye’nin bir an ilkin erken seçime gitmesi. Artık Türkiye’yi yönetemeyen ve Türkiye’yi her geçen gün birazcık daha yoksul, gençlerini birazcık daha umutsuz kılan ve Türkiye’de yaşayan kimsenin memnun olmadığı bu yönetimin bir an ilkin değişmesi için bir erken seçim olması gerektiği ortada. Erken seçim talebi elbet ara seçim talebini ortadan kaldırır. Sadece iktidarın erken seçim yapmak için bir zorunluluğu, daha doğrusu bir anayasal zorunluluğu olmadığı için onlar bir erken seçim sonucu alana kadar anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi halletmeye devam edeceğiz” dedi.
‘KAÇMANIN BEDELİ ÇOK AĞIR OLUR’
Özgür Hususi, 2023 senesinde AK Parti’nin ara seçimin zaruri olduğu bölgelerde açık farkla birinci parti bulunduğunu belirterek, “Bugün buralarda seçime gitmekten çekinen; milletin gönlünden düşmüş bulunduğunu, bakış açısından düşmüş bulunduğunu ve elindeki anketlerde de artık bu kuvvetli olduğu seçim bölgelerinde dahi seçime girecek cesaretinin olmadığını milletimiz görüyor. Şu kadarını izah edelim; sandıktan kaçmak, milletten kaçmaktır. Demokrasilerde, milletten kaçmanın bedeli fazlaca ağır olur. Millet, çağırdığı bir sandığı, Anayasa’da yazdığı halde, kendisinden kaçıran ile ilk bulmuş olduğu sandıkta en şiddetli şekilde hesaplaşır. Bunun bedelini de en ağır şekilde ödetir. Bu yüzden bir an ilkin, bu ara seçimin yapılıp, milletin sesinin duyulması gerekir” diye konuştu.
‘DEVLETİN BÜTÜN İMKANLARINI KULLANIYORDU’
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Hususi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında verilen soruşturma iznine ilişkin şöyleki konuştu: “2023 seçimlerinin temel tartışması şuydu; Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı talibi olarak her yere devletin kendisine Cumhurbaşkanı olarak tahsis etmiş olduğu araçla gidiyordu. Seçim yasaklarının daha önceki parlamenter sistemde uygulanmış olduğu, efendim işte seçimlere belli bir süre kala resmi açılış töreni yapmama, gittiğinde kendisine valilerin eşlik etmemesi benzer biçimde demokrasinin gereği olan hiçbir kurala uymaksızın devletin tüm imkanlarını kullanıyor, devletin tüm protokollerini kullanıyor, açılışları yapıyor ve ‘Ben Cumhurbaşkanıyım’ diyordu. Aslen o anda Cumhurbaşkanı talibi olarak mitinglere gidiyordu fakat bu tarz şeyleri yapıyordu. Bu konudaki tüm uyarılara karşın duyarlılık göstermemiş olanların, Karabük mitingine giderken Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bir aracının kullanılıp kullanılmadığı mevzusundaki hassasiyetleri hakkaten takdireşayan. Fakat mevzunun öteki detaylarını öğrendiğimde, içeriye yönelik nedir, ne değildir mevzusunda bir değerlendirme daha yaparım.”
‘KURTULMUŞ’TAN GELECEK HAFTA İÇİN BİR RANDEVU TELEBİMİZ VAR’
Özgür Hususi, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile ara seçime ilişkin görüşeceğini aktararak, “Benim kendi takvimimde aslen bugün Sayın Numan Kurtulmuş’tan bir buluşma talep etmek vardı. Kendisi de buna pozitif baktığını aslına bakarsan ifade etmişti. Sadece hem dün meydana gelen cenazeden bugüne kalan görüşmeler ek olarak Ankara İl Başkanımız Sayın Umut Erkol’a İzmir’de meydana getirilen tutuklama üstüne tüm il başkanlarımızı Ankara’ya çağrı etmiştik. Şu an buradalar, grup toplantımızdan sonrasında da muhteşem il başkanları toplantımızı yapacağız. Yarın da Barselona’daki toplantı için akşam saatlerinde Türkiye’den ayrılacağız ve dünyadaki tüm siyasal akrabalarımızla Barselona’da bir araya geleceğimiz fazlaca mühim bir toplantı var. O yüzden Sayın Numan Kurtulmuş’tan gelecek hafta içi için bir buluşma talebimiz var” dedi.
‘ERKEN SEÇİM KAÇINILMAZ BİR SÜREÇ’
Mutluluk Partisi Genel Başkanı Arıkan da seçim tartışmalarına ilişkin, “Hiçbir karşıcılık partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz. Her seçime hazırlıklı bir siyasal hareketiz. Sorunların çözümü ile ilgili palyatif çözümlerden ziyade kökten çözümlere gereksinim var. Erken seçim, Türkiye için kaçınılmaz bir süreç. Tüm sorunların çözümü için bütüncül yaklaşım ortaya konulmalı. Bugünkü bütüncül yaklaşımın adı erken seçim olmalı” diye konuştu.
‘BAHÇELİ’NİN BÖYLE BİR SORUMLULUĞU VAR’
Mahmut Arıkan ek olarak “Külliye’deki gündem ile Anadolu’daki gündem içinde uzaktan yakından ilgi olmadığını görmelerini tavsiye ediyorum. Inanırım o gündemi görecek olsalar, insanların feryadını duyacak olsalar ne Sayın Kurtulmuş bu taleplerle ilgili kapıları kapatacaktır ne de iktidar erken seçim yapmama direncini sürdürebilecektir. 2002’deki erken seçim koşullarının fazlası bugün mevcut. O dönem MHP lideri Bahçeli, münferit kararıyla erken seçimi duyuru etmiş, sonrasında öteki koalisyon ortakları devam etmiştir. Bugün de Bahçeli’nin bu şekilde bir sorumluluğu var” açıklamasında bulunmuş oldu.
