“Müzakerelerden önceki durum bu olmalıdır. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de mevcut görüşme sisteminin çözüm üretmediğinin farkındadır” dedi.
Erhürman, onlarca senedir devam eden Kıbrıs sorunuyla ilgili BM şefiyle görüşmek suretiyle geçtiğimiz günlerde New York’taydı.
Kıbrıs, BM’nin kapsamlı bir çözüme ulaşmak için gösterdiği bir takım diplomatik çabaya karşın, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler içinde on senelerdir devam eden bir anlaşmazlığın ortasında kaldı. Kıbrıs Rum tarafı internasyonal toplumun büyük çoğunluğu tarafınca siyasal bir varlık olarak tanınırken, Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Türkiye’nin desteğiyle tanınmaya çalışıyor.
Erhürman, Birleşmiş Milletler’e müzakereler için 4 maddelik bir metodoloji sunduklarını söylemiş oldu.
Kıbrıslı Türk önder, milletinin adada güvenlikten enerjiye, deniz yetki alanından hidrokarbonlara ve internasyonal tecim yollarına kadar yasal olarak ortak ve eşit egemenlik haklarına haiz bulunduğunu sadece bu hakların şu ana kadar kullanılamadığını söylemiş oldu. Kıbrıs Rum yönetimini, İsrail, ABD, Fransa ve Hindistan ile güvenlik, enerji ve hidrokarbon anlaşmaları imzalarken adadaki Kıbrıslı Türklerin varlığını görmezden gelmekle suçladı. Avrupa Birliği’nin (Yunanistan, Kıbrıs Rum tarafı ve İsrail arasındaki elektrik bağlantısı için) Büyük Deniz Enterkonneksiyonunu finanse ettiğini, sadece Kıbrıslı Rumların bile bu projeyi ekonomik açıdan uygulanabilir bulmadığını kaydetti.
“Buna karşın AB, Kıbrıslı Türkleri ve Türkiye’yi dışlamaya çalışmasına karşın Kıbrıs’ta çözüm için çalıştığını iddia ediyor” diye yakındı.
Erhürman, adanın stratejik öneme ve zenginliğe haiz bulunduğunu, Kıbrıs Türklerinin adanın tamamında eşit ortak olarak görülmesi icap ettiğini belirtti. Türkiye’nin garantör devlet olarak tanınması icap ettiğini de altını çizdi.
“Bölgesel gelişmeler gösteriyor ki, başkalarıyla savaşacak kadar kuvvetli olmadığınızda ağabeylerinizi çağırıyorsunuz. Kıbrıslı Rumların yapmış olduğu da budur. Kardeşlerini çağırmak istiyorlar fakat hepimiz biliyor ki, bu kardeşler ulaştıktan sonra onları kovmak zor.” Erhürman, Kıbrıslı Rumların anlaşmalarının tüm talibi riske attığını söylemiş oldu. “Fakat yetkiyi paylaşmasak da bu riski paylaşmak zorunda kalıyoruz” diye yakınma etti.
Cumhurbaşkanı, Kıbrıslı Rumlarla müzakerelere sıfırdan adım atmak istemediklerini söylemiş oldu. “Bir vakit çerçevesi olmalı. Zamanımızı görüşme masasında israf etmeye niyetimiz yok” dedi. “Müzakerelerden kaçınırlarsa statükoya geri dönmeyeceğiz.”
Direkt ticarete ve (KKTC’ye) uçuşlara izin verilmemiş bir statükoya geri dönmeyeceğiz” diye konuştu.
