Cho, AA muhabirine yapmış olduğu açıklamada, Cenup Kore ve Türkiye’nin kuvvetli müdafa sanayisine haiz oldukları alanlarda internasyonal duruşlarını istikrarlı bir halde güçlendirdiklerini ve başta Altay ana muharebe tankı projesi olmak suretiyle çeşitli projelerle karşılıklı yarara dayalı iş birliğini sürdürdüklerini söylemiş oldu.
“Karşılıklı yarar elde eden bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşmasını umuyoruz” diyen Cho, bunun yalnızca iki ülkenin müdafa sanayii kapasitelerini güçlendirmekle kalmayıp, “bölgesel ve küresel sulh ve güvenliğin güçlendirilmesine” de mühim katkılar sağlayacağını altını çizdi.
Cenup Koreli ve Türk liderlerin görüşmede, iki ülkenin müdafa sanayinde küresel anlamda kuvvetli bir konum elde etme hedefine kararlılıkla ilerlediğini vurguladıklarını hatırlatan Cho, ortak üretim, teknolojik iş birliği ve eğitimde değişiklik programları da dahil olmak suretiyle çeşitli alanlarda işbirliğinin karşılıklı güvene dayalı olarak sürdürülmesi mevzusunda mutabakata vardıklarını söylemiş oldu.
Cho, “Türkiye’nin kendi müdafa sanayii kapasitesini güçlendirmeye yönelik uzun süredir devam eden ve emin çalışmalarını yakından takip ediyoruz.” diyen Cho, bilhassa müdafa ihracatının geçen yıl ilk kez 10 milyar doları aşmasının ve “tarihinin en büyük müdafa endüstri fuarı IDEF’e başarıyla ev sahipliği yapmasının bu alanda kayda kıymet ilerlemenin somut göstergesi olarak değerlendirildiğini” kaydetti.
Cho, Cenup Kore hükümetinin ABD ile Çin arasındaki rekabet ortamında salt dengeleme politikası seyretmek yerine ulusal çıkarları bütünsel, organik ve oldukça boyutlu bir perspektiften değerlendirmeye dayalı pragmatik bir yaklaşım benimsediğini altını çizdi.
Çin ile eşit şartlarda iş birliğine dayalı yeni gelişme dinamikleri geliştirirken bununla birlikte kendi endüstriyel rekabet güçlerini de güçlendirmeyi hedeflediklerini kaydeden Seul, ABD ile ileri teknoloji alanlarında iş birliğini geliştirerek ve sanayilerinin rekabet enerjisini artırarak ekonomisini yükseltmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Cenup Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un geçtiğimiz günlerde hem Çin’i hem de Japonya’yı ziyaret ettiğini hatırlatan Cho, önümüzdeki dönemde de bu ülkelerle kuvvetli ve olgun iş birliğini kararlılıkla sürdürmeyi hedeflediklerini söylemiş oldu.
Derin itimat, dostluk
He underlined that Türkiye is a brother country that fought to defend South Korea’s freedom and democracy by sending nearly 20,000 soldiers during the Korean War, noting that the memory of this sacrifice and solidarity still forms “the foundation of deep trust and friendship between the two countries.”
Bakan, bu zamanı miras üstüne inşa edilen ilişkiler çerçevesinde siyasal, ekonomik ve kültürel başta olmak suretiyle birçok alanda iş birliğinin istikrarlı bir halde geliştirildiğini açıkladı.
Cho, Lee’nin geçen yıl 13 yıl aradan sonrasında ilk kez gerçekleştirdiği resmi Türkiye ziyaretinin, stratejik ortaklığın daha da ilerletilmesi yönündeki ortak iradeyi teyit eden son aşama mühim bir fırsat bulunduğunu vurgulayarak, ziyaretin bununla birlikte iki ülke içinde üst düzey temas ve diyaloğun artırılmasına yönelik bir anlaşmayla sonuçlandığını söylemiş oldu.
Artan tecim hacmi
Ekonomik alanda, 2013 senesinde yürürlüğe giren Cenup Kore-Türkiye Özgür Tecim Anlaşması’na (STA) dayanarak iki ülkenin tecim hacmini istikrarlı bir halde artırarak 2023’te 10,4 milyar dolar şeklinde üstün dereceli bir seviyeye ulaştığını kaydetti.
Cho, “Taraflar, bugüne dek biriken ortaklaşa iş deneyimine dayanarak, iş birliğini mevcut alanların ötesinde müdafa endüstri, nükleer enerji, biyoteknoloji, yenilenebilir enerji ve suni zeka şeklinde geleceğin stratejik sektörlerine genişletmeyi hedefliyor.” dedi.
Önümüzdeki dönemde iki ülkenin politika, iktisat, cemiyet ve kültür alanlarındaki stratejik ortaklıklarını istikrarlı bir halde derinleştirmeye devam edeceğini, “bölgesel ve küresel istikrara katkıda bulunan somut iş birliğini daha da güçlendireceklerini” ekledi.
Şimal Kore ile diyalog
Şimal ve Cenup Kore arasındaki iletişimin uzun süredir kesintiye uğradığını kaydeden Cho, ülkesinin Şimal Kore ile diyalog yayınlarını tekrardan açmak için oldukça boyutlu ve emin çabalar gösterdiğini söylemiş oldu.
Şimal Kore’den şu ana kadar pozitif bir cevap gelmemesine karşın hükümetin, gerilimleri azaltmak, karşılıklı itimatı tekrardan inşa etmek ve Kore Yarımadası’nda diyaloğu açık tutmak için uzun vadeli bir yaklaşımın lüzumlu olduğuna inandığını söylemiş oldu. Dışişleri Bakanı, Seul’ün, Türkiye şeklinde Kore Yarımadası’nda barışı, bir arada yaşamayı ve kalkınmayı destekleyen ülkelerle yakın ortaklaşa iş de dahil olmak suretiyle emin diplomatik çabalarını sürdüreceğini de sözlerine ekledi.
Türkiye’nin arabuluculuk görevi
Cho, “Gazze’de ateşkes sağlanmasını memnuniyetle karşıladığımızı ve Türkiye’nin arabuluculuk çabalarını takdir ettiğimizi ifade ettik.” diyen Cho, Cenup Kore’nin Gazze’deki gelişmelere ilişkin net bir duruş sergilediğini kaydetti.
He also expressed hope that the cease-fire becomes permanent and that the humanitarian situation improves, and noted that South Korea expects the Gaza Peace Plan to be implemented without delay and in full.
Cho, ülkesinin Gazze’deki olaylardan etkilenen sivillere insani yardım sağladığını ve Orta Doğu’da barışın tesis edilmesine yönelik internasyonal çabalara etken olarak katkıda bulunmaya devam edeceğini söylemiş oldu.
Filistin devletinin tanınması mevzusunda Cho, Cenup Kore hükümetinin devamlı olarak iki devletli çözümü desteklediğini ve bu konudaki internasyonal tartışmalara etken olarak katıldığını söylemiş oldu. Önümüzdeki dönemde iki devletli çözümün hayata geçirilmesine daha etken katkı sağlamayı planladıklarını sözlerine ekledi.
Bakan ek olarak, Ukrayna’nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına saygı gösterilmesi gerektiği yönündeki tutumlarını istikrarlı bir halde sürdürdüklerini, internasyonal toplumun savaşın sona ermesi ve kalıcı barışın tesisi yönündeki çabalarına büyük ehemmiyet verdiklerini altını çizdi.
Türkiye stratejik yol ayrımında
Cho, Türkiye’nin Avrupa ile Orta Doğu’yu birbirine bağlayan stratejik bir kavşakta bulunduğunu belirterek, küresel tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve bölgesel üretim merkezleri kurulması açısından Ankara’nın stratejik değerinin giderek ön plana çıktığını kaydetti.
Bu bağlamda Türkiye’nin, Koreli şirketlerin üretim yatırımları ve üçüncü ülkelere açılımları açısından mühim bir merkez niteliğine haiz bulunduğunun değerlendirildiğini altını çizdi.
Çeşitli sektörlerde etkinlik gösteren 200’ün üstünde Koreli firmanın Türkiye’ye yatırım yaptığını hatırlatan Cho, Koreli şirketlerin Türkiye’deki yatırımlarının ve ticari faaliyetlerinin daha da artırılması için hükümetin lüzumlu siyaset ve kurumsal desteği sağlamaya devam edeceğini, böylece iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin daha da geliştirilmesine katkıda bulunacağını söylemiş oldu.
Bakan, Türkiye’de Kore kültürüne ilginin arttığını, Cenup Kore’de ise Türk mutfağı, kültürü ve sanatına ilginin giderek arttığını kaydetti.
İki ülkenin varlıklı gezim kaynakları ve kültürel çekiciliğine bağlı olarak karşılıklı gezgin sayısının artmaya devam ettiğine dikkat çekti.
Cho, 2027’de diplomatik ilişkilerin 70. yıl dönümü öncesinde, Cenup Kore’nin, karşılıklı anlayışı daha derinleştirmek ve karşılıklı saygı ve güvene dayalı sürdürülebilir bir ilişki oluşturmak amacıyla gençlik değişiklik programlarını genişleterek, turizmi artırarak ve eğitim ve kültür kurumları arasındaki iş birliğini güçlendirerek Türkiye ile halklar arası bağları daha da derinleştirmeyi hedeflediğini söylemiş oldu.
